Leke Rehnüması

0

Şimdi deterjanları bir kenara bırakıp bakışlarımızı farklı bir noktaya çekelim. Kimyasallardan önce insanlar neler kullanıyordu; bir kiri çıkarmak için daha doğal, daha sağlıklı, daha temiz usuller var mıydı?

Sanayi tipi laboratuvarda üretilen formüller eşyanın tamamını temizlemek üzere planlanırken; eski usulde sadece lekeye göre formül geliştirilmişti. “Leke Rehnüması” (leke kılavuzu) tam bu hususta yazılmış bir eser. İçerisinde lekelerin çıkarılmasına dair basit ve daha sağlıklı formüller bulunduruyor. Eskiler, bir lekeyi çıkarmak için önce doğal ortamda sağlıklı yollara başvurmuşlar. Mesela, çam kabukları, sirke ve bazı toprakları kullanmışlar. Bunların fayda vermediği lekelerde ise temin edebildikleri kadarıyla kimyasal maddelere başvurmuşlar. Terementin ruhu, amonyak, kükürt gibi…

Kitabın içerisinde, dikkatleri çekebilecek iki güzel tarif de var. Birisi leke sabunu yapımı, diğeri çamaşırlar için güzel koku formülü. Bunlar tabi ki devrin şartlarına göre hazırlanmış. Ama bugün de hazırlanabilecek tarifler. Kolaya kaçmadan daha doğal ve sağlıklı temizlik yapmak isteyenlere yol gösterebilecek tarifler, formüller ve yollar… İşte kitaptan seçilenler:

Madeni yağlar

Madeni yağlardan oluşan lekelerin giderilmesi için ne kadar uğraşılsa da, yine bir yanıklık eseri kalır ve kumaşları berbat eder.

Madeni yağlar koyu ve sert oldukları zaman, yün, pamuk, kenevir gibi şeyleri tamamen tahrif etmezler. Sıvı haldeki yağ lekeleri ise kumaşların renklerini değiştirir ve onları büsbütün mahveder.

Bu tür lekelerin bulaştığı kumaşları yeterli miktarda su ile keskinleştirilmiş amonyakla (vücuda temasında  soğuk yanıklara neden olur) veya yine bu karışımın buharına tutularak lekenin giderilmesine çalışılabilir. Fakat bu gibi lekelerin üzerinden zaman geçmiş olursa, amonyaklı su, bu lekeleri gideremez. Bunun için diğer bir çareye başvurmak lazımdır; bu da lekeli kumaşı tekrar boyamaktır.

Bitkisel lekeler

Bitki lekeleri, madeni lekelerden tesir olarak bir kat aşağıdadır. Tesirleri hafif olduğu için, ne kumaşları ve ne de renkleri bozar.

Sirke, limon, portakal, frenk üzümü, kuzukulağı sularıyla diğer bazı bitkilerden meydana gelen lekeler, portakal kırmızısına yakın bir renkte olurlar. Bu bitkilerin suları, demir lekesinin rengi gibi bulaştıkları bölgeleri esmer ve yeşilimtırak bir renge büründürür.

Aslen bitkisel olan, mesela çay lekesi, şuruplar, reçeller, ağaç kavunu, dut, yabani kiraz suları, yabani kiraz lekesi, armut gibi şeylerin lekeleri, kendi özellikleri sebebiyle bir kumaş üzerinde kolaylıkla fark edilebilir. Giderilmeleri şöyledir:

1-Bu lekeler, kumaşları rengini değiştirecek kadar aşırı şekilde kirletmemişlerse, sabun ve su ile giderilebilirler.

2-Lekeler ikinci derecede bulunuyorlarsa, bu halde bir bardak suyun içine on-on iki damla kadar “hamız kibrit-zaç yağı (Kükürtlü asit-sülfürik asit- vücuda temasta yakıcıdır)” ilave edilip, bu karışım ile lekeli mahaller bir parmak vasıtasıyla ıslatılır, ovalandıktan sonra su ile yıkanır ve lekeler tamamen temizlenir.

Çamur lekeleri

Büyük şehirlerin yolları, çukurlar, lağımlar, dereler, pis kokulu göller ve havuzlar gibi mahallerin çamurları, bilhassa sert ve keskin kokulu lekelere benzeyen leke ortaya çıkarır. Giderilmeleri:

1-Bunları sadece su ile gidermek mümkün değildir.

2-Bazen biraz su ve yumurta sarısı, lekenin giderilmesini sağlayabilir.

3-Ovma ile uğraştıktan sonra lekeler tamamen giderilmez ve henüz lekenin izi mevcut bulunursa bir miktar “krem tartar”  alınarak iyice toz haline getirilir. Lekeli yerlere konduktan sonra bir müddet o şekilde bekletilir. Sonra su ile yıkanır.

4-Eğer çamur lekesi, kırmızı, hafif kırmızı ve al renkli kumaşlar üzerinde bulunursa, bunlar sonradan başka bir renge dönerler. Giderilmeleri için su ile hafifletilmiş asitlerin biriyle uygulama yapılır.

Mesela; limon asidi, klor asidi…

Kahve ve çikolata lekeleri

Süt ile hazırlanmış kahve ve çikolatadan meydana gelen lekeler fazlasıyla belirgin olmakla beraber, temizlenmeleri de kolaydır.

Bunlar, yalnız su ile hazırlanmış ise lekeler bir derece daha zorlukla temizlenir.

1-Önce temiz su ile sonra da sabunla yıkanarak lekeler giderilebilir.

2-Eğer lekeler renkli kumaşlar üzerinde olursa ve sabun ile yıkandıktan sonra renkleri mahvedileceğinden korkulursa, o halde yeterli miktarda sıcak su içerisinde bir yumurta sarısı çalkalanarak lekeye uygulanır ve temizlenir.

3-Kahve ve çikolata lekeleri, su ve sabunla yıkanarak çıkarılamayacak olursa, o halde sert bir kıl fırça yeterli miktarda ispirto içerisine batırılarak lekeli yerlere sürülüp ovalanır.

Resim boyası ve katran lekeleri

Yağlı boyalar, matbaa mürekkepleri, karasakız, katran, zift, reçineler ve diğerleri…

İşte bu sayılanlardan meydana gelen lekeleri fark etmek ve seçmek kolaydır. Bunlar derecelerine göre çeşitli ve farklıdırlar. Leke yeni meydana gelmiş ise giderilmesi zannedilenin aksine çok da zor değildir. Eğer üzerinden vakit geçmiş ise boyama daha fazla olur. Bunlar fazla akıcı olmadıklarından kumaşların derinlerine kadar tesir edemezler. Giderilmelerinin kolay olması da bu sebepledir.

1-Bu gibi lekelerin giderilmesi için, “terementi ruhuyla” (terebentin esansı) bir defa yapılan uygulama yeterlidir.

2-Tereyağı; katran lekelerinin giderilmesi için fevkalade bir özelliğe ve kuvvete sahiptir. Fakat tereyağı sürülen yerden yağı gidermek için yine “terementi ruhu” (terebentin esansı) kullanılır.

3-Eğer bu lekeler ipekli kumaşlar üzerinde ise, “lokman ruhu (eter)” veya “benzin” denilen cisimlerden dökülerek kirli yerler temizlenir.

Kâğıt üzerinde yağ lekeleri

1-Kâğıt üzerinde meydana gelen iç yağı, zeytinyağı, balmumu gibi lekelerin temizlenmesiyle uğraşmadan evvel, bulaşan maddenin çıkarılmasına dikkat edilmesi gerekir. Bunun için de lekeli bölgeye bir miktar kaba kâğıt serilip üzerinden ısıtılmış demir geçirilmelidir. Kaba kâğıt, yağın bir miktarını çeker. Bu işlem bir defa daha tekrarlanır.

2-Yeterli miktarda “terementi ruhu” (terebentin esansı) alınıp kaynama derecesine kadar ısıtılır. Bu sıvıya bir fırça batırılarak yavaşça lekeli kâğıdın iki tarafına sürülür. Lekelerin giderilmesine imkân elverdikten sonra kâğıt, eski parlaklık ve cilasını bulamayacaktır. Bu hususun giderilmesi için yeterli miktarda ispirto alınır, yine temiz fırça ile lekeli yerlere sürülür. Bu son tarif, eski lekeden bir iz varsa, hem onun tamamen kaybolmasını hem de kâğıdın rengini tekrar almasını sağlar.

Tahta üzerinde yağ lekeleri

Tahtalar üzerinde bulunan yağ lekelerinin temizlenmesi için en güzel çare, tabaklanmış çam kabuklarını, tabaklamadan çıkar çıkmaz, taze olarak kullanmaktır.

Usulü: Çam kabuklarını az miktarda sıcak su ile yıkayıp lekeli mahallere güzelce sürdükten sonra, o mahalli yıkamak yeterlidir.

Ütü gibi cisimlerden yanan çamaşırlara yapılacak olan uygulama

Gömlek ve gömleğe benzeyen diğer çamaşırlar, ütülenirken bazen ütünün derecesi artar. Dikkat edilmezse çamaşırlar yanar veya sararır.

Bunun için yapılacak şey; bir iki avuç kadar leke toprağı denilen madde bir bardak sirke ile kaynatılır. Sonra bir avuç tavuk gübresi, yarım avuç sabun ve iki baş sarımsağın suyu, kaynayan sıvının içerisine dökülür. Ortaya çıkan karışımdan, yanan yerlere sürülür. Bir müddet sonra kurutulur.

Faydalı olup olmadığı, evvela bir bez parçası üzerinde tecrübe edilmeli veya yanan elbise gözden çıkarılmalıdır.

Pas lekesi-pasların çözülüp erimesi

Demirler üzerinde meydana gelen pas lekelerini temizlemek zordur. Pasların tamamen yok edilmesiyle lekeli bölgenin parlaklığı ve cilasının geri gelmesi imkânsızdır. Üzerleri pas tutmuş demirden yapılan malzemeler, doymuş bir klor-kalay sıvısı içerisine konur. Ta ki paslar iyice yumuşayana kadar. Batırma müddeti, genellikle 12-24 saat kadar olmalıdır.

Demirden yapılan malzemeler, söylenen karışım içerisinden çıkarıldıktan ve su ile yıkandıktan sonra nişadır ruhu, amonyağa batırıldıktan sonra hemen kurutulur. Bu şekilde temizlenen demir malzemeler bir gümüş külçesi görünümü kazanır.

Cam ve porselen gibi maddelerden yapılan kap kacakların temizliği

“İndigo (Su ve eterde çözülmeyip; sıcak anilin veya sıcak kloroformda çözünen mavi bir boya)”-“Çivitten (Mavi renkli, sarılığını gidermek için çamaşırın son suyuna karıştırılan toz boya)” bir miktar alınarak toz haline getirilir. Yumuşak bir yün parçasıyla cam ve porselenden yapılan kap kacaklar ovalandıktan sonra yıkanır. Kurutulduktan sonra ışıl ışıl parladıkları görülür.

(Toplam 17 kez okundu. Bugün: 1)
PAYLAŞ:

Fikrinizi Belirtin.