Yazdan Kışa Bayramiç’te Elma

0

Bayramiç Çanakkale ile Balıkesir arasında şirin bir Marmara Bölgesi ilçesi. Meyve ağaçları Ezine yol ayrımından hemen sonra başlıyor. Mandıralar ve meyvelikler yol boyunca adeta yer kapmaca oynuyorlar. Sağda şeftalilikler, solda mandıra, hemen ilerde solda elmalık ama karşısında yine bir mandıra.

Artık yılın ilk yağmuru düşmüş Bayramiç’e ve yağmur ilçede telaşı arttırmış. İlçe merkezi oldukça sakin, yollarda kanalizasyon çalışması, Bayramiçliler ise tüysüz siyah şeftali hasadını bitirmişler hemen arkasından elma bahçelerinin yolunu tutmuşlar. Traktör kasalarına doldurulan “golden” marka elmaların neredeyse tamamı soğuk hava depolarının yolunu tutmuş. Alma ağaçları çiftçilere son derece bereketli günler yaşatsa da onları memnun edememişe benziyor. Çünkü fiyatlar olması gereken yerlerde değil.

Bahçesini ziyaret ettiğimiz çiftçilerin şikâyetleri sadece fiyatlarla da bitmiyor. “Yıl 12 ay, biz hiç durmadan yaprak bitinden, gövde kurduna, kök çürüğüne ve toprak altı zararlarına kadar ilaçladık, baktık büyüttük. Saçımızı süpürge ettik ama netice bu olmamalıydı.” diyorlar. Dip elmasını toplayıp kilosunu 0.5 ile 0.10 kuruştan meyve suyu firmalarına satmışlar. Ancak mazot paraları bile çıkmamış. Şimdi ağaçtan topladıkları, “üst elması” dedikleri o güzelim elmalara 0.50-0.70 kuruş veriyorlarmış. Onlar da satmayıp buzhanelerde bekleterek fiyatların artacağını ümit ediyorlar.

Elmacılar neden üzgün?

Türkiye’de yılda 2.5 milyon tondan fazla elma üretiliyor. Bunun için yaklaşık 1.5 milyon dönümlük arazi kullanılıyor. Isparta, Karaman, Antalya, Denizli, Mersin, Kahramanmaraş ve Konya en fazla elma üretilen yerler. Bu illerden Isparta ağaç başına 130 kilo ile birinci olmuş.

Türkiye dünyada elma miktarı açısından 3. büyüklüğe ulaşmış bir ülke. Taze elma, elma kurusu, elma suyu ve elma püresi satarak 150 milyon dolara yakın bir ithalat rakamı sağlıyor. Tablo iyi gözükebilir ama öyle değil. Buradan sonrası koca bir “ancak” ile devam ediyor. Dünyada elma üretiminde 3. sırada yer alan Türkiye ihracatta ancak 26. sırada. Kısaca ürettiğini bağlantılar kurarak satamayan bir konunda olmamız, elma üreticilerinin sürekli üzgün olmasının sebep oluyor.

Hasatta neşe ve hüzün bir arada

İthalat, ihracat rakamlarını bırakıp tekrar, elmanın hasat yapıldığı meyve bahçesine dönüyoruz. Mehmet Amca elma bahçesini babasından devralmış. Elmalarını çiçeklendikten ancak 155 gün sonra kasalara doldurup satışa sunulabiliyor. Mehmet Amca bu 155 günün her 10 gününe bir defa bahçeye gelerek ilaç kullandığını anlatıyor.

Daha çiçek açarken “ateş yanığı, elma karalekesi” pembe tomurcuk döneminde, “tomurcuk tırtılları, yaprak bükenler, yaprak bitleri” çiçeklenme sonunda, “külleme, testereli arıları, kırmızı örümcek” meyveler olunca, “elma iç kurdu, yaprak bitleri” ilaçlarını sıkıyoruz. Bundan başka görüldüğünde “elma gövde kurdu, toprak altı zararlılar” ilaçlarını vermemiz gerekiyor.

Bu kadar emek ve ilaçlamadan sonra elmalar olgunlaştığında şeker testi yapılıyor. Olgunlaşmış ise 20 gün içinde toplanıp satılması ya da soğuk havaya alınması gerekiyor. Soğuk hava deposundaki elmalar iki sınıfta istif ediliyor: Parafin sıkılan odalarda saklananlar, parafin sıkılmayan yerde saklananlar diye.

Soğuk hava deposu ve parafin çıkmazı

Bayramiç’deki çiftçiler tonlarca elmayı soğuk hava deposuna bırakıyor. 30 ton bırakan da var 130 ton bırakan da. Ağustos ortasından Mayıs sonuna kadar saklama yapılabiliyor. Yıl içinde elma tüccarları gelip depolarda pazarlık yapıyorlar, sonrasında büyükşehirlere naklediliyor. Geçen yıl çiftçiler kilo başına soğuk hava deposuna 0.15 kuruş vermişler. Bu yıl ise 0.20 kuruş vermeleri gerekiyor. Şayet lezzeti olduğu gibi kalma vaadinde bulunan parafin de sıkılmak istenirse, bunun bedeli fazladan bir 0.10 kuruş demek oluyor.

Soğuk hava deposu sahibi Ahmet Bey parafin ilacının toplandıktan sonra bir hafta içinde sıkılması gerektiğini anlatıyor. Saklanacak yer sızdırmazlık kontrolünden geçiriliyor, arkasından elmalar delikli kasalarda istifleniyor, varsa kasalardaki kağıtlar çıkartılıyor, ilaç sıkacak firma davet ediliyor. Gaz sıkıldıktan 24 saat sonra elmaların üzerini tamamen kaplamış oluyor ve yeni yerlerine konulabiliyor. Ahmet Bey, parafinin zararları konusunda bilinçlenen çiftçilerin çoğunun son yıllarda gaz sıktırmadığını ama onların da oksijene maruz kaldığı için ancak Nisan ayına kadar dayanabildiğini anlatıyor.

İlaca çareler yine çiftçilerden

Yıllardır elma işi yapan çiftçiler, bu 20’den fazla zirai ilacı kullanmadıklarında meyve alamayacaklarını söylüyorlar. Hiç ilaç sıkılmadan elma toplansa bile bu elmaların kimsenin satın almayacağı iddia ediliyor. Şaka yollu; “Güzelim elmaları zehirliyorsunuz, bir de üzerine parafin sıkıyorsunuz, kurtlar bile sizin elmanızı yemiyor, bize kastınız mı var?” sorumuza aldığımız enteresan cevaplar şunlar oluyor:

İlaçlamadığımızda elma almamız mümkün değil. Zaten sıktığımız ilaçlar ziraat mühendislerinin tavsiye ettiği ölçeğin üzerinde değil. Fazla ilaç sıkarak para verip kimse zarar etmek istemez. Kurtların elma yemediği doğru değil. Baştan sona kadar korumalı devam ettiği için yemiyorlar. Bir de kurtlar hiçbir zaman elmanın kabuğunu yemezler. Çünkü içi daha lezzetli ve sulu iken kabuğunu yemek istemezler. Maden bu kadar titiz davranıyorsunuz 0.50 kuruştan verelim 3-5 kasa götürüp kendi evinizde muhafaza edin. İster soyup yiyin isterseniz yıkayıp yiyin. Hâlâ zirai ilaç kalıntısı şüpheniz var ise meyve fırçası kullanarak sirke ile de yıkayabilirsiniz. Böylece kabuğundaki vitaminlerinden de mahrum kalmamış olursunuz.

İş böyle uzayıp giderken veda ediyoruz Bayramiç’e. Selam verdiğimiz yörenin sıcakkanlı insanları kasa kasa elma teklif ediyorlar. Altın sarısı bu lezzet insanın aklını alıyor. Bir de bol olunca kış aylarına taşıma hissiyatını tetikliyor. Ayrılırken mevsiminde uygun fiyata elma alıp kendi şartlarımızda saklama fikri galip geliyor. Yola çıkmadan Mehmet Amca’dan eskilerin elma saklama tüyolarını not ediyoruz. Artık gerisi bizim dikkatimize ve emeğimize kalmış…

Sonbahar lezzetini kışa taşıma yolları

  • Sapı kopmamış, çürümemiş ve fazla olgunlaşmamış elmalar seçilir.
  • Elmalar meyve raflarında ya da düz kutularda saklanabilir.
  • Ancak saklamaya uygun elma cinsleri kırmızı topaz, golden nugget denen açık kırmızı, pilot cinsi üzeri benekli büyük kırmızı elmalardır.
  • Kutuların içine tahta yongası ya da oluklu kartonla kaplayın ki elmalar temas etmesin.
  • Haftada bir kontrol edin çürüyen, ezilen elmaları seçin.
  • Kutuların üzerini hava alamayacak şekilde kaplayabilirsiniz.
  • Elmaları tek tek hava almayacak şekilde kâğıtla ya da farklı torba ile de sarmak mantıklı olabilir.
  • Sakladığınız yer fazla nemli ya da fazla kuru olmamalıdır. Balkonlar, sürekli havalandırılan bir oda uygun olabilir.

 

(Toplam 102 kez okundu. Bugün: 1)
PAYLAŞ:

Fikrinizi Belirtin.