AraştırmaEğitimKapak

3 Yıllık Tecrübenin Sonuçları

Ayakkabısız Okul Tecrübesi

Dilek Bayram (Sınıf öğretmeni)

-Dersine girdiğim dördüncü sınıf öğrencilerimin rahat edebilecekleri bir alan oluşturmak istedim. İlk önce sınıfa bir halı, birkaç minder attık. Orası çocuklar için bir okuma alanına dönüştü. Ondan önce de canları sıkıldığında, biraz rahat etsinler diye ayakkabıları çıkarıp sıraların üstüne oturarak ders işliyorduk.

-Birinci sınıf öğrencilerin dersine girmeye başladığımda, velilerin desteğiyle daha nezih bir ortam oluşturduk. Büyük bir sınıf vardı, onu ayakkabısız girilecek hale getirdik. 2 yıl bu böyle devam etti.

-Bu iş biraz sabır ve özveri gerektiren bir iş. Sıralı sisteminde çocuklar oturtuldukları şekilde kalıyorlar. Bu, öğrencileri kontrol edebilme açısından öğretmenin kolayına geliyor. Diğer türlü rahat olduklarından durmadan yer değiştirebiliyorlar. Bu da kontrolü sağlamak açısından biraz zor olabiliyor. Ben bunları sıkıntı etmedim; ama çocukların branş derslerine giren diğer öğretmenler, zorlandıklarını söylediler. Bazı öğretmenlerin bu sisteme geçmemesinin sebebi de bu.

-Bu uygulama ile çocuklardan akademik bir başarı beklemiyordum. Yöneldiğim nokta bu değildi. Görsel sanatlar dersinde ya da beraber etkinlik yaptıkları derslerde daha başarılı olduklarını gördüm. Bunun dışında çocuk derste sıkıldığı zaman bir köşeye çekiliyor, kendine ait bir alanda daha farklı şeylerle uğraşabiliyor. Böylelikle de öğretmenin dikkatini dağıtmamış oluyor. Çünkü çocuk sıkıldığı zaman ortamda huzursuzluk çıkarabiliyor.

-Okulda nöbetçi olduğumuz zaman çocukları sınıflara almakta zorluk çekiyoruz, çocuklar sınıflara girmek istemiyor. Ama benim öğrencilerimde böyle sıkıntılar olmuyor. Hatta sınıfa almayı bırakın sınıftan çıkmak istemiyorlar. Alan geniş, kimileri kitap okuyor, kimileri akıl oyunlarıyla oynuyor, kimileri de farklı uğraşlarla meşgul oluyorlar.

-Öğretmen ile öğrenci arasındaki irtibat daha samimi bir hal alıyor. Çocukların kendilerini rahat hissetmeleri davranışlarına da yansıyor. Sürekli bir aradayız, iç içeyiz. Mutlu olduklarını hemen belli ediyorlar, düşüncelerini rahat bir şekilde ifade edebiliyorlar. Bir de kitap okuma üzerinde çok durduk. İstedim ki öğrencilerimin hepsi kitap okuma alışkanlığı kazansın. Aslında projemizin çıkış noktası da bu oldu. Biz sadece rahat bir şekilde kitap okuyabileceğimiz alan oluşturmak isterken ayakkabısız girebileceğimiz bir sınıfımız oldu. İyi de oldu.

Uygulamaya Gelen Şikayetler

Erhan Genç (Müdür yardımcısı)

Geçen sene ayakkabısız sınıf ortamını, oluşturduğumuz örnek bir sınıf üzerinden velilere anlattık. Daha nezih ve daha temiz bir ortamda dersler işlenecek dedik. Onlar da çok olumlu karşıladılar. Güzel tarafları oldu, gelen şikayetlere odaklanacak olursak başlıcaları şunlardı:

  • Bir velimiz, en başta tamam demesine rağmen daha sonra, ayakkabıları giyip çıkarmanın onlar için zor olacağını söyleyerek bu duruma ısrarla itiraz etti. Birkaç velimizi de yanına almıştı. Biz de gereken açıklamaları yaparak yatıştırdık.
  • Öğretmenlerden, sınıftaki rahatlığın eğitimi zorladığını düşünenler oldu. Çocuklar sıralarda otursun, gözümün içine baksın, ben ne diyorsam onu hemen havada kapsın istiyorlardı. Öğrenciler için rahat ortam oluşmasından sürekli şikayet ediyorlardı. Ama ne eğitim sistemi böyle bir eğitim sistemiydi artık ne de öğrenciler istedikleri tarzdaki öğrencilerdi. 40 dakika boyunca öğretmenin karşısında oturup gözleri içine bakan öğrenci profili yoktu artık. Bundan dolayı öğretmenlerin de gelişen ve değişen dünyada kendilerini sürekli geliştirip yenilemeleri gerekiyordu.
  • Parkeler beyazdı. Bunların üzerine düşen boya kalemleri iz yapıyordu ve çıkarması oldukça zordu. Temizlik görevlileri de bu durumdan şikâyetçiydiler. Masalı-sıralı sınıflarda gri bir beton olduğundan sadece süpürüp geçiyorlardı. Burada biraz daha ayrıntılı temizlik yapmak zorundaydılar.
  • Okul yönetimi olarak bizim hatamız öğretmenlerden evvel velileri ikna etmemizdi. Oysaki öncelikle birçok seminer verip öğretmenleri bu duruma inandırarak öyle yola çıkmalıydık. Öğretmenlerin bu durumu istemeye istemeye yapmaları, velilerin de böyle bir ortamı istememelerine sebep oluyordu.
Etiketler

En Yeniler

Başa dön tuşu
Kapalı