Anadolu’nun Aslanları Kangallar

0

Sahibine sadık, kıymet bilir, vefalı, cesur ve daha birçok güzel özelliği kangallarda görmek mümkün. Evliya Çelebi’nin “Anadolu’da aslan gördüm,” sözleriyle anlattığı koruma altındaki kangalları Kangal yetiştiricisi Ümit Taşdelen’le konuştuk.

Anadolu çobanlarının vazgeçilmez yardımcıları kangalları, bilmeyen yoktur. Onları en fazla Sivas’ta görmek mümkün. Yol üzerinde bizleri karşılayan Tecer Dağı, Anadolu insanı gibi; ürkütmüyor göreni, tabiatın diğer güzellikleriyle tam bir uyum içinde. Altınyayla’dan Kangal ilçesine geçerken yolun üçüncü kilometresindeki Ümit Taşdelen’in kangal çiftliğindeyiz. Bu topraklarda kangal sevgisi çocuk sevgisine alternatif gibi durmuyor. Aksine insanın kıymeti bambaşka. Bu sebeple, kendilerine yoldaş olarak insanı anlayan, ona yoldaşlık eden kangalı seçiyorlar.

Yıllardır kangal yetiştiriyorsunuz, kangal nasıl tarif edilebilir?

Bir insan kadar hisli ve akıllı, bir aslan kadar cesurdur. Evliya Çelebi’nin de dediği gibi ‘Anadolu Aslanı’dır.

Kurtlarla mücadele etmesinin özel sebebi var mı?

Diş sistemi kurt ile aynıdır. Bir rivayete göre kurttan türemiştir.

Bu sebeple kurtla kapıştıkları söylenir. Kurda karşı koyabilen, hatta kurdun korktuğu tek köpek türüdür de denebilir; çünkü kurda karşı koymanın yanı sıra kurdu alaşağı edebilecek anatomik yapısı ve hisleri mevcuttur. Kangalın arka ayakları tavşan ayağı şeklindedir, hafif eğilimlidir; bu da ona hızlı hareket edebilme, süratli olabilme yeteneği kazandırmaktadır.

Doğumdan ölüme kangalın hayat serüvenini kısaca anlatabilir misiniz?

Bir kangal 65-70 gün arası gebelikten sonra yavruyu dünyaya getirir. 2-2,5 aylık oluncaya kadar mutlaka anne sütü gerekmektedir. Bundan sonra alıştırma ve eğitime tabi tutmalısınız; tabi bu aylarda iklim şartlarına da alışacaktır. Ev ortamında, kafeste ve bu gibi yerler onlara çok büyük zararlar vermektedir. Kafeste büyümüş kangaldan verim alınamaz. Fazla bağlı kalmamalıdırlar. – 50 dereceye kadar dayanabilen bu ırk çok sıcağa dayanamaz. Bu sebeple Ege ve Akdeniz bölgelerinde verimi düşmektedir.

Saf kangalı diğerlerinden ayırt etmek mümkün müdür?

Orijinal, saf kangalın gözü badem rengidir. Gözleri kurtlara göre zayıftır. Tüyleri topludur. Yoğun tüyü sayesinde iklim şartlarına uyum sağlar. – 50 dereceye kadar dayanabilen bir kangal için de takdir edilir ki yoğun tüy yapısı önemlidir ve saf kangal olduğunun delili olarak gösterilebilir.

Kangalı diğer ırklardan ayıran en belirgin özelliklerinden biri de yakın akrabasıyla çiftleşmemesi ve bu yolla üreme yolunu tercih etmemesidir. Atlarda görmüş olduğumuz hisli durum kangallar için de geçerlidir. İnsanlara karşı hissîdir. Niyeti anlar ve ona göre hareket eder. Kızdığınızda küstüğünü görürsünüz. Verdiğiniz yemeği yemez. İstediğiniz kadar bağırın bir çare yoktur. Ona sözünüzü dinletmek için gönlünü almanız gerekir.

Kulakları meselesine gelirsek…

Kulakları bilinçli olarak kesilmektedir; çünkü kulakları kapama işlemi görür ve ses duyumlarını azaltır. Ayrıca en zayıf noktaları kulakları olan kangallar yabani hayvanlarla mücadelesinde kulaktan darbe aldıklarında yere serilmeleri an meselesidir.

Diğer ırklardan daha fazla mı itaatkardırlar?

Kelime algılaması geniştir. Diğer türler en fazla 300 civarında kelime algılamasına sahipken kangallar 520 kelime algılamasına kadar çıkabilir; lakin ayrıntılı emirleri yerine getirmezler. Biraz sertlik vardır genlerinde.

Eğitilmesi bu noktada zordur, diyebilir miyiz?

Eğitilebilir; lakin belirttiğim gibi “Yat, kalk, git, gel!” gibi temel komutlarda kalırsınız. Mesela kaçak malzeme araması yaptıramazsınız kangallara. Onun hayat sahası bozkır olmasından mütevellit bu tür komutlara uyum sağlayamaz. Lakin koruma güdüsü oldukça yüksektir. Sürünüz ne kadar ileri giderse gitsin peşini bırakmaz. Aç kalır, susuz kalır; fakat ölümüne görevini yerine getirir. Onu dövüştürmek gibi bir yanlışa düşerseniz asla size güvenmez ve bakmaz; kahrından öldüğü gözlemlenen kangallar olmuştur. Başka bir örnek; iki kardeşi ayırdığınızda, farklı illere götürdüğünüzde psikolojik olarak travma yaşıyorlar.

Algısından, hissinden bahsediyoruz. Peki bu kadar güçlü algıyı, hissi hangi sebebe bağlayabiliriz?

Türler arasında, hatta diğer hayvanlar arasında en güçlü burna sahip türdür. Kilometrelerce ilerideki kokuyu algılayabilirler. Bu da ona güçlü bir algı ve his kazandırır. Burnunu yukarı doğu çeviren bir kangal mutlaka bir koku peşindedir.

Son zamanlarda Aksaray Malaklısı, Kangal’dan ayrı bir tür olarak kabul edilmeye başlandı.

Kangalın bir türüdür. Kangalın tarihçesine indiğinizde Aksaray malaklısı diye bir ırk olmadığını görürsünüz zaten. 1. Dünya Savaşı’ndan kalma fotoğrafları var kangalların. Aksaray Malaklısı Kangal ile Amerikan Mastifi’nin melezlemesinden meydana gelmiştir. Aksaray Malaklısı’na delil olarak ataları diye gösterdikleri fotoğraflarda Amerikan mastiflerini görürsünüz. Bunun da geçmişi 20-30 yıla dayanır en fazla.

Yurtdışına köpek dövüşlerinde kullanılmak üzere çıkarıldığı söyleniyor.

Yurtdışına en başta, çıtalardan ve diğer vahşi hayvanlardan korunmak için götürülüyor. Normalde yurtdışı yasağı yok; lakin insanlar yasal yolları tercih etmiyor genelde. Bunların belki de en önemli sebebi şu: Eğer kangal yurtdışına yasal olarak çıkarsa çipli ve pasaportlu olarak çıkıyor ve Türkiye’nin himayesinde kalıyor.

Alış-veriş dışında köpek dövüşlerinin de büyük bir piyasası mevcut. En kötüsü de bu zaten; çünkü dövüş piyasası saf kangal ırkını ortadan kaldırıyor. Kangal hisli ve algısı yüksek bir köpek olduğundan gücü yönünden öne çıkan diğer köpeklerle özellikle Rus Alabay ırkı ile eşleştirme yöntemiyle melez türler ortaya çıkarılıyor. Bu şekilde de dövüş yeteneği yüksek cinsler elde edilmede kullanılıyor.

Kangal ırkının koruma altında olduğunu biliyoruz. Bunun güzel tarafları var; fakat eksileri de var mı?

Bazı federasyonlar köpekleri koruma altına alıyor, onlara çip takıyor, köpeklerin şecerelerini oluşturuyor. Şecere dediğimiz şey de 16 köpekten oluşuyor. Şöyle ki farklı ailelerden yavruları çiftleştirmek suretiyle yapılıyor. Malum, kangallar akrabasıyla üremediği için saf bir kangal elde etmek de kolay olmuyor. Bu 16 aşamadan sonra ortaya çıkan yavru saf kangal oluyor. Bu da söylendiği kadar olmuyor tabi; bu aşamaları seneye vurduğunuzda 30-40 seneyi buluyor saf kangalı elde etmek. Bu kadar çalışmaya rağmen yeterli mi? Değil.. Koruma altına alma meselesi denetimden öteye geçemiyor ne yazık ki. Madden külfetli bir iş, bu noktada yeterince destek alınamıyor. Kangalın hala uluslararası tescili yok. Uluslararası Köpek Irkları ve Kinolojisi Federasyonu’nda yetkin kişilerle bağlantılı olarak tescil alınmaya gayret ediliyor.

(Toplam 464 kez okundu. Bugün: 1)
PAYLAŞ:

Fikrinizi Belirtin.