Barbaros Çölde Giden Top Arabalarına Bile Yelken Takardı

0

Küçük bir gemi reisliğinden Osmanlı kaptan-ı deryalığına kadar yükselen, 16. asırda din ve devlet yolunda Akdeniz ve çevresinde yaptığı şanlı fetihlerle Barbaros Hayreddin Paşa adını tarihe altın harflerle yazdırır.

Türk ve dünya tarihinin kaydettiği en büyük amirallerden biri olan Hayreddin Paşa’nın asıl ismi Hızır olduğu halde, Barbaros ve Hayreddin lakaplarıyla bilinir. Batılılar, havuç rengine çalan kırmızı sakalından dolayı ağabeyi Baba Oruç’a verdikleri Barbarossa adını Hızır için de kullandıklarından Barbaros diye meşhur oldu. Hayreddin lakabını ise kendisine Yavuz Sultan Selim Han verdi.

Kabiliyet ve zeka, irade ve maharet ile müthiş bir kaptan, mahir ve cesur bir fatih olan Barbaros Hayreddin Paşa, Haçlı donanmasını Preveze’de mağlup ederek kazandığı zaferlerle, Hıristiyan Avrupa’nın hayranlığını, Türk-İslam âleminin minnettarlığını, Kanuni Sultan Süleyman’ın da teveccühünü kazandı. O kadar ki Muhteşem Süleyman, Akdeniz’de efsanevi bir nâm kazanan Barbaros’a hayatının bütün safhalarını anlatan bir eser yazmasını bile emretti. O da Seyyid Murâdî’ye Gazavât-ı Hayreddîn Paşa isimli eseri yazdırdı. Böylece, bu müstesna kişinin deniz ve kara zaferlerini kazanmasında ve kazandığı toprakların idaresinde gösterdiği kabiliyet ve tatbik ettiği usul, cihan tarihinin sahifelerine Osmanlı dehasının eseri olarak girdi. Akdeniz’deki şanlı fetihlerinin anlatıldığı bir bölümde sadece gemilere değil, top arabalarına bile yelken takan Barbaros’un zeka ve maharetini gösteren dikkat çekici hadise şu şekilde anlatılır:

“Tunus beyi boş durmuyor, sahralardan asker toplayıp şeyhlerle birlikte ilkbahar mevsiminde Kayrevan üstüne varmayı ve orada toplananlarla beraber Tunus’a girmeyi planlıyordu. Tunus şeyhlerinin bir âdeti vardı. O da, ilkbahar olduğunda Kayrevan sahrasına çıkıp, orada toplanıp kendi aralarında meşveret ederler, sonra dağılırlardı. Henüz toplantı olmazdan evvel Hayreddin Paşa şeyhlere haber gönderip: “Kim bana ve padişaha tâbi ise, bu yıl Tunus beyi ile birlikte Kayrevan sahrasına çıkmasın ve onların toplantısına katılmasın. Her kim tâbi değilse, dilediğini yapsın. Ancak sözümüzü dinlemeyip de onlarla birlik olanlar, silahlarını da getirsinler ve cenge hazır olsunlar!” dedi.

“Buna rağmen baharla birlikte şeyhler, adamlarıyla birlikte Kayrevan’a akın akın gelmeye başlarlar. Henüz Tunus beyi ve kendisine tâbi olanların bir kısmı sahraya ulaştığı, bir kısmı da ulaşmak üzere olduğu bir anda, Hayreddin Paşa Tunus’tan 10 bin adamını, 30 top arabasını ve toplarını yola çıkardı. Akdeniz’de gider gibi her bir arabanın üzerine direkler dikip, serenler çatarak yelkenler yapmıştı ki, rüzgâr estikçe açarlardı. Bu şekilde arabaları çeken atlara çölde kolaylık olurdu. Bunları geçerken gören çevre halkı da hayranlık ve şaşkınlıkla onları seyrederdi.

“Bu şekilde sahrada giderlerken Kayrevan’a giden Tunus beyi ile karşılaştılar. Mücahidler hemen topları ateşleyip savaşa girişince, Arap askerleri ve Tunus beyi kaçmaya başladı. Kendisiyle gelen şeyhler de onun peşini bırakıp her biri memleketine gitti ve hatalarının affını dileyerek emân talep ettiler. Hayreddin Paşa da onları bağışlayarak emân verdi. Gördükleri bu lütuf ve kerem karşısında mahcup olarak bizzat gelip itaatlerini arz ederek, kendisine tâbi olduklarını ifade ettiler.”

Bunun neticesidir ki, her işinde hayırlı muvaffakiyetler elde ederek Osmanlı Devleti’ne denizlerde hâkimiyetin zirvesini yaşattı. O, bir deniz kumandanı, Cezayir sultanı, Osmanlı’nın Cezayir beylerbeyi ve kaptan-ı derya olmasının ötesinde, yerine göre gayet yumuşak tabiatlı, halim, selim, müşfik ve mütevazi olan âciz bir kul; yerine göre de kılıcından şimşekler çakan, sesi semada yankılanan, karşısında düşmanları tir tir titreten bir heybet âbidesiydi. Denizcilik ve haritacılık ilmine çok iyi vâkıf olduğu gibi Rumca, Arapça, İspanyolca, Fransızca ve İtalyanca gibi Akdeniz dillerini de çok iyi bilirdi. 1546’da vefat edince sağlığında Beşiktaş’ta yaptırdığı medresenin yanındaki türbesine defnedildi. Vefâtına “Mâte reîsü’l-bahr (953/1546)” (Denizin reisi vefat etti) sözü tarih düşüldü.

(Toplam 83 kez okundu. Bugün: 1)
PAYLAŞ:

Fikrinizi Belirtin.