Sağlıklı Sindirim Sistemi İçin Doğru Davranışlar

1

[ Röportaj: Ercan Erdoğan ]
Gastroenteroloji Uzmanı Dr. Resul Kahraman

Midenin giriş kısmında onun kasılmasını uyaran bir merkez var. Bu kalbin atması ile benzerlik gösteren bir sistemdir. Mideye gelen gıdaların oluşturduğu gerilme bu merkezi uyarmakta ve buradan çıkan elektriksel uyarılar midenin kasılmasını sağlamaktadır. Kasılma sonucunda gıdalar krema kıvamında yarı sıvı bir materyal haline gelir. Meydana gelen karışım ince bağırsaklar tarafından emilecek seviyeye geldiğinde pilor kanalından geçerek on iki parmak bağırsağına geçer. Sıvılar içeriğine göre 20- 30 dakikada, katılar ise yoğunluğuna göre 1.5-3 saatte geçer.

Bütün sindirimi mide tek basına mı yapıyor, diğer organlardan yardım alıyor mu?

Sindirim, ağızda başlar. Ağızda çiğneme ve tükürük bezlerinden salgılanan maddeler ile başlayan mekanik sindirim midede asit salınımı ve pepsinojen adlı enzim ile devam eder. 1-2 mm çapa gelen gıdalar ince bağırsağa geçer. Safra asitlerinin yağ çözücü etkisi ve pankreasın parçalayıcı enzimleri ile emilecek hale gelen besinler vücuda emilir ve karaciğerde temizlendikten, gerekli üretimleri tamamlandıktan sonra kana verilerek gerekli hücrelere geçebilir.

Midenin doluluk oranı onun hareketlerini etkiliyor mu?

Kasların maksimum bir gerilme kapasitesi var. Onları kendi kapasitelerinin üzerinde gerilmeye zorladığınızda ağrı görülüyor ve aşırı gerildiklerinde ise kasılıp kalıyor. Mide fazla doldurulduğunda yukarıdan mide ile yemek borusunun birleştiği noktada bulunan ve kasılarak mide içeriğinin yemek borusuna taşmasını önleyen kapakçık gevşiyor ve mide asidi yemek borusuna kaçarak yemek borusunu yakıyor.

Yemek borusunun yapısını asite karşı koruyan mekanizmalar olmadığından aşırı dolu mideden yukarıya kaçan asitler yemek borusunu tahriş ederek kimyasal bir yanık oluşturuyor. Böylece kişi reflü hastalığına yakalanıyor. Midede aşırı doluluk midenin aşağısında, ince bağırsağa mide asidi akıtıyor, burada da tahribat yapıyor.

Mide asidi ve salgısı nedir?

Aslında sindirimin başlangıç noktası beyindir. Yemeği gören beyin mide asit salınımını arttırıyor ve gelecek yemeğe kendisini hazırlıyor. İyice çiğnenen yemek yutulup mideye geldiğinde milimetrik zerreciklere ayrılması için hidroklorik asit denen çok güçlü bir asit salgılanıyor.

Yaptığınız endoskopilerde tahrip olan midelerde dikkatinizi çeken bir konu oldu mu?

Aşırı asitli içecek tüketenlerin ve sigara içenlerin midelerinde bozulma ve tahriş dikkat çekiyor. Uzun süre midelerinde gastrit ve iltihap olan hastaların endeskopide bozulmuşluk görülebiliyor. Ülser olan kişilerin on iki parmak bağırsağındaki yapılar bozuluyor ve çekilmeler oluşuyor. Bir de aşırı stresli insanlarda bütün mide boyunca aşırı asit salınımına bağlı asit yanıkları ve midede gastrit geliştiğini görüyoruz. Çünkü stres, mide asit salgısını çok arttırıyor.

Son olarak uzun süre ağrı kesici kullanan kişilerin mide duvarlarında bunların tahribat bırakmış izlerini görebiliyoruz.

Uyurken sağ tarafa yatarak hafifçe ayakları karına doğru çekmek tavsiye ediliyor. Bunun sindirim sistemi ile bir bağlantısı var mı?

Sorunuzu gastroenetrolog gözüyle yorumlayacak olursam midenin fundus cebi denilen gıdaların bekleme alanı sol taraftadır. Sol tarafa yatıldığında bekleyen yiyeceklerin baskı sonucu yemek borusu ve boğaza doğru itilme, akciğere kaçma ihtimali daha fazla olabilir.

Oruç-mide ilişkisi hakkında neler söylenebilir?

Oruç mideyi ve özellikle bağırsakları dinlendiriyor, hücrelerin yenilenmesini zararlı maddelerin atılması sağlıyor. Oruçlu kişilerde uzun süre açlık sonrası fazla miktarda ve hazmı güç besinlerin hızlı tüketilmesini sağlık açısından tavsiye etmeyiz. Yağlı yiyecekler, kızartmalar, tuzlu ve salam, sosis gibi bekletilmiş gıdalardan, aşırı kahve ve çay tüketiminden uzak durulmalıdır. Bu tür beslenme mide boşalma süresini uzatarak midenin aşırı asit salgılamasına neden olur. Dolu mide ile uzanmak, uyumak reflüye neden olmaktadır. Midesinde gastrit ve reflü bulunan hastaların mide koruyucu ilaç kullanmalarını öneriyoruz. Ayrıca mideye yerleşerek gastrite neden olan “Helikobakter Pilori” bakterisi stres ve açlıkla bir araya geldiğinde mide problemlerine sebep olabilir. Hastada mide ağrısı, bulantı ve kusmalara yol açabileceği için Ramazan ayından önce mide ve bağırsak rahatsızlığı olanların bir uzmanla görüşerek tedavi olmaları önerilir.

Orucun mide duvarına ya da bağırsakta bulunan bakteriyel floraya tesiri var mı?

Oruçlu durumda bazal mide asit salınımı azalır, çeperindeki hücresel yenilenme kolaylaşır. Bağırsak florasının uzun açlık sonrası değiştiği açlık nedeniyle oluşan keton cisimlerinin toksin oluşturan bakterileri azaltarak vücuda giren zararlı toksin yükünü azalttığı görülmüştür. Açlıkla birlikte hücrelerde biriken oksidatif radikallerin temizlenerek hücre yenilenmesine katkıda bulunduğu gösterilmiştir.

Helikobakteri pilori gibi midede bulunan zararlı bakterilerle doğal yollardan mücadele etmenin yolu var mı?

Aslında çoğu insana çevresinden yediği yiyeceklerle bulaşan bu bakterinin rahatsızlık vermediği durumlarda tedavisi düşünülmez. Doğal yollardan mücadele konusunda ise doğal antibiyotik özelliğinden dolayı aşırı olmamak şartı ile rahatsız etmiyor ise soğan ve sarımsak tavsiye edilebilir. Bol sıvı ile mekanik temizlik ve lifli gıdaların posa oluşturması ile vücuttan atılmasına katkıda bulunabilir. Aslında çoğu insana rahatlıkla bulaşabilen bu bakteri tek başına genelde rahatsızlık oluşturmuyor. Ancak bunun yanında ağrı kesici ilaç kullanımı, sigara, stres, yanlış beslenme eklendiğinde şikayet oluşturuyor ve gastrit ülser gelişimine sebep oluyor. Ailede mide kanseri varsa, uzun süre aspirin ve ağrı kesici kullanması gerekiyorsa tedavi edilmelidir.

Yenilen gıdalar bağırsaklardan zamanında atılmayıp beklediğinde zararı oluyor mu?

Bekleyen gıdalar bağırsak bakterilerince parçalanıp fermente edildikleri için zararlı maddeler ortaya çıkabilmektedir.

(Toplam 540 kez okundu. Bugün: 1)
PAYLAŞ:

1 Yorum

  1. Ahmet Ramazan -

    Yedim
    Sindirdim…

    65 Kg.
    Yaklaşık 20 yıldır 65 kiloyum. ( Maşaallah deyin )
    Bu süre zarfında beni gören çoğu kişi, sen çok zayıflamışsın diyor… ( Kendileri sürekli kilo aldığı için heralde)
    Yine kilosu bayağı yüksek olan tanıdıklarım da; nasıl böyle formda kaldığımı soruyor.
    Oysa basit… Yukardaki yazı da cevap gibi…
    Yemekten önce ve sonra mutlaka ellerimi yıkarım.
    Tuz ile başlar, tuz ile bitiririm.
    Yavaş ve az yerim.
    Ekmeği, pirinci ve şekeri az tüketirim.
    Yeşillik, sebze ve meyvelerin hastasıyım.
    Hiçbir yemeği seçmem.
    Meyveyi yemekten en az 1-2 saat sonra yerim.
    Birşey yedikten sonra en az 2 saat uyumamaya gayret ederim.
    Gazlı içecekler ve market meyve sularını bedava da olsa tüketmem.
    Paketli abur cuburlardan uzak dururum.
    Mümkün mertebe ilaç ve antibiyotikleri acil durum harici kullanmam.
    Bol bol yürürüm.

    Ve tabii en önemlisi Rabbimin lütfuyla sağlıklıyım, çoook şükür.

Fikrinizi Belirtin.