Yemek İçin Yaşamak mı, Yaşayacak Kadar Yemek mi?

0

Hayatımızı devam ettirebilmek için enerjiye ihtiyacımız vardır. İhtiyaç duyduğumuz enerjinin temel kaynağını yediklerimiz ve içtiklerimiz oluşturur. Beslenme insanın hayat kalitesini de belirler. Yalnız çok yemek yiyerek çok kaliteli bir hayat sürmeyi beklemeyin. Kalori kısıtlaması olan bir beslenme biçimi ile hayatına devam edenler daha sağlıklı, daha kaliteli bir hayata pencere açıyor.

Şu sonuç size çok farklı gelebilir; yaşayacak kadar yemekle yetinenler kanser ve kalp krizi gibi en önemli iki hastalığı yemek için yaşayanlara oranla %80 daha az görülüyor. Bu ay ki hikâyemiz tam da bunu anlatıyor. Geçmişte yemek için yaşayan ve sonucunda kilo alan Özcan Beyin başarı yolculuğunu anlatıyor.

Ankara’da yaşayan Özcan Bey daha kahvaltı yaparken öğle yemeğinde ne yesem acaba diye düşünürmüş. Bu durum fiziksel açlık değil duyguların neden olduğu açlık olarak tanımlanır. Belki de yemeği bir araç olarak değil amaç olarak görüyordu. Yemeği hayatının merkezine koyuyordu. Son 4 yılda aldığı fazla kilolar ve başarısız diyetisyen girişimleri sonucunda sağlıklı bir hayat için adım attı. Yaşamasına yetecek kadar sağlıklı besinler içeren ve düzenli saatleri olan bir beslenme programı edinmek için yola çıktı.

Sağlıklı beslenme kurallarını içeren, ihtiyaçlarına göre hazırlanan beslenme programını 10 gün boyunca harfiyen uyguladı. 10 günün sonunda kendisinden şu mesaj geldi: “Öncelikle 10 gün çok rahat geçti. Diyette değil gibiydim sadece sağlıklı beslenen insanlar gibiydim. Teşekkür ederim.”

Diyetin ilk günlerinde porsiyon miktarları azaldığı için zorluk yaşadı ancak ona da zamanla alıştı. Sıkıldığında kendini mutlu etmek için ve acıkmadığı halde yemek yiyen Özcan gitti yerine duygularına hâkim olan, düzenli beslenen Özcan geldi. Bir ayın sonunda verdiği 7 kilodan sonra sağlıklı ve yeterli beslenmenin önemini daha çok anlamıştı. Duygularını şu cümlelerle aktarıyordu: “Hayatımıza bir düzen geldi. Evimizde yemek pişiyor, midemiz sağlıklı yemeklerle şenleniyor. Kiloluyken eğilmek, kalkmak, bir mesafeyi yürümek, merdiven çıkmak, yemek sonraları nefes almak bile çok zordu. Şimdi bu konuda rahatladım. Merdivenleri koşarak bile çıkıyorum. En güzeli, en önemlisi, en rahatı aç kalmadan, sinirlenmeden, yiyerek mutlu bir şekilde bir ayı bitirdik.”

Doğru beslenme alışkanlıklarının kazanılması zaman alır. Alışkanlıklar düzeldikçe insan vücudu buna olumlu tepkiler gösterir ve kilo kaybı görülür. Sağlıklı beslenme alışkanlıkları kazanan ve sonucunda 3 aylık sürede yaklaşık 14 kg hafifleyen Özcan Beyin yemek için yaşayan insanlara bir mesajı var: “Şimdi diyette 3.ayım bitti. Bu çalışmanın hayatıma o kadar olumlu etkisi oldu ki, ne kadar anlatsam az kalır. Kısacası kilolar gittikçe eski Özcan’ı bulmaya başladım.

 Sonuç: Besinler yeterli miktarlarda yenildiği zaman fayda sağlar. Aşırı besin vücuda zarar verir. Bu durum obezitenin en büyük sebebidir. Obezite çağımızın en önemli sağlık problemlerinden biridir. Farklı birçok hastalığı tetikleyen obezite, tedavi edilebilir bir hastalıktır. İnsanın hayat amacı; beslenme biçimi üzerine kurulmamalıdır. Besinler doğru şekilde, doğru miktarlarda, doğru zamanda yenildiğinde maksimum faydayı sağlar.

Share.

YORUM YAZ