Tek Tip Toplum ve Medya

0

Tek tip toplum oluşturmanın anahtarı, çoklu kişilik kavramında gizlidir. Çeşitli psikolojik teknikler kullanılarak insanlar sabit olmayan bir karaktere hapsedilmeye çalışılıyor. Kendine ait oturmuş bir kişiliği olmayan insanlar, çabuk kandırılabilir ve çabuk yönlendirilir. Bunun bizdeki adı, akıl kontrolüdür. Çeşitli ilaçları kullanmadan akıl kontrolünü sağlamanın tek yolu ise programlama dediğimiz tekniğin kullanılmasıdır. Böylece insanların karakterleriyle oynamak ve o karakteri çeşitli bölümlere ayrıştırmak mümkün hale gelir.

Adem SERDAROĞLU

Filmlerde, tiyatrolarda, çizgi filmlerde ve reklamlarda sıklıkla akıl kontrolü ve tetikler uygulanarak programlama yapılıyor ve istenilen insan modeli elde edilmeye çalışılıyor.

Planlanmış kişilik ayrıştırılması yoluyla aklı bölümlere ayırarak çoklu kişilikler oluşturulan sistematik yapıya, programlama denir. İnsanları köleleştirmek için istenilen karakter ise; travma, tekrarlama ve takviye sonucu oluşturulur. Uygulanan başlıca teknikler ise, Alfa ve Beta programlarıdır.

“Alfa” ve “Beta” programları

• Çoklu kişilik oluşumuna tetikleyici olarak siyah-beyaz ve zıt renklerden oluşan çizgili kıyafetler kullanılır. Dizilerin çoğunda bunun misalleri vardır. (Alfa Programı)

• Ayna ve çizgili kıyafetlerin birlikte kullanılması da çoklu kişilik oluşumunu tetikler.

• Ayna aynı zamanda içindeki diğer karakteri temsil eder.

• Tavşan kulaklıkları ve fiyonklar, kişinin akıl kontrolünde olduğunu simgeler. İzleyiciye yansıtılarak “yönlendirilmeye uy“ anahtar kelimesi vurgulanır.

• Mor renk ve kırmızı-mavi renkler ise değişimi tetikler.

• Peruklar, kişilikleri temsil eder. Her peruk bir kişiliktir.

• Ayna ve sarı spot lambalar, kişilik bölünmesini tetikleyen diğer uyaranlardandır.

• Kıyafetlerde kullanılan mor renk de yine değişimi tetikler. Diğer karakter ortaya çıktığında, kişinin bulunduğu diğer ortamda çiçek bulunması, akıl kontrolünün uygulandığının en büyük kanıtıdır.

• Balonlar, akıl kontrolündeki kişilik bozukluğunu gösteren objelerdendir.  Kelebek, programının bitişinden sonraki yeni doğan karakteri gösterir. Aynı zamanda aklın çırpınmasını, tutunamamak ve kafa yapmışlık hissinin oluşumunu tetikler.

• Kuşların havalanması yeni bir karakterin ortaya çıktığını belirtmek için sıklıkla kullanılır ve kelebek etkisi oluşturulmaya çalışılır.

Türkiye’de halk arasında çok fazla bilinmese de maalesef birçok alanda bu teknikler yaygın olarak kullanılıyor. Uzmanlara göre özellikle satış ve pazarlama alanında kızıl ötesi ışınlar ve düşük frekanslı reklamlarla tüketiciye gizli propaganda yapılıyor. İşin en kötü tarafı ise subliminal mesajların hedefinde çocukların da olması.  Çocuklara sevgiyi ve kardeşliği öğütleyen masum zannettiğimiz çizgi filmlerin arasına uygunsuz resimler ve şiddet unsuru içeren görüntüler, bu teknolojiyle sinsice saklanıyor.

Subliminal mesajların 55 ülkede yasak olmasına rağmen bu denli sık kullanılması ise alt yapı eksikliğiyle açıklanabiliyor. Çünkü bu mesajların ön tespiti ancak bazı programlar yardımıyla ve pahalı yöntemleri bilen kişilerin yapacağı dikkatli incelemeyle mümkün olabiliyor.

25. kare

Filmler kare kare resimlerin birleştirilmesiyle oluşturulur. Yani filmin 1 saniyelik görüntüsü için 24 adet resmin birleştirilmesi gerekiyor. Bu sayede film hareketliymiş gibi algılanıyor. “1 saniyenin içerisine 24 değil de, 25 tane resim karesi yerleştirilseydi ne olurdu?” şeklinde bir soru aklınıza geliyorsa, cevabının hoşunuza gitmeyeceğini şimdiden söyleyelim. Çünkü 25. kare olarak bilinen bir teknik, dünya genelinde yasak olmasına rağmen uygulanmaktadır.

25. kare tekniğini sadece sinema sektörüne mahsus olduğunu sanmayın. Sinema, dizi, belgesel, haber, reklam ve müzik klipleri gibi tüm video görüntülerinde bu teknik kullanılabilir. Verilen mesajlar bilinç yerine, bilinçaltı tarafından algılandığı için verilen mesajlar daha etkili olmakta ve izleyenlerde hipnoz etkisi yapmaktadır.

25. kare tekniği nerelerde kullanılır?

1- Dini duyguları yönlendirmek

Özellikle dini içerikli duygusal sahnelerde, 25. kare olarak “haç” resminin görüntüsü kullanılır. Kişi o dinin mensubu ise, dini duygularının etkisi artacak, mensubu değil ise de o dine karşı sempati besleyecektir.

2- Ahlakî dejenerasyon

Hedef kitlede genellikle küçük yaştaki çocuklar vardır. Çizgi filmlerde ve dizilerde daha sık kullanılır. Görüntünün içine uygunsuz çağrışımda bulunacak kelimeler veya resimler yerleştirilerek, daha o yaştaki çocukların zihinleri bulandırılır.

3- Satışları artırmak

Daha çok sinema sektöründe kullanıldığı görülür. Çeşitli telkin kelimelerinin olduğu bir resim, 25. kare olarak karşınıza çıkabilir. “mısır ye, kola iç” vs…

4- Duygusal etkiyi artırmak

Sahnenin duygusal etkisi artırılmak isteniyorsa; korku, gerilim, acıma gibi; o duyguyu çağrıştıracak bir görsel filmde kullanılabilir. Mesela meşhur bir savaş filminde, duygusal sahnenin etkisini artırmak için, ellerinde ağır silahlar olan askerler ve hemen önlerinde onlardan kaçmaya çalışan ağlayan bir kız çocuğunun görseli sıkça kullanılmıştır. Bunun gibi çok fazla misal vardır. Hangi duygunun etkisi artırılacaksa, o duyguyu tetikleyici 25. bir resim ekrandaki yerini hemen alacaktır.

(Toplam 134 kez okundu. Bugün: 1)
PAYLAŞ:

Fikrinizi Belirtin.