Sürdürülebilirlik

0

Tabir olarak “yüzyıllar” birçok olaya şahitlik etmiş geniş zaman dilimleri olsa da, her yeni yüzyıl kendisine has gerçekler yansıtmıştır. Elbette, ardı ardına sıralanan bu zaman dilimlerini keskin çizgilerle ayırmak zor. Yine de insanoğlunun şahit olduğu son yüzyılları birkaç kelime ile manşetlemek istersek; 19. yy. için “Sanayileşmeyi”, 20. yy. için “Küreselleşmeyi”, 21. yy. için ise “Yüksek Teknolojiyi” kullanırız. Ancak devam eden süreçte (özellikle iş dünyası için) yepyeni bir başlık atılıyor: “Sürdürülebilirlik”

Sürdürülebilirlik

En kabul görmüş tabiri ile “günümüz ihtiyaçlarının gelecek nesillerin ihtiyaçlarından taviz verilmeksizin karşılanması” şeklinde ifade ediliyor. Bu yolla kıt kaynakların, henüz dünyaya adım atmamış insanların haklarını da gözeterek kullanılması amaçlanıyor. Ancak konuya biraz daha eğilip, yapılan son araştırmalar da incelendiğinde görülüyor ki; insanoğlunun sahip olduğu kaygısız ve yıkıcı tüketim alışkanlığı, daha gelecek nesillere kalmadan mevcut hayat kalitesini bile tehlike altına sokacak gibi. Nitekim son yıllarda yapılan çalışmalar, konunun vahametini gözler önüne sermektedir. Öyle ki, önümüzdeki çeyrek asırda insanoğlunun ihtiyaçlarını karşılamak için en az iki kat dünya kaynağına ihtiyaç duyulacak ve insanoğlunu son derece ciddi bir kaynak problemi bekleyecektir.

Konunun ticarî yönünün dışında birçok bilim dalı ve farklı alanlarla da yakından alakası vardır. Ancak yazımızın muhteviyatı gereği diğer hususlara değinmeyeceğiz. Beklenen küresel problemlere dair birçok resmi makam ve sivil toplum kuruluşları, hazırlıklarını yapmaya başladılar bile. Yenilenebilir enerji kaynaklarına verilen teşviklerde dünya çapında yaşanan artış, bazı ülkelerin petrollü araçlara koymayı planladığı ticari men hazırlıkları ve yenilenebilir ürünlere yapılan uluslararası vergi ve teşvik avantajları, bu çalışmalara misal olarak gösterilmektedir. İlerleyen dönemlerde de sürdürülebilirlik çalışmalarına sıkça rastlanacaktır.

Bu noktada farklı kurum ve kuruluşların, konuya dair kendi önlemlerini alıp, stratejiler geliştirmesi hayati önem arz ediyor. Nasıl ki yaklaştığı düşünülen finansal krizlere karşı kendimizi hazırlıyorsak, üretimden pazarlamaya ve eğitimden sağlığa kadar farklı her iş dalının da kendisini bu gerçeğe hazırlaması gerekir.

Üç başlık

Sürdürülebilirliği üç temel başlıkta değerlendirmek gerekiyor:

1- Ürünlerde

2- Süreçlerde

3- Servislerde

Bu üç başlık: Çevre, toplum ve ekonomi için ayrı ayrı değerlendirilmelidir. Konunun daha anlaşılır olması için sürdürülebilirliği üç farklı şirket üzerinden senaryolaştıralım.

Misal 1:

Yurtdışına eğitim programları satan bir firma düşünün. Bu hizmetine ek olarak  (sosyal sorumluluk anlamında) engelli ve yardıma muhtaç duyan insanlara da faydalı olabilecek uygulamalı eğitimler geliştiriyor. Bu firma, hem ticaretini yapmakta hem de geliştirdiği yöntemlerle topluma fayda sağlamaktadır. Pazarladığı hizmetler sürdürülebilir olduğu için topluma da hizmet etmektedir. Bunun firma için ekonomik katkısı da vardır. Zira yapılan araştırmalar göstermektedir ki topluma sağlanan bu faydalar sayesinde firmanın marka değeri daha çok artmakta ve insanlar  benzer şirketlerin yerine onu tercih etmektedirler.

Misal 2:

İnşaat ve dış cephe ürünleri satan bir firma, ürettiği bazı ürünler için çevreye daha az zarar veren maddeler kullanmaya başlamıştır. Bunun için çeşitli lisans ve patentler de almıştır. Firmanın bu hassasiyeti, çevre konusunda hassas olan bazı Avrupa ülkelerine daha rahat pazarlama imkânı sağlamış ve yaptığı reklamlar ile de marka değerini daha da artırmıştır. Evet, bu hassasiyeti başlarda firmaya fazladan AR-GE ve üretim maliyeti getirmiştir, fakat sürdürülebilirlik stratejisi sayesinde durumdan kârlı çıkmasını bilmiştir.

Misal 3:

Son zikredeceğimiz firmamız ise bir enerji şirketi. Kurulduğu ilk dönemden itibaren klasik yöntemlerle enerji üreten firma, son yıllarda yenilenebilir enerji kaynaklarına yönelmiştir. Firma ilk etapta çok ciddi insan kaynağı ve finansal kaynak sıkıntısı çekmiştir. Fakat gelinen noktada ciddi finansal başarılar elde edilmiştir.  Rüzgârdan ve güneşten enerji elde etmeyi sağlayan ürünleri sayesinde, yatırım almayı da­ başarmıştır. Ayrıca firmanın bu yeni faaliyet alanı hem çevreyi korumakta hem de yenilenebilir kaynakları kullandığı için daha sürdürülebilir bir geleceğe hizmet etmektedir.

Bu tarz misallerin sayısını artırmak mümkündür. Yapılan araştırmalar ve gelinen nokta bize göstermektedir ki hangi büyüklükte ve hangi iş kolunda olunursa olunsun, sürdürülebilir faaliyetlere odaklanmak; çevre, toplum ve ekonomi için hayati önem arz etmektedir. Firmaların başarısını ve geleceğini etkileyecek bir alandır. Sürdürülebilirlik konusunda firmaların misyonlarını ve vizyonlarını tekrar gözden geçirmeleri gerekmektedir.

(Toplam 238 kez okundu. Bugün: 1)
PAYLAŞ:

Fikrinizi Belirtin.