Tehlikeli Serinlik

0

Yaz aylarında serinlik adresi zannedilen havuzların görünenin ötesinde görünmeyen yüzü insanı dehşete düşürüyor. Özellikle son yıllarda havuzlardan bulaşan hastalıklar giderek artmaktadır.

Yüzme havuzları dışarıdan gelen tehlikelere maruz kaldıkları için çok sayıda mikroorganizmayı bünyesinde barındırır. Hastalıklara neden olan mikroorganizmalar rüzgâr ya da yüzücüler tarafından havuza taşınırlar. Bakteriler, virüsler, mantarlar ve bazı protistalar havuzlarda yaygın olarak bulunan mikroorganizmalardır.

Havuzda ya da kirli sularla bulaşabilecek hastalıklar zannedildiğinden daha tehlikelidir. Sadece uyuz mantar, vitiligo gibi deri hastalıkları değil dizanteri, kolera, hepatit, gastroenterit, konjonktivit, menenjit, tifo, kolit gibi enfeksiyon hastalıkları da bulaşır.

Salgınların önüne geçebilmek için havuz suyunun çeşitli dezenfektanlarla dezenfekte edilerek temizlenmesi gerekmektedir. Havuz temizliğinde kullanılan maddelerin başında klor gelmektedir. Bununla birlikte klorun astım ve kanser gibi hastalıkları tetiklediğine, özellikle çocuklarda gözün kornea tabakasında hücrelere zarar verdiğine ilişkin ciddi teşhisler vardır.

Problemleri en aza indirmek amacıyla klor destek sistemleri yaygınlaşıyor. Bunlar arasında oksijen/ ozon üreterek (ozonlama, hidroliz), mineral sistemler ve iyonlaşma üniteleri (bakır ve gümüş) yer alır. Bunlar kullanıldığında klor tüketimi azalır ve dezenfeksiyon daha hızlı ve güvenilir şekilde devam eder.

Havuzun keyif olmaktan çıkıp dert olmaması için tedbirler alınabilir. Ancak her ne olursa olsun uzmanlar illa ki tercih edilecekse su sirkülasyonunun fazla olduğu havuzların kullanılmasını tavsiye ediyor. Yüzme havuzlarının dezenfeksiyon ve bakımı aksatılmadan yüzme mevsimi boyunca titizlikle yapılmalıdır. Bunun dışında kişisel olarak alınabilecek önlemleri de göz ardı etmemek gerekir.

Ortak kullanım alanı olan havuzların temiz kalması ve bulaşıcı hastalıkların önüne geçilebilmesi için;

  • Suya girmeden duş almak,
  • Ateşli hastalık veya ishal geçirirken suya girmemek,
  • Suya tükürmemek,
  • Islak mayoyla oturmamak
  • Bone kullanmak
  • Havuz bölgesine ayakkabıyla girmemek,
  • Ayakları antiseptik suya batırıp dezenfekte etmek,
  • Çocukların havuza tuvaletinin engellenmesi
  • Havuza kapasitesinin üstünde insan girmemesi,
  • Havuz etrafında yiyecek yenmemesi gerekir.

Girilecek temiz deniz suyu kaldı mı?

Deniz suyu durağan olmaması nedeniyle daha az risk taşır.  Deniz suyu büyük ölçüde atmosferden oksijenleniyor. Ayrıca, bazı akıntılar da deniz suyunda sirkülasyon sağlıyor. Deniz suyundaki tuz oranının fazlalığı ise mikroorganizmaların üremesini engelliyor ve havuzlara oranla enfeksiyon kapma riskini düşürüyor. Havuzların küçük ve sınırlı bir alanı kapsaması riski artırıyor.

Ancak artan çevre kirliği girilecek temiz deniz suyu kalıp kalmadığının sorgulanmasına neden oluyor. Denizden de yararlanırken bazı kriterlere dikkat etmemiz gerekiyor. Şöyle ki, şayet deniz göz ile görülebilir bir kirliliğe sahip, köpüklü, yeşil bir renk almış denizlerde yüzmek sağlık açısından sakıncalıdır. Ayrıca, lağım suyu karıştığından şüphe edilen o bölgeye yakın yerlerde de denize girmek tehlikelidir.

Share.

YORUM YAZ