Çalınan Fotoğraf

0

Harem ile mahremiyet aynı kökten iştikak ettiğine göre Osmanlı sarayının harem bölümünü Müslümanın gözünden anlamak lazım. Eğer siz başka bir gözle bakarsanız, haremi “dışa kapalı bir yapı, duvarlar ardındaki hayat, halkla irtibatı kesik…vs” gibi sakat kavramlarla etiketler, hayallerinizdeki gibi görür, hayal mahsulü senaryolar üretirsiniz.

Harem, en net ve kısa tabirle padişahın aile efradı demektir. Biz Osmanlı’dan bahsediyorsak bir aileden, hanedandan ve bu ailenin hayat tarzından bahsettiğimizi hatırda tutmamız gerekiyor. Zira o devirlerde ailenin “harem” şeklinde telaffuzunu es geçmeyelim. Bir insanın ailesinin mahremiyetini korumak için canı pahasına mücadele edebileceğini, tarihî misallerden hatırlarsınız. Ve yıllardır bütün oklar, bir ailenin en özel ve gizli yeri olan haremini, İslam’ın toplum düzeninin temelinde yer alan mahremiyet üzerinden hedef almıştır. İslam toplumunun en hassas olduğu ve muhafazaya çalıştığı yerden en kuvvetli hayalî senaryolar üretilmiştir. Olmayanı olmuş gibi gösteren ve nifak çıkartmaya çalışan algı operasyonları, harem üzerinden inşa edilmeye çalışılmıştır. Orta Çağ karanlığına gömülü Oryantalist bakışlı ressam, yazar ve seyyahların kafaları da böyle şekillenmiş.

Fotoğraf da mahremdir
Fotoğraf, Osmanlı mülküne ilk defa 1842 Ceride-i Havadis gazetesi ile dâhil oldu. 1855 Kırım Savaşı’nda çekilen fotoğrafla tanıştı, Şehzade Abdülhamit Han. Abdülaziz Han ise 3 birader Abdullah Biraderler ile fotoğrafı geliştirdi. Meşrutiyetten evvel İstanbul’da 5 fotoğrafhane olduğu, Osmanlı’nın sonlarına doğru bu sayının 80’e çıktığı söyleniyor. Bu teşebbüslerin ardında tabii ki İkinci Abdülhamid Han vardı. İkinci Abdülhamid Han’ın 23 yıl fotoğrafçılığını yapan Febüs, onun mahremiyet hassasiyetini anlamayıp, Sultanın fazla fotoğraf çektirmemesini ‘korkaklık’ ile lanse etmeye çalışmış birisidir. Lakin görmek istedikleri ile gördükleri bir değildi. 45 yıllık fotoğraf geçmişi olan ve yaklaşık 250 bin fotoğraf çeken, 23 yıl Sultan Hamid’in fotoğrafçı başılığını yapmış Febüs’ün Sultan’ın fotoğrafı çekme anında ve satır aralarında neler gizli, tek tek irdelemek lazım. 1 Mart 1936’da çıkan Aydabir Dergisi’nde anlatıyor.

Bu yazının devamını İnsan ve Hayat Dergisi’nin 98. sayısında (Nisan 2018) okuyabilirsiniz.

BU SAYIYI SATIN AL E-DERGİYİ SATIN AL

(Toplam 204 kez okundu. Bugün: 1)
PAYLAŞ:

Fikrinizi Belirtin.