Kitap ile Tedavi: Bibliyoterapi

0

Kitap ile tedavi kısaca;  doğru zamanda, doğru kişiyle, doğru kitabı buluşturarak, onun rahatlamasına yardımcı olabilmektir.

Okumak hislere de hitap edebilen bir fiil. Bir çırpıda bitirilen kitaplar ile bir türlü sonu gelmeyen, yarım kalan kitaplar arasındaki farkı açıklayan da bu olsa gerek. Elimizdeki kitapta hislerimizi bulabiliyor olmamız bizi kitaba bağlıyor. Kitap ile arkadaşlık da burada başlıyor.

Okumak ruhun yegâne ihtiyacı ve gıdasıdır

Çok eski zamanlardan beri kitapların iyileştirici etkisi biliniyor. Nitekim kütüphanelerin kapılarında “ruhun şifa yeri” benzeri ifadelerin yer aldığı bilinmekte. Yine Hazreti Allah’ın “Fettah” ismi şerifinden hareketle kütüphanelerin kapısına “Ya Fettah” yazılmıştır. Böylece “Hayır ve rızık kapılarını açan, zorlukları kolaylaştıran, darlıktan kurtaran” manasına kitaplar vesile kılınmıştır.

Psikoloji bilimi de kitapların bu iyileştirici tesirine kayıtsız kalmamış ve terapi (iyileşme) aracı olarak kitabı ve okumayı keşfetmiştir. Bu metot, kitap ve bilgiden hareketle ruhen iyileşmeyi amaçlayan “bibliyoterapi” yöntemidir. Psikoloji alanında çalışan uzmanlar bibliyoterapiyi 3 bölümde gerçekleştirirler:

  1. Aynileşme: Özdeşim ve yansıtma şeklinde isimlendirilmiş. Kitapta bahsedilen ile kendisi ve yaşadıkları arasında bağ kurmaktır.
  2. Temizlenme: Hislerini fark etme, tanıma ve kabul etmenin verdiği rahatlamadır. Sohbet geleneğimiz de buna dahil edilebilir.
  3. Kendini Keşfetme: İçgörü ve bütünleşme de deniliyor. Kendi gücünün farkına varma, kendini daha iyi tanıma ve çıkış yolları bulmaktır

Bu basamaklarda Psikolojik Danışman, okuyucunun kişiliği ile eser arasındaki irtibattan hareketle olumluya giden bir değişim sağlamaya çalışır. Psikolojik Danışmanın da yardımıyla hislerine ulaşan okumayı başaran okur heyecanına, cesaretine, hasretine; kaygı, korku, şüphe ve tereddütlerine de cevap bularak rahatlayacaktır. Yaşadıklarını yaşayanların olduğunu fark edecek, yeni çıkış yolları bulacak, şahsi güvenini tazeleyecektir.

Doğru zamanda, doğru konuda, doğru kaynağı bulmak gerekiyor

Terapi için her kitap geçerli değil elbet. “Oku da ne okursan oku” mantığı ile hareket edecek kadar vaktimiz yok. Reklam, mesaj, mail, pankart, afiş vb. bunların ruhumuza ulaşması ve hislerimize dokunması beklenemez.

Genellikle, insanlar, okudukları kitaplar arasından kendileriyle iletişime giren, onların hislerini yakalayabilen kitapları hiç unutmazlar. Bu tür kitaplar, hayatlarında derin izler bırakır. Mesela; Ashab-ı Kiram’ın hayatını, tarihimize yön ve şan veren kahramanları, ilim adamlarının mücadelelerini okumak hangi insanı kendine getirmez ki! Nasreddin Hoca’nın mizahın da tebessüm ile beraber bir hikmet kıvılcımı parıldamaz ki. Peygamberler tarihi baştan sona ibret ve misallerle dolu değil midir?  Peygamber Efendimiz(s.a.v.) bir gün Şeytan’a: “Benim ümmetimi niçin

Kur’an okumaktan men ediyorsun?” diye sordu. İblis: “Onlar Kur’an okuduklarında ben kurşun gibi eririm de onun için.” dedi. Bu hadisi şerif, ruhun şifası için okumanın en iyi terapi ve iyileştirici gücü olduğunu asırladır anlatır. Hatta her faydalı işe besmele okuyarak başlamanın tesiri Tefcir u Tesnim kitabında şöyle anlatılır: İbn-i Abbas (r.a)’dan Rasülüllah (a.s) buyurdular ki, “Kur’an-ı Kerim’in tazimi, ‘Eûzü billâhi mineşşeytanirracim’ iledir, anahtarı da ‘Bismillâhirrahmanirrahim’dir.” Kişinin temizlenmesini bir teşbihe bağlar. İstiâze sanki Kur’an-ı Kerim için bir süpürgedir. Kur’an okuyan kişi, onunla önce kalp meydanını nefsî düşüncelerden ve dilini de günah çeşitlerinden temizler. İstiâze şeytanı çok ezici (tesirini kırıcı)dır.  Aynı kitapta manasını düşünerek Kur’ân okumanın, kalbi salâha/ rahatlığa erdirdiği sıralanıyor.  Ve ‘Her şeyin bir cilası vardır, kalbin cilası; manasını düşünerek Kur’ân-ı Kerim okumaktır.’ Hadisi şerifi zikrediliyor. Bir Müslümana günlük 200 ayet okumanın farz olmasını bu terapi etrafında düşünmek gayet yerinde olacaktır.

Netice dayanıklı ruhlar

Kendisi için doğru kitaba ulaşan okur, kendisine uygun bir yoldadır. Artık okudukları, onun için sessiz bir psikolojik danışman olacaktır. Zaman zaman kendisini tarihte, zaman zaman da edebiyatta bulabilir. Kimi zaman da hikâyenin sadece içindedir. Buralarda hissiyatını görür. Yaşadığı endişe, telaş, yalnızlık, gurur, coşku oralardadır. Kendisini bulduğu yerlerde kendisiyle yeniden tanışır, yenilenir. Hissiyatı güçlenir.

Yalnız değildir artık. İsimlendiremediği korkusunu tanımıştır ve nasıl baş edeceğini öğrenmiştir. Ümitsizliğe kapılacağı noktada okuduğu bilgi onu cesaretlendirmiştir. Yeni kapıların açıldığını fark etmiştir. Hislerini paylaşmıştır onunla. Daha da bilenmiştir gittiği yolda. Zorlukları aşanların hikâyesinde bulunmuştur. Cesaret ve azmi ziyadeleşmiştir. Okudukça bilgilenmiş, öğrendikçe ruhu genişlemiş, ferahlamıştır. Ruhen de artık daha dayanıklıdır.

PAYLAŞ:

Fikrinizi Belirtin.