Bir Babanın Evladı İçin Yazdığı Kitap Baharistan

0

 

Hamd ile başlanan iş, bir kuş olur yorulmadan uçar varacağı yere varır. Hamd edilmeyerek başlanan iş, kuş olup uçsa bile kanadı yorulur düşer yerinden kalkamaz olur.” hitabıyla başlıyor Baharistan.

“Çocuklarımız için endişeliyiz; varsa yoksa akıllı telefon, tablet, internet…”Evet, bu tarz şikâyetleri hemen hemen her gün duyuyoruzdur çevremizden. En büyük şikâyetlerden birisi de teknolojiyle eş zamanlı olarak çocuklarımız kitap okumuyor oluyor. Bugün kendi kitap okumazken evlatlarına kitap oku evladım diyen birçok insan var. Ancak Molla Câmî bu konuda çok güzel bir örnek teşkil ediyor bizlere. Evlâdına okuması için bir kitap yazıyor. Baharistan…

Molla Câmî, Baharistan’ı neden kaleme aldığını eserin giriş kısmında bizzat kendisi belirtiyor.

“Oğlum Ziyâeddin Yusuf, Arapça okumaya başladı. Şimdiye kadar duymadığı kavramları öğrenmeye mecbur kaldı. Sıkılacağını anladım. Zihnini dinlendirmek, gönlünü eğlendirmek için ara sıra ona Sa’diŞirâzi’ninGülistân’ından parçalar okutmaya başladım.

Gülistan’dan birkaç satır okununca gönlüme şu düştü: Şeyh Sa’di’ninmübârek nefeslerinden bereketli olan güzel şiirlerini taklit ederek Gülistan üslûbu üzere birkaç yaprak o tarzda bir şeyler şeyler yazayım, okuyanlara eğlence, hâzır olmayanlara da armağan olsun dedim yazıp bitirdim.”

Görülüyor ki Molla Câmî’nin eserini yazma sebebi; oğlu Ziyâeddin Yusuf’un Arapça okuması için kolaylık sağlamak, şimdiye kadar duymadığı ıstılahları öğrenmeye mecbur olduğunu sıkılacağını anladığında zihnini dinlendirmek, öğrenmesini daha şevkli hâle getirmek ve her ilim talebesi için öğrenmeyi keyifli hâle getirmektir.

İmamı Gazali ile başlayan gelenek

Ziyaeddin Yusuf’a ilim öğrenmesi için kitap yazan babası sadece büyük bir âlim olarak kalmıyor; bilinçli bir baba olarak da karşımıza çıkıyor. Buna benzer olarak İmam Gazâlide talebelerinden birinin isteği üzerine Eyyühe’lVeled (Ey Oğul) isimli risâleyi kaleme alıyor.Rivayete göre İmam Gazali’nin talebelerinden biri kendisinden pek çok alanda ilim tahsil etmiş olmakla beraber bu bilgilerden hangisinin âhiret için faydalı olacağını öğrenmek istemiş. Bunun üzerine İmam Gazâli de bu talebesine hitaben “Ey Oğul” diye başlayan bölümlerden oluşan bu risaleyi kaleme almıştır. İmam Gazâli eserinde talebesini çalışmaya, ibadete nefsini arındırmaya teşvik eder. Bu büyüklerden bizim payımıza düşen elbette çok şey olmalı.

Neden Baharistan ismi verildi?

Eser edebiyat mevzuunda nazım ve nesir, karışık olarak yazılıp Hüseyin Baykara’ya ithaf ediliyor.Câmî, eserine Baharistan ismini verirken Gülistan ve Bostan’ı esas alıyor. Ona göre Bahar ülkesi içinde gülü ve bostanı barındırıyor. Bir nevi bahar gelmeden gül ve bostan açılmaz diyerek, ilmi dirayetini kitabın isminde bile hissettiriyor.

Baharistan, Osmanlı döneminden itibaren en çok okunan eserler arasında yer alır. Eser Gülistân’daki gibi sekiz kısma ayrılır.Bahâristân’ın giriş kısmında Molla Câmî, Gülistân’ın sekiz kısmı olmasını cennetin sekiz kapısına benzetmiştir. Kendisi de Bahâristân’ı bu nedenle sekiz kısma ayırmıştır.

Birinci kısım, Evliya sözlerinden; ikinci kısım, âlimlerin sözlerinden; üçüncü kısım pâdişahlara ve devletlere lazım olan adalet ve hoşgörüden; dördüncü kısım, cömertlik ve cömertlerde; beşinci kısım aşk ve âşıklardan; altıncı kısım lâtife (şaka) ve lâtifeleşmeden; yedinci kısım meşhur şâirler ve şiirlerinden; sekizinci ve son kısım ise hayvan hikâyelerinden bahseden hikmetli kıssalardan mürekkeptir.

Kitabın içinde neler var?

Baharistan’a genel itibariyle baktığımızda öğüt veren, insana mânevî değerleri hatırlatan, her yaştan insanlar için, bazı kısımlarıyla özellikle çocuklar için faydalı bilgiler içeren öğretici bir kitaptır. Eserin bütününü değerlendirdiğimizde, tasavvufî bir gelenek barındırdığını söylemek çok doğru olacaktır. İyilik, cömertlik, ahlâk, dürüstlük gibi daha birçok konuda Hazreti Allah’a bağlılığın ne kadar önemli olduğu; Peygamberimiz Hazret-i Muhammed Efendimiz’in(s.a.v), Ashâb-ı Kiram efendilerimizin ve evliyaların, ariflerin bizler için ne kadar önemli olduğunu, onların izinden bir an bile ayrılmamamız gerektiğini tekrar tekrar hatırlatan bir kitap Bahâristân.

538 yıl önce yazılan eser bugün hâla aynı tazeliğiyle bizleri bekliyor. İnsanlık nereye gidiyor sorusunun en büyük muhatabı olan çocuklarımız için, anne baba olarak herkesin gerekli sorumlulukla hareket etmesi kaçınılmaz artık. Çocuklarınızla birlikte oturup Baharistân’ı okumak istemez misiniz?

Molla Câmî Kimdir?

Molla Câmî, 23 Şaban 817’de (7 Kasım 1414) Horasan’ın Câm şehrinin Harcird kasabasında doğdu. Fâtih Sultan Mehmed Han ikidefadeğerli hediyelerle Molla Câmî’ye bir elçi gönderip ondan kelamcı­lar, felsefeciler ve mutasavvıfların görüşlerini karşılaştıran bir eser yazmasını istemiş, bunun üzerine Molla Câmî, ed-Dürretü’1-Fâhire adlı eserini kaleme almış, ancak eser kendisine sunulmak üzere gönderildiğinde Fâtih Sultan Mehmed Han vefat etmiştir. Molla Câmî’nin divanında Fâtih Sultan Mehmed Han’ın fetihlerini anlatan mesnevî tarzında bir şiiri de yer almaktadır. Döneminin en büyük İslâm âlimlerinden kabul edilir MollâCâmî. Kendi adıyla anılan eseri el-Fevâ’idü’z-Ziyâ’iyye, İbnü’lHâcib’in Arapça gramer kitabı el-Kâfiye eserine yazdığı şerhtir ve medreselerde asırlardır okutulmaktadır.

 

(Toplam 175 kez okundu. Bugün: 1)
PAYLAŞ:

Fikrinizi Belirtin.