Seyyar Cankurtaranlar

0

Yol akıp giderken, siz de yolla beraber akıp gidiyorsanız belli bir hız yapıyorsunuz demektir. Hız, yanından geçtiği nesneleri küçültür. Onları normal görünümünün dışında gösterir. Vasıtanın hızına kendini kaptıran yolcunun, yanından geçtiği nesneleri görmesi ve yorumlaması farklılaşır. Onları olduklarından daha küçük görür. Nesnenin küçülmesinin yol emniyetine tesiri yoksa problem yoktur. Lakin yolcu kendi hızı karşısında küçülen nesnenin manasını da küçültüyorsa o zaman problem vardır.

Hızla akıp giden yolun kenarlarında ürün satanlar da bazen nesne olarak küçülür, bazen de mana olarak. İhtiyaç anında sattıkları ile seyyar cankurtarana dönüşebildikleri de olur. Arabanızdan bir şeyler almak için indiğinizde, meyvenizi sebzenizi aldığınız sırada çevreyi anlatırlar size. Bazen de anlattıklarının arasına öğrettikleri de karışır.

Dünyanın dört bir yanında sokakta, o kadar insanın içinde tezgahını kuranlar hep kalabalık yerlerin yalnızlarıdır. Bir köşeye çekilip tezgahlarındakini satmaya çalışırken, sessiz sakin, akıp giden yol kenarında küçüldükçe küçülebilirler. Ancak onlar, dünya içinde aciz değillerdir. O tezgahlarının arkasında, dünyaya bakış, insanı yorumlayışları vardır. Yolcu, seyyah satıcıları zihninde bir yere koyarken, onlar da keşfeder, yorumlar ve menziline giren her şeyi analiz ederler. Fırsatını bulup konuştuğunuzda az da olsa kendilerini size açarlar. O zaman fark edersiniz, karşınızdaki insan şehir hayatı içinde yaşayan, farklı düşünceleri olan, bakan, gören ve sürekli analiz eden biridir. Sadece ülkemizde değil dünyanın dört bir yanında böyledir.

Sanat yorumu

Brezilya’nın en kalabalık şehri Saopaulo. Şehrin kalbi “Se Meydanı”nda atıyor. Fotoğraf karesine dahil olan izleyici sayısından da anlaşıldığı gibi seyyar sanatçı hayli alaka görüyor. Farklı kimyasallar, karışımlar, boyalar kullanarak yaptığı ışıklı resimleri yanı başına koyup satışını yapıyor. Atölye ve tezgahı elektrik direğinin hemen yanı başı. İsmini, sanatını, ne düşündüğünü, bu kadar göz üzerinde iken kendini nasıl hissettiğini konuşamıyoruz. Çünkü sol tarafındaki büyük kolondan çıkan müzik sesi satıcıyı, kalabalık içinden soyutlamış durumda, kalabalıkların yalnız adamı.

Çiçek ve yol   

Düşler âlemine çiçek taşıyan bu satıcı, tropikal iklimin etkili olduğu Vietnam’da Hanoi şehrinde yaşıyor. Bu şehirde kadınlar, omuzlarına astıkları sepetlerde sabah kahvaltılık, öğle atıştırmalık öğleden sonra da çiçek satıyorlar. Sokakta hayat kolay değil. Sokak satıcıları herkesin içindeki, hüzünlü yalnızlığı vadetmekten başka bir şey yapamıyor.

Buryen ameliyatı

Buryenin vazgeçilmez lezzeti, içindeki sarımsak ile şeftalinin karışımında saklı. Bangladeş Dakha’da tezgâhında, seçtiği buryeni itina ile dikenli bölgelerinin arasından çıkarmaya çalışan satıcı, el çabukluğu ile izleyenleri etkiliyor. Satıcı hiç bağırmıyor, gören gelip önce izleyerek motive oluyor, sonra hangi büyüklükteki dilimden alacağına karar veriyor.

Yağlı, tuzlu, şekerli…

Yer, Latin Amerika’da Salvador de Bahia şehrinde hediyelik eşya satan bir muhit. Bu tezgahın arkasındaki iki neşeli adam, neşelerini bütün sokakla beraber yaşıyorlar. Sattıkları yağlı, tuzlu, şekerli şeylerin hepsi fotoğraf karesine giren şu küçük tezgahın içerisinde. Her ne kadar sattıkları sağlıksız da olsa insanları neşeleri ile kendilerine çekiyorlar. Konuşmaya çalıştınız mı derseniz, evet öyle bir uğraş verdik lakin oluşturdukları o atmosferin dışına çıkaramadık.

Ne Varsa Pazarı

 

Kaplumbağa gibi bütün eşyasını yanında taşıyan bu satıcların sattığı şey evlerinde bahçelerinde “ne varsa”. Satılan şeye ehemmiyet verenler hemen duruyor. Madagaskar’ın Antisirabe bölgesinde köylerde yaşayanlar genelde iki yerde oluyorlar. Ya bahçelerinde çalışıyorlar ya da topladıklarını yol kenarlarında satıyorlar.

(Toplam 218 kez okundu. Bugün: 1)
PAYLAŞ:

Fikrinizi Belirtin.