TV’nin Kırık Camı

0

Ailede televizyon bağımlılığı, tek bir program ya da dizi ile başlıyor. Ailenin babasından ya da dirayetli kişisinden tepki gelmez ve bağımlılıktan hemen kurtulunmazsa, diğer kanallara ve programlara bağımlı olmaya başlarlar.

Sigaraya 20 yaş sonrası başlayanların oranı %3 iken, 11-15 yaş arası %90. Sigara illetine hayatın baharında yakalanıyor birçok insan. Sebebini hiç düşündünüz mü? Evet, ergenlik dönemindeki bir anlık boşluktan istifadeyle, sinsice hayata giriyor sigara. Bir daha da çıkartabilene aşk olsun.

Televizyon da sanayi ve teknolojinin ergenlik döneminde girmişti insan hayatına. Elektriğin bulunması, dizel motorun icadı, uçan balonlar derken, bıyıkları terleyen bir ergen edasıyla ayakları yerden kesilen toplum, ne olduğunu anlamadan titrek ışığın, gri cam üzerinde oluşturduğu görüntülerin bağımlısı olarak buldu kendini. Bu kötü alışkanlığın sahibi TV, kendinden öncekilerin bütün iyiliklerini ve kötülüklerini bir mirasyedi edasıyla sergilerken, hem geniş kitlelere ulaştığını, hem de bu kitlelere anındalığın vazgeçilmezi olduğunu söylüyordu.

Televizyonun görüntü bombardımanı altındaki insanın kurtuluşu ayrı bir bahis. Bağımlılık yaşı olan 11-15 döneminde, asalakça yaşamanın kablolu ve kablosuz besin yollarından kurtulabilen bir eğitim ortamını işaret ederek, ekran çöplüğünden nasıl kuruluruz sorusuna yeniden dönüyoruz.

Ailede televizyon bağımlılığı, tek bir program ya da dizi ile başlıyor. Ailenin babasından ya da dirayetli kişisinden tepki gelmez ve bağımlılıktan hemen kurtulunmazsa, ailenin diğer üyeleri, diğer kanallara ve programlara bağımlı olmaya başlarlar. Ardından hiç istenmeyen televizyon müptelaları evi yuva yapıyor, bir süre sonra televizyon vazgeçilmezliğini ve bağımsızlığını ilan ederek, her köşe başına farklı büyüklükteki dostlarını çağırıyor. Tam da bu noktada, suçlularla mücadelede efsane kabul edilen New York Belediye Başkanı Gulliani’nin “Nasıl başarılı olabildiniz?” sorusuna verdiği cevap imdadımıza yetişiyor. Doğrudur, TV bir evin, toplumun suçlusudur, hem de en canisinden. Gulliani’nin “Kırık cam teorisi” üzerinden verdiği cevap dikkate değerdir.

Gulliani suçun küçüğü büyü olmaz, diyerek önce küçük suçların peşine düşmüş. Metroya bilet almadan binenleri, apartman girişlerini tuvalet olarak kullananları, kamu malına zarar verenleri, pislikleri yola atanları bile yakalayıp haklarında işlem yapmış. Polis bu kararlılığıyla “Küçük müçük, bizim için hiç fark etmez; bu sokağın, metro istasyonunun veya mahallenin suç üreten bir bölge olmasına izin vermeyeceğiz.” demiş. “Kırık cam teorisini New York’da uygulamak tesirli olmuş mu derseniz, evet olmuş.

Peki, evde TV’ye karşı silah olarak kullanabileceğimiz kırık camlar teorisi nedir, derseniz işte cevabı: Anlatıldığı kadarıyla: “Kırık Cam Teorisi” ABD’li suç psikoloğu Philip Zimbardo’nun 1969’da yaptığı bir deneyden ilham alınarak geliştirilmiş. Zimbardo, suç oranının yüksek olduğu, yoksul Bronx ve daha yüksek yaşam standardına sahip Palo Alto bölgelerine birer 1959 model otomobil bıraktı.
Araçların plakası yoktu, kaputları aralıktı. Ve olup bitenleri izledi. Bronx’taki otomobil üç gün içinde baştan aşağıya yağmalandı. Diğerine ise bir hafta boyunca kimse dokunmadı. Ardından Zimbardo ve iki öğrencisi ‘sağ kalan’ otomobilin yanına gidip çekiçle kelebek camını kırdı. Daha ilk darbe indirilmişti ki çevredeki insanlar (zengin beyazlar) da olaya dahil oldu. Birkaç dakika sonra o otomobil de kullanılmaz hale gelmişti. “Demek ki” diyordu Zimbardo, “ilk camın kırılmasına ya da çevreyi kirleten ilk duvar yazısına izin vermemek gerek. Aksi halde kötü gidişatı engelleyemeyiz.”

Suça bir kez izin verdiğinizde kontrolden çıkıyor. Televizyon da öyle değil mi zaten?

Türkiye, Dünya Ortalamasının Üstünde

Dünyada TV izlenme oranı günlük ortalama 2 saat 25 dakika. Türkiye’de ise ortalamanın hayli üstünde. Türkiye’de emekli, ev kadını, genç, orta yaşlı, hafta içi ve hafta sonuna göre değişen izlem oranları bağımlılık derecesi olan günlük 4 saat TV izleme oranına çok yakın. Emekli ve ev kadınlarından başka hafta sonu bağımlılığı da dikkat çekici. Bağımlılıktan kurtulmanın yolu hep beraber bu işten sıyrılmak.

(Toplam 642 kez okundu. Bugün: 1)
PAYLAŞ:

Fikrinizi Belirtin.