Çiçek, Bal ve Kebap Kestane

0

Kestane; soba üzerinde kebap kıvamında meyvesi, damağımızda bal veren çiçeği, yat ve kayık imalatında dayanıklı kerestesi ile hayatın her alanına dahildir. Her kesim ve keseye hitap ettiğinden sosyo-ekonomik değeri yüksektir. Ömrü ise çınarlar gibi asırlıktır.

Kestaneler kış mevsiminin soğuğunda; çarşı pazarda ve evlerimizde kebap olup içimizi ısıtır. Kestanenin meyvesi;  dikenli bir haznenin içindedir. Ceviz gibi saklanır. Sonbaharda bu haznenin açılmasıyla beraber yere düşer. Unlu bir meyvedir. Öğütüldüğünde güzel ve tatlı bir un haline gelir. Bu un ile günümüzde ekmek yapımında, çocuklara uygun tatlı ve çorbalar hazırlanır. Kestane, geçmiş zamanda buğday ve arpanın bulunamadığı bölgelerde un ihtiyacını da karşılamış. O zamanlardan miras “fakirin ekmek ağacı” olarak da söylenir. Kestane meyvesi ise devamlı işlenerek mutfaklara daha çok girmenin yollarını arıyor. Kestane şekeri, kestane püresi ve kestane ezmesi gibi tatlılar raflarda yerini alıyor.

Çiçekten bala

Çiçekleri ilkbaharda Nisan- Mayıs aylarında açmaya başlar. Haziran temmuz ayları boyunca yeşil kestane ormanlarını adeta bembeyaz bir çiçek bahçesine çevirir. Çiçeklerin kendilerine has şifa dağıtan yoğun bir kokusu ve aroması etrafa yayılır. Bu koku, bal arılarını kendine çeker ve yaptıkları ballarda acımtırak bir tat hissedilir.  Kestane ormanlarındaki arıcılar kovanlarını son zamanlarda kestane çiçek mevsiminde bekletirler. Balın acısını almak için bir miktar beklettikten sonra bol çiçekli meralara, ya da ıhlamur ağaçlarının olduğu alanlara taşırlar. Kestane aromalı ballarının lezzetine lezzet katarlar. Kestane balı antioksidan ve anti mikrobiyal özelliği ile değerlii ve aranan bir baldır. Kıvamı gevşek, rengi koyudur. Birçok hastalığın tedavisinde kullanıldığı için doğal antibiyotik ve şifa balı diye de bilinir.

Asma köprüler ve yatlar

Odunu; kolay işlenebilir, kolay boya tutar, rutubete dayanıklı kolay çivi tutar. Kurutulması esnasında odunu çatladığı için uzun boylu kereste elde edilemez. Kerestesi suya dayanıklı olduğu için kayık, yat ve gemi gibi su taşıtları imalatında, iskele yapımında öncelikle tercih edilir.  Karadeniz’deki dereler üzerinde görülen asma köprülerde kullanılır.  Uzun lifli oluşu ve kolay eğilip büküldüğü için bükülebilen mobilya sektörünün gözdesidir. Dayanıklılığı ile bahçelerde çit kazığı olarak tercih edilir.

Aşı ile gelen hastalık

Doğal kestane meyvesi küçük ve lezzetlidir. Son yıllarda daha iri kestane meyvesi alınabilmesi için kestane ağaçları aşılanmaya başlar. Bu maksatla dışarıdan getirilen aşı kalemleri ve çeliklerden bazıları hastalıkları da getirir. Hızla yayılan “kestane dal kanseri” ve “kestane mürekkep hastalığı”  adı verilen ölümcül hastalıklarının tehdidi altındadır. Bu hastalıklardan dolayı meyve ve odun üretimi de gün geçtikçe azalıyor. Hastalıklarla etkin mücadele yöntemleri araştırılmaya devam ediyor. Geçici çözüm olarak genellikle kuruyan ağaçlar ve dallar kesiliyor, hastalığın yayılmaması için ormanın dışarısına çıkarılarak yakılıyor. Bir diğer mücadele şekli de hastalık bulaşan yerlerde katran ve göztaşı gibi kimyasal maddeler sürülüp hastalığın yayılmasının önüne geçilmeye çalışılıyor.

Kestane ağaçlarının en doğal haline Türkiye’de Marmara Bölgesinde ve Karadeniz sahili boyunca dağların iç kesimlerinde rastlamak mümkündür. Isparta ve Kütahya gibi bazı şehirlerde ise lokal yayılış gösterir. Ancak kestane ormanı denilince Bursa, Zonguldak, Sinop ve Artvin akla gelmelidir. Sobada, fırında pişirdiğiniz kestaneler üretiminde Türkiye,  Çin ve Güney Kore’den sonra üçüncü sıradadır.

(Toplam 139 kez okundu. Bugün: 1)
PAYLAŞ:

Fikrinizi Belirtin.