Eşinize Neden Çiçek Hediye Etmelisiniz?

0

Çay içerken, 1200 TL tutan lenslerin faturasını inceliyordu. Gözlük kullanmak istemeyen hanımı, üç hafta önce istemişti bu lensleri ondan. Adam faturayı katlayıp gömleğinin cebine koydu. Tam kapıdan çıkacakken yeni aldığı lensleri kaybeden hanımı, telaşla odaya giriverdi. 1 dakika sonra adam kayıp lensleri salonda bulacaktır. Şaşıp kalan kadın: “Ama ben kaç kere baktım oralara?” derken,  yeni bulduğu lensleri avuçlarında sıkıca tutan adam da hanımının neden bulamadığını şu sözleriyle özetler:

“Senin aradığın iki küçük şeffaf plastik. Benim aradığım ise 1200 TL idi.”

[Adem Serdaroğlu]

Kadın ve erkek, ne kadar farklı birbirinden değil mi? Bu arada bu makalenin erkekler için yazıldığını hatırlatalım en başta. Onları iktisadî olarak korumaya çalışıyoruz. Ya da öyle olmasını umuyoruz.

Bir çiçek bin nasihatten iyidir

Çoğu erkek çiçeğe para vermeyi pek faydacı bulmaz. Onun yerine yarım kilo fıstıklı baklava almak daha akla yatkındır. Ancak kadınların psikolojisi biraz farklı işliyor. Değer görmek, paylaşmak ve yardımcı olmak gibi hislerle manevi doyum sağlıyorlar. Kadınlar, erkeklere nazaran daha çok estetiğe, sevgiye, iletişime ve güzelliğe değer veriyor. Sevgi ve uyum, onlar için daha önemli. Erkeklerin başarıdan aldığı mutluluğu, kadınlar, konuşmak ve paylaşmaktan alıyor.

İnsanı motive etmenin en iyi yollarından biri, ona saygıya değer olduğunu hissettirmektir. Saygıya layık olduğunu hisseden bir kadın, baskıcı olmaktan vazgeçecek ve rahatlayacaktır. Çünkü zaten kendini değerli hissediyordur ve sevildiğini biliyordur. Sevildiğini ve değerli olduğunu hissettirmenin en pratik yolu ise; hediye edilen bir demet çiçekten geçer.

Neden çiçek?

Aslında kadınların kolay mutlu olabilme özelliği vardır. Fazla abartıya kaçmadan alınacak bir buket çiçek, eşinizi mutlu etmek için fazlasıyla yeterlidir. “Sonuçta bir ot parçası, çiçeğin nesinden mutlu oluyorlar?” diye düşünebilirsiniz. Aslında yine haklısınız. Mutlu olmalarını gerektiren bir şey yok ortada. Çiçeğin kokusundan mı, güzelliğinin ortamda oluşturduğu enerjiden mi, yoksa verdiği değerlilik hissinden midir bilinmez, yapacağınız basit görünen bu hareket, onların zihninde hatırlanmak ve sevilmek olarak yorumlanacaktır. Ve kendilerini özel hissetmelerini sağlayacaktır.

Çiçek almazsanız ne mi olur?

Ne olmaz ki?  Öncelikle bu davranışınız size yol-su-elektrik olarak geri döner. Engebeli yol, tatsız su, elektrik kaçağı… Duygusal olarak boşlukta kalan kadın, içindeki bu boşluğu alışverişle doldurmaya çalışacaktır. “Elimde çiçekle sokakta yürüyemem” derseniz, 1200 TL’ye aldığınız bir çift plastiğin faturası ile kapının önünde beklersiniz. Seçim sizin.

Bunun psikolojisine gelecek olursak; kadının hissettiği duygusal eksiklikler (sevilme, değer verilme, önemsenme vs.) giderilmezse, kadının bu eksikliğini alışveriş yaparak gidermesi bir yana, evin huzursuzluğu size yetecektir. Sahip olma duygusunun sağlayacağı geçici tatmin duygusu da hiçbir zaman doyurulamayacaktır.

Görüldüğü gibi çiçek, aslında semboliktir. Günümüzde sevgi göstergesi olarak kabul edildiği için “çiçek hediye etmek” üzerinden misal verdik. Önemli olan ne dediğiniz ya da ne yaptığınız değil, ne hissettirdiğinizdir.

“Bilişsel Yansıtma Testi” ne söylüyor?

Hatasız Düşünme Sanatı kitabında da benzer bir durumdan bahsedilir. Shane Frederick’in yaptığı ‘Bilişsel Yansıtma Testi’, gereksiz yere yapılan alışverişlerin temel mantığını görebilmemize yardımcı oluyor. Test aslında çok basit. İnsanlar kendilerine sorulan her soruya iki şekilde cevap verirler; ya anlık sezgilerine göre, ya da mantıklarına göre. Misal verilecek olursa:

“Şimdi 9000 TL’ye sahip olmayı mı tercih edersiniz, yoksa bir ay sonra 9800 TL’ye sahip olmayı mı? Bilişsel yansıtma testinin sonucu düşük olan kişiler (sezgilerine göre davrananlar), 9000 TL’yi tercih etmeye meyillidirler. Onlar zor sabrederler, daha atılgandırlar. Bu durum onların alışveriş kararları için de geçerlidir. Öte yandan, bilişsel yansıtma testinin sonucu daha yüksek olan kişiler, çoğunlukla bir ay beklemeyi tercih ediyor. Bu testin sonucu anlık tatminden vazgeçme seviyesini gösteriyor ve ileride bunun mükâfatını alıyorlar.”

Duygusal olarak mutlu edilmeyen kadınların “keşfetme” yaklaşımları artacak ve “Bilişsel Yansıtma” seviyeleri düşük olacaktır. Yani alışverişe çıkmadan da kendilerini mutlu hissetmeleri önemli…

Bu arada yukarıda sorduğumuz 2 soruyu unutmamışsınızdır umarım. Sorulara; “100 dakika ve 24 gün” olarak cevap verdiyseniz, siz de şu an duygularınıza göre hareket ediyorsunuz ve keşif tarafınızın çalışması gerekiyor. Doğru cevap; 5 dakika ve 47 gün olacaktı. Bu testi, hanımlarınıza mutlaka uygulayın. Testin sonuçları keşfetmek olarak çıkıyor ve onlardaki duygusal boşluğa işaret ediyorsa, alışveriş dönemlerinden önce hemen ceketinizi giyin, koşarak ona çiçek almaya gidin. Eğer solmasın diyorsanız, saksısı ile beraber getirin, hediye edin. Hediyeleşmek sünnettir, çiçek de hediyelerinizin arasında olsun. 

(Toplam 708 kez okundu. Bugün: 1)
PAYLAŞ:

Fikrinizi Belirtin.