Gıda Analiz

Tahılların Kadim Dostluğu

Yemek Savaşları

Dediler ki: “Arpa ile buğdayı yazsanız olur mu?” “Olur” dedim. Dedim demeye de sonra düşündüm. Biz hep mukayese yapıyoruz. Genelde de biri diğerinden baskın oluyor. Baskın derken daha doğal, daha zararsız, daha sağlıklı, daha şifalı… Arpa ile buğdayı bu bağlamda nasıl yazacağım? Biri yapay değil ki diğerini öveyim. İkisi de Hazreti Allah’ın bize gıdalanalım diye verdiği nimetlerden. Tam bunu düşünürken ipin ucu elime geliverdi. Sahi, aranızda arpa ile gıdalanan var mı? “Arpa, at yiyeceğidir.” dediğinizi duyar gibi oldum. Duymamış olayım. Lakin siz de pek haksız sayılmazsınız. “Atın ölümü arpadan olsun.” diye bir atasözü var dilimizde. Hem arpayı şehriye dışında sofralarımızda gören var mı? Şehriye de arpadan mamul değildir zaten. Bir çeşit makarnadır. Şekli arpaya benzer sadece. Demem o ki biz arpayı unutmuşuz.

Arpa nedir, neyin nesidir?

Efendim arpa; mısır, buğday, pirinç gibi bir tahıldır. Buğday ile aynı koşullarda, aynı topraklarda ve aynı usulle yetiştirilir. Ancak buğday, insanlar için ekilirken, arpa daha çok hayvan yemi olarak kullanılır.

Arpa, dünyada 49,3 milyon hektar ekim alanı ve 132 milyon ton üretim ile buğday, çeltik ve mısırdan sonra dördüncü sırada gelir. Türkiye’de ekim alanı 2,7 milyon hektar iken, üretimi 7,5 milyon tondur. Buğday ve arpa Türkiye’deki toplam tahıl ekim alanının %93’ünü kaplar. Araziye kuşbakışı baktıktan sonra görüntüyü biraz yaklaştırıp mikroskobik seviyeye inelim diyorum.

Bir arpa tanesinin %7,5 – %15’i ham protein, %75’i çözünebilir posadan yani liften oluşur. Bu yüksek lif oranı, arpayı adeta sindirim dostu yapar. Lifler sindirim enzimleriyle sindirilmez, kolondaki yararlı bakteriler tarafından fermente olur. Kolon içindeki toksik metabolitlerin oluşumu ve barsak hücreleriyle temas süresi azaldığından kolon kanserine karşı önlem alınmış olur. Posada bulunan beta-glukanlar karaciğerden kolesterol sentezini baskılayarak serum kolesterol seviyesini düşürür. Beta-glukanların aynı zamanda kardiyovasküler (Kalp – damar)  hastalıkları önleyici, kan glukozu ve insülin seviyesini düşürücü etkisi vardır. Bu özelliği sayesinde Tip 2 diyabet tedavisinde oldukça etkili bir bileşendir. Yine kan basıncını düşüren ve antitümör etkiye sahip olduğu da gözlenmiştir. Beta-glukan oranı en yüksek olan tahıl ise arpadır (2-20 mg/100g).

Buğdayı arpayla karıştırmak için çok sebep

Buğday ise arpayla kıyaslandığında aynı miktarında; %5 daha az lif, %2 daha fazla protein, %1 daha fazla yağ içerir. Buğday ile arpa arasındaki en önemli farklardan biri de arpanın %20 daha fazla A vitamini içermesidir. Buğdayın doğal bir antioksidan olan skualen içeriyor olması bu skoru eşitleyebilir. Ancak kepeğinin ayrılması ve en faydalı kısmının hayvan yemine dönüştürülmesi, buğdayı bir adım geri atıyor. Tam da bunu söylerken, arpanın tamamının yem olarak kullanıldığını üzülerek hatırlıyoruz. Görünüşe bakılırsa biz oldukça hayvansever bir toplumuz. Çünkü faydalı olan ne varsa hayvanlarımıza yediriyoruz.  Bu da bizim pozitif bakış açımız olsun.

Netice itibariyle: buğday arpa savaşının bir kazananı yoktur. İkisi de asıl haliyle baş tacıdır. Ve hatta ikisinden de istifade edebilmek için unlarını karıştırıp ekmek yapmak en doğrusu olacaktır. Tabii eğer çölyak hastalığınız varsa buğday ve arpanın ikisi de sizin için saf dışıdır. Çünkü çölyak hastalarının sindiremediği gluten kompleksi bu tahılların her ikisinde de bulunuyor. Konu buğdaya gelmişken kendisinin aşurenin ana malzemesi olduğunu da hatırlatmakta fayda var. Gerçi siz bu yazıyı okurken aşureler çoktan yenmiş olacak; ama kim bilir? Belki aşurenin aslında buğdayla birlikte arpa da vardı.

Son olarak

Biz, sırf emin olmak için bulunduğumuz yerdeki birçok fırını dolaştık. Arpa ekmeği yapan bir fırın bulamadık. Marketleri de dolaştık. Oralarda da arpa ya da arpa ununa rastlamadık. Üretilen bu kadar arpanın yalnız yem ve farklı amaçlar için kullanıldığı aşikâr. Lakin ne büyük ayıp, ne büyük kayıp… Sofralarımızdan yalnızca faydalı bir gıda değil, bir sünnet de eksilmiş. Rasûlullah Efendimiz (s.a.v.) bir hadîs-i şeriflerinde şöyle buyururlar: “Üç şeyde bereket vardır: Veresiye satışta, mudarebede ve satmak için değil ev için buğdayı arpa ile karıştırmakta.”  (Sünen-i İbn-i Mace, Kitabu’t-ticarat, h.no:2289) İmamzâde Hazretleri de Şir’atü’l – İslâm’ında der ki: “Arpa ekmeği yemek Peygamberlerin sünnetlerindendir. Ekseriyetle onların yemeği arpa ekmeği idi.”

En Yeniler

Göz Atın

Kapalı
Başa dön tuşu
Kapalı