AraştırmaRöportajSağlıklı Hayat

Alternatif Uygulamalarda Şüphe Var

Sağlık Bakanlığı’nın bu konudaki mevzuatına baktım. Tedavilerin tanımlamaları, uygulama endikasyon ve kontrendikasyonları (yani hangi durumlarda, hangi hastalıklarda uygularız ve ne zaman uygulamak uygun değildir) oldukça detaylı belirtilmiş. Bu tedavi yöntemlerini uygulayabilmek için gerçekten kapsamlı, eğitici vasfının yüksek olacağına inandığım, yine bakanlığın düzenleyeceği eğitim programları da ön koşul olarak konulmuş. Bunlar iyi de beni huzursuz eden birkaç konu oldu.

Resmi uygulamalar ne kadar mantıklı?

Birincisi, bu tedavilerin resmi olarak uygulanmaya başlanmasından önce etkinliklerinin değerlendirilmesi daha uygun olurdu. Şu anda ne kadar işe yaradığı belli olmayan bu tedavi yöntemlerini devlet ve hekimler vasıtası ile halka sunmak pek doğru gibi gelmiyor bana. Daha önce bunların etkili olduğuna dair çok sayıda hasta ile yapılmış, sonuçları birbirini destekleyen çok sayıda çalışma olsaydı, bakanlığın bu girişimi daha doğru olurdu.
Teşhis koyma problemi

ikincisi bu tedavilerin uygulanabileceği hastalıkların tanılarının öncelikle doğru konulmuş olması lazım. Yani tamamlayıcı tıp kursuna katılan her hekim değil ama kursa katılan ilgili branş hekimlerinin tanı koyup tedavi yapması daha uygun görünüyor.

Kavram kargaşası

Tanımlara gelince, bakanlığın mevzuatında geleneksel, tamamlayıcı ve alternatif tıp diye 3 kavram var ancak bunların tanımları yapılmamış. Burada benim anladığım ve bu konuyla ilgilenen bir meslektaşımla da fikir alışverişi yaptığım kadarı ile geleneksel tıp, uzun yıllardır halk arasında kullanılagelen yöntemler; kupa çekmek, bitkileri tedavi amaçlı kullanmak gibi. Tamamlayıcı tıp da günümüzde yeni yeni ortaya çıkan alternatif yöntemler, yani nöralterapi, proloterapi gibi yöntemler. Alternatif tıp kavramı ise aslında bizim eğitimini aldığımız daha çok batı ağırlıklı tedavi yöntemlerine bir alternatif anlamına geliyor. Bu kavram pek uygun değil bence.

Alternatif tıbbın uygulamalarında tabii ki şüphe var. Daha önce de belirttiğim gibi A sınıfı kanıta sahip, yani etkinliği çok sayıda hastada kanıtlanmış tedaviler değil bunlar. Ayrıca zarar verip vermedikleri de belli değil. Ama bu onların değersiz olduğu anlamına gelmiyor, önce bilimsel araştırma yapıp bunların etkinliği var mı yok mu ve yan etkileri kabul edilebilir düzeyde mi bakmak lazım. Halk arasında yaygın kullanılıyor olmaları tek başına bunları teşvik etmemiz için yeterli sebep değil.

Önce bilim tarafına ağırlık verilmeli

Benim şahsi görüşüm önce bu konularda bilimsel çalışmalar yapılması yönünde.

Uygulama konusuna gelecek olursak, bilimsel olarak etkinliği kanıtlanmış bütün tedavi yöntemlerinin uygulanması ve bunların yetersiz kaldığını düşündüğümüz noktada tamamlayıcı tedavi yöntemlerinin ilave edilmesi gerektiğini düşünüyorum.

Daha Fazla Göster

En Yeniler

Başa dön tuşu
Kapalı