Dört mevsim Doğru Beklemek

0

Günümüzde insanlar kitaplara ihtiyaç duymadan, birkaç saniye içinde görselleriyle birlikte istediği yemeğin tarifine ulaşabiliyor. Fakat inceleyeceğimiz kitap bir yemek tarifi kitabından çok daha fazlası. Adeta bir sağlık tarifi kitabı. Dört mevsimde doğru ürün için beklemeyi tavsiye ediyor.

Bugün, tezgâhlara ve manav reyonuna baktığımızda çok çeşitli meyve ve sebzelerle karşılaşıyoruz. Çilekle mandalinayı, domatesle pırasayı yan yana görüyor ve hatta aynı anda da menümüze dahil ediyoruz. Hâlbuki doğal yetişme şartları düşünüldüğünde çilek ve domates yaz, pırasa ve mandalina kış aylarında yenmeli. Karpuzu ise her ne kadar mayıs aylarında görmeye başlasak da, onun lezzeti temmuz ayına aittir.

Pekâlâ, mevsimleri birbirine karışmış sebze ve meyveler için biz ne yapabiliriz? Bize düşen, ekim ayındaki çileğin kırmızısına, mayıs ayında gördüğümüz karpuzun parlaklığına kanmadan onları sofralarımıza taşımak için gerçek zamanlarını beklemek. İşte o zaman daha sağlıklı bir hayata yaklaşabiliriz.

Mevsimine göre beslenme kültürü

“Annem Olsa Ne Pişirirdi?” kitabının çıkış sebeplerinden biri de, sebze ve meyvelerin aslında ait olmadıkları farklı mevsimlere yenmesi. Kitabın ilk cümleleri de bunu özetliyor: “Mutfak kültürüne de sirayet eden değişim karşısında mevsimine göre beslenme kültürü kendini koruyabilen nadirlerden olmaya muvaffak oldu.” Hatta kapağında da bize kendini şöyle açıklamış: “Dört mevsim doğal beslenme kılavuzu”. Üstelik tek isteği sebze ve meyvelerin mevsiminde yenilmesini sağlamak da değil. Kitap temel olarak en başta bulunan röportajlar, ardından on iki aya bölünmüş tarifler ve son olarak da “Annemin Notları” kısmından oluşuyor.

Kitabın sahip olduğu bölümleri de göz önünde bulundurursak, hitap ettiği kitlenin yalnızca yemek yapanlar olmadığını rahatlıkla söyleyebiliriz. Daha kitabın en başında, tariflerle karşılaşmayı bekleyen okuyucu çok güzel röportajlarla karşılaşıyor. Röportajların en güzel tarafı ise okuyucuyu, üzerine çok şey duyduğu bilgiler hakkında nihai bir karara ulaştırması oluyor. Uyurken sağ tarafa yatılmasının sindirim ile bağlantısı, oruç-mide ilişkisi, orucun mide duvarına etkisi, kaç öğün yenmeli sorusu, uyanır uyanmaz içtiğimiz su, reflü ve yemekte içilecek olan suyun zamanı bu bilgilerden birkaçı. Kitabı da muadillerinden farklı kılıyor.

Evet, temel olarak yemek tarifleri etrafında şekillenmiş fakat özellikle röportajlar kısmında yer alan bilgiler yalnızca yemek yapanları ilgilendirmiyor. Bu yüzden de herkesin okuyabileceği, inceleyebileceği bir kitap. Ayrıca, özellikle genç nesil meyve ve sebzelerin tam mevsimlerini karıştırabiliyor. Bu konuda da bu kitap güzel bir yol gösterici olacaktır.

On iki ayın sebze ve meyveleri

Röportajların ardından ocak ayı bilgi ve tarifleri bizi bekliyor, “Ocak’ta ayaklarınızı sıcak, başınızı serin tutun” alt başlığı altında. Yemekler, ocak ayına ait meyve ve sebzeler görsel bir şenlikle sıralanıyor sonraki sayfalarda. Üzümün en güzel hali olan pekmez de ocak ayı içerisinde bilgilendirici bir yazıyla buluşuyor okuyucuyla. Kış mevsiminin en soğuk ayı olan şubat ise, “İçinizi sıcacık çorbalar ile ısıtın” alt başlığı ile karşılıyor okuyucuyu. Ardından ıspanağın faydaları, saray çorbasının ve armut hoşafının tarifi sıralanıyor. Sonrasında ise diğer aylar sunuyor tariflerini.

Tarifler güzel, içlerinde farklı tarifler de bulunuyor. Fakat tariflerin son halinin fotoğrafının konulması iyi olabilirdi. Çünkü, bir yemeği ilk kez yapacak kişi yemeğin sunumunun nasıl olması gerektiğini de görmek ister, içindeki malzemelerin ne boyda doğranmış olduğunu da görsel olarak görmek ister. Her ne kadar yemeğin her aşaması tek tek anlatılıyor olsa da, o yemeği ilk kez yapan kişi, sıra yemeği sunmaya geldiğinde nasıl olması gerektiği konusuna takılı kalabilir. Kitabın uzamaması ve çok sayfalı olmaması için konulmamış olsa gerek.

Notları sık sık gözden geçiriniz!

Son bölüm olan Annemin Notları bölümünde ise çörek otunun şifası, kızartma yapmanın ve kuru bakliyatları saklamanın püf noktası, konserve yapma sanatı, sirke ile zeytinyağının faydası ve daha nice önemli bilgiler okuyucuya aktarılıyor.

Kitabı tanımlayacak olursak, adeta yılın on iki ayı bu kitapta dile gelmiş ve “Benim sahip olduğum güzel nimetler ve faydaları bunlar.” diye bize sesleniyor. Bize de böylesine doğal, sağlıklı, lezzetli tarifleri ve aynı zamanda bizi daha sağlıklı bir hayata yönlendirecek olan bu bilgileri öğrenmek düşüyor.

Share.

YORUM YAZ