Kurallar Ülkesi: Singapur

0

İlk önce Hollandalılar, sonrasında İngilizler hâkim olmuş bu adaya. Dünya’da kalan çok az sayıdaki şehir devletlerinden biri olan Singapur’un, 5 milyon nüfusunun beşte biri yabancılardan oluşuyor.

[ Hilmi Tevke ]

Bir yaz günü güneş zeval vaktinde iken Singapur’un tek havalimanı olan Changi Airport ‘a inmiştik. Pasaport işlemleri sırasında, “Türk” kelimesini gören memur tarafından sorgu odasına götürülmüştük. “Nerede kalacaksınız?” ve “Ne zaman döneceksiniz?” sorusu sert bir şekilde “ Bu ülkeye niye geldiniz?” dercesine sorulmuştu. Sonra öğrendik ki Doğu Türkistan’dan geldiğimizi zannetmişler bir an. O dönemde Doğu Türkistan ile Çin arasında olaylar vardı. Kısa bir sorgu sonrası yolumuza devam ettik. Ancak bu kısa hadise “Burası kurallar ülkesi Singapur” olduğu dersini bize çıkarttırdı.

Kuralı koyan ülkeyi yönetiyor

Hint Okyanusu ile Güney Çin Denizi arasındaki stratejik konumu, yüz ölçümü küçük olmasına rağmen büyük petrol rafineri merkezlerine sahip olması Singapur’un önemini yeterince anlatıyor. Bir zamanların küçük balıkçı kasabası Singapur, şimdi yüksek binaların gölgesinde kalmış durumda.

Hint Okyanusu’nun suları ile çevrili bu küçük ada devleti, bir zamanlar tropikal ormanlarla kaplıydı. Bugün ormanların %85’i yok olmuş. ilk önce Hollandalılar, sonrasında Ingilizler hâkim olmuş bu adaya. Dünya’da kalan çok az sayıdaki şehir devletlerinden biri olan Singapur’un, 5 milyon nüfusunun beşte biri yabancılardan oluşuyor. Halk yıllardır pirinç ile karnını doyuruyor. Uzak Asya’da bankacılığın merkezi dense yeridir. Ancak bankaların sadece yüzde beşinin yerli olduğu söyleniyor. Sekiz bine yakın yabancı şirketin olduğu bu küçük ülke için Uzak Asya’ya açılan bir ticaret limanı deniliyor.

Şehirde 200 yıldır İngiliz adetleri üst kültürü meydana getirmiş, devlet sistemi de İngiliz sistemine göre ayarlanmış. Bir İngiliz oyunu olan kriket, yıllardır yerli bir oyun gibi oynanmış. Resmi dili İngilizce ve trafik İngiltere’deki gibi soldan akıyor. Bankacılıkta İsveç modeli uygulanırken her şeyi kontrol altında tutma düşüncesi, sıkı kuralları da beraberinde getiriyor.

Katı kurallar intihar ettiriyor

Havalimanına inmeden önce uçakta şu anons yapılmıştı:

“Her ne durumda ve şekilde olursa olsun ülkeye uyuşturucu ve türlerini sokmak, ticaretini yapmak ve kullanmak 1992 yılında çıkan kanuna göre idam cezası ile yargılanır ve yerli ve yabancı fark etmeksizin herkes için geçerlidir.”
Uyuşturucu açısından böyle bir uygulama olması mümkün görülebilir. Ancak, havalimanına iner inmez sıkı kontroller, sert bakışlar, asık suratlar bizde; “Neden geldiniz siz buraya!” mesajını çıkartmamıza sebep oldu.

O kadar ki Batı Avrupa ülkelerinden gelen turistlere bile ayaklarını denk aldıklarına şahit olduk. Metronun giriş kapıları hariç her tarafa camdan set çekilmişti. Sebebi ise ülkenin katı kurallarından dolayı, metronun altına atlayarak intihar edenlerin sayısının bir hayli çok olmasıymış. Metroya bindiğimizde 40’a yakın kamera olduğuna müşahede ettik. O kadar çok kamera vardı ki polislere gerek bile kalmıyordu.

Singapur’dan kuralcı bir ülke diye söz etmişken, orada Singapur için bir söylenen bir sözü zikretmek yerinde olacak . ’’Singapur is a fine city”. Bu cümle iki manaya gelir. Birinci manası “Singapur güzel bir şehirdir.” ikincisi ise “Singapur bir yasaklar şehridir.” şeklinde. Sarımsağı andıran kokusundan dolayı Durian adlı meyve, toplu taşıma araçlarına girdirilmesi yasak olduğu gibi herhangi bir yiyecek ve içecekle metroya binemiyorsunuz.

Sakız reçete ile alınıyor

Kırmızı ışıkta geçmenin cezasının 500 dolar olduğu Singapur’da gördüğümüz bir tabela da aynen şunlar yazıyordu: “Ülkede sakız ticareti yapmak, sakız satışı, medikal durumlar haricinde
sakız çiğnemek ve yerlere çöp atmak kesinlikle yasak. Cezası ise 500 SGD’dır.”(Singapur Doları). Türk parasıyla aşağı yukarı 600 TL idi.

Sakız çiğnemenin ne gibi bir zararı olabilir diye düşünebilirsiniz. Metro trenlerinin kapılarına yapıştırılan sakızlar ciddi arızalara ve tehlikelere sebebiyet verdiği için sakız yasaklanmış. Hatta bazen metroda arama bile yapıyorlar. Sakız reçete ile alınmışsa o zaman ceza yok.

Unutulan eşya sahibine ulaştırılıyor

Taksilerin çok temiz ve son model olması da dikkatimizi çekmişti. Ayrıca bir müşteri sizin taksinizde veya dükkânınızda bir şey unuttuğu zaman, o eşyasını bulup geri verme mecburiyetinin olduğunu öğrendik. Eğer ki müşteri eşyası geri verilmedi diye şikayet ederse iş sahibi hapis cezası alıyormuş. Singapur’un en popüler alışveriş merkezlerinin bulunduğu Orchard Caddesinde bir mağazaya girmiş aradığımızı bulamadan çıkmıştık. Arkamızdan mağaza çalışanlarından biri, koşarak geliyor bir taraftan da “Beyefendi telefonunuzu unutmuşsunuz. Benim başımı da belaya sokacaktınız.” diyordu.

Akılda kalan kural hatırası

Singapur kurallarının bizdeki en büyük hatırası ise şu olay olmuştu:

İFA Derneği’nin Singapur’daki medresesinde kalırken akşam, medresesinin giriş kapısını kapatmaya gidiyorduk. Medresenin görevlisi bize yüksek sesle ve de tebessümle seslenmişti:

“Burası Singapur, müsterih olun kimse tenezzül dahi edemez. Ederseler elleri kesilir…”

PAYLAŞ:

Fikrinizi Belirtin.