Microsoft Zirve 2017

0

Başarı büyümeyi getirir ve büyüme değişim demektir… Dünya değişiyor ve değişmeyen tek şey değişimin kendisi oluyor. Teknoloji gelişiyor, şirketler büyüyor, insanlar hep yeniyi daha yeniyi arzuluyor. “Büyümeyen şey ölüyordur.” sözünde olduğu gibi değişmeyen, değişime ayak uyduramayan şirketler geçmişleri ne kadar başarı olursa olsun iflas bayrağını çekmekten kurtulamıyorlar.

İnternet ve teknolojinin hızla gelişmeye devam ettiği son 10-15 yılda şirketler için oyunun kuralları değişti. Teknolojik değişim, 100 yıllık şirketleri iflas ettirip, 250 yıllık şirketleri bile pazardan silebiliyor. Bu minvalde krize sürüklenen, iflas eden şirketlerle ilgili haberlere sıkça rastlar olduk. Haberlerde ilginç olan şu ki; bu şirketler iflas edene kadar “saygın ve başarılı” diye biliniyorlar. Başarılıyken biranda iflas etmek artık popülerleşmeye başladı. Anlaşılan o ki dünya çapında olmak, en büyükler listesinde yer almak da kâr etmeyecek.

Değişime ayak uydurma vaadi zirvesi

Dünya çapındaki değişimi şirketlere anlatmak ve onları geleceğe hazırlamak vaadiyle Microsoft şirketi, 28 Şubat 2017 tarihinde İstanbul Swisotel “Microsoft Kurumsal Çözümler Zirvesi” adı altında bir program gerçekleştirdi. Yaklaşık iki bin kişinin katıldığı zirvede büyük veri, yapay zekâ, akıllı sistemler, nesnelerin interneti (IoT), üretkenlik çözümleri, iş analitiği gibi konuların yanı sıra Microsoft Dynamics 365 lansmanı da yapıldı.

Zirvede konuşulan mevzulardan değişim, doğru zamanda doğru hizmet, daima gelişme ve yenilenme, ürün odağından müşteri odağına geçiş konuları en dikkate değer olanlarıydı. Ekonomik ve toplumsal huzur için sürekli gelişmek ve yenilenmek gerektiğini söyleyen Microsoft yetkilileri özellikle değişmeyen ve değişime ayak uyduramayan şirketlerin devamlılıklarını sürdüremeyeceğine vurgu yapıyorlardı. Anladığımız kadarıyla yapılan yenilikler, şirketlere doğru zamanda doğru hizmet sunmak veya pazarlamak için imkânlar sağlayacak. Misal olarak, yeni Microsoft teknolojileriyle bir müşteriye mail gönderildiği vakit, o müşteri maile ne zaman baktı, ne zaman sildi, hangi bilgisayardan giriş yaptı ve daha birçok bilgi şirketin eline geçmiş olacak. Bir nevi insanların özel hayatı gözlem altına alınacak da denebilir.

Bulut teknolojisi kime karşı koruyor?

“Teknoloji, hız, inovasyon, siber güvenlik. Bu kelimeler ‘değişim çağının’ anahtarları. Bütün strateji bu kavramlar üzerine kuruluyor, şirketlerin taktikleri yeniden belirleniyor. Değişim, acımasız bir hızla gerçekleşiyor. Değişim içerisinde veriyi saklamak da bir o kadar zorlaşıyor. Dünya risk sıralamasında “siber güvenlik” birinci sırada yer alıyor.

Bu sebeple zirvede, Microsoft’un güvenliğe özellikle çok önem verdiği ve hassasiyet gösterdiğine vurgu yapıldı. Microsoft tarafından hazırlanan rapora göre veri güvenliği yönünden Türkiye yüksek riske sahip ülkeler arasında yer alıyor.

Microsoft, kullanıcılarına veri güvenliği sağlamak için bulut teknolojisi geliştirmiş. Bulut teknolojisi sunucu, depolama, veri tabanı, ağ, yazılım, analiz ve benzeri bilgi işlem hizmetlerinin İnternet üzerinden sağlanması anlamına geliyor. Basitçe anlatacak olursak uygulama, program ve verilerin sanal bir sunucuda depolanması sistemine bulut teknolojisi deniyor.

Bulut teknolojisi şirketlere, daha fazla depolama alanı, hızlı veri transferi, maliyet tasarrufu yapabilme, iş gücünden ve zamandan tasarruf etme ve verilerin güvende olmasına sağlıyor ve büyük şirketler için veri depolama işlemi daha kolay hale getiriyor.

Bu noktada zihinleri iki soru kurcalıyor. Bulut teknolojisi şirketlere ve müşterileri yani bizlere ait olan verileri kimden saklıyor; güvenliğini kime ve neye göre tam manasıyla sağlayabiliyor? Müşterilerin ve şirketlerin bütün verilerinin bir arada toplanması ve internet ortamında saklanması ne kadar güvenli?

Netice itibariyle Microsoft şirketi insanları veri ve siber saldırılara karşı koruma sözü ve vaadinde bulurken aslında bizleri kendi tarafından gelebilecek saldırılara karşı açık bir hale getiriyor. “Taşı delen suyun kuvveti değil, damlaların sürekliliğidir” sözünde olduğu gibi sürekli yenilenerek, değişerek insanların içlerine, zihinlerine girilmeye çalışılıyor. İnsanları kendilerinden bile daha iyi tanımaya, neye ihtiyacı olduğunu belirlemeye, dolasıyla daha çok pazarlamaya ve daha çok satmaya dayalı değişim dünyası her geçen gün gücünü daha da arttırıyor ve üzerimizde kara bulutlar gibi dolanıyor.

Microsoft da yaptığı yeniliklerle kasti veya gayri ihtiyari bu amaca hizmet ediyor. “Merdi kıpti şecaat arz ederken sirkatin söyler” yani mert çingene hırsızlığıyla övünür hesabı Microsoft da insanları ve şirketleri korumaya çalışırken aslında kendi hırsızlığı ile övünmeye çalışıyor.

(Toplam 47 kez okundu. Bugün: 1)
PAYLAŞ:

Fikrinizi Belirtin.