Aile ÖzelEğitim

Ayinesi Ailedir Kişinin, Lafa Bakılmaz!

Son yıllarda hayatın standartlarının ve kalitesinin yükseliyor olması, beklenen mutluluk ve huzuru getirmiyor. Bilimin ve teknolojinin hızla gelişmesi de pek çok alanda işlerimizi kolaylaştırırken, aile hayatının niteliği söz konusu olduğunda yolda kalıyor. Hatta teknoloji aileyi korumuyor aksine boşanmaları tetikliyor.

Sağlıklı ve güçlü bir aile yapısı; örf ve adetlerine bağlı, sevgi, saygı ve hoşgörü duygularıyla mücehhez, üretken ve özgüveni yüksek, “ahenkli nesiller yetiştirmek” mefkûresine sadık insanlarla mümkündür. Aksi takdirde sadece çocukların dünyaya gelmelerine fizyolojik olarak katkıda bulunmuş olunur. Bu da “ gerçek manada anne ve baba” olmakla ilgili değildir.

Aile, sağlam temeller üzerine inşa edilmeli
Toplumun temelini oluşturan ailenin çocuğuntalim ve terbiyesindeki mesuliyeti büyüktür. “Yakıtı insanlar ve taşlar olan cehennem ateşinden kendinizi ve neslinizi muhafaza ediniz” ayet-i kerimenin manası da burada ortaya çıkarak ailenin bu nispette önemini anlatıyor.

Bebeklik çağından itibaren çocukluğun aile içerisinde geçirilmesi, aileye ayrı bir önem atfediyor. Çünkü çocukluk yılları şahsiyetin kazanıldığı, ahlaki tohumların atıldığı, tutum ve davranışların şekillenmeye başladığı bir dönemdir. Dolayısıyla bu yıllarda çocuğa verilecek eğitimin çocuk üzerinde hayatı boyunca etkili olacağı muhakkaktır. Hayat binası inşa edilirken sağlam temeller bu yaşlarda atılır. Daha sonrası için gerekli hazırlıkları yapmak, iyi bir nesil yetiştirmede ilk yapılacaklar arasındadır.

İlk okul ve ilk öğretmen ailedir
Çocuk eğitiminde yapılan en büyük hatalardan biri eğitiminin okula bırakılmasıdır. 0-6 yaş arasında kişiliğin büyük bir bölümünün şekillendiği düşünülürse, eğitimde okulu beklemenin ne kadar beyhude olduğu anlaşılır. Aile içerisinde alması gerekenleri alamayan çocuklar, okul yıllarında olduğu gibi hayatlarının sonraki süreçlerinde de zorlanırlar. Araştırma neticesinde görülmüştür ki, böyle çocuklar yetişkinlik dönemlerinde var olan kapasitelerini de dolduramamaktadırlar. Çocuğun ilk okulunun aile, ilk öğretmenlerinin de anne babaları olduğu unutulmamalıdır.

Ülkemizde ailenin korunması Anayasanın 41. maddesi ile teminat altına alınmıştır. Aile ve Sosyal Araştırmalar Genel Müdürlüğü (ASAGEM) tarafından planlanan ve yürütülen faaliyetlerde amaç ”Aile kurumunun güçlendirilmesi, statüsünün geliştirilmesi” şeklinde ifade edilmiştir. Ne var ki planlamalar uygulama düzeyine inemediğinden daha da önemlisi yapılanlar maneviyat eğitimi ile temellendirilemediğinden netice alınamamaktadır. Hatta niyeti bozuk kişi ve kurumların aileye yönelik saldırılarına karşılık verilememekte bu noktalarda yeteri kadar cesur adımlar atılamadığından çocuk için ilk okul olan aile kurumu çökmektedir. İlk okullarından mahrum yetişen nesilleri ise büyük tehlikeler beklemektedir.

Bir kurumun varlığı, o kurumun etkinliği ile ölçülür.
Nesilleri, mensubu bulunduğu dine yönelten, ona kültürel ve manevi anlamda, terbiye hususunda tesir eden aile müessesesi, yeri doldurulamaz bir kurumdur. Bu sebepten de art niyetli kimseler, tarafından aile devamlı ilk akla gelen saldırı merkezi olmuştur. Özgürlüğü sorumsuzluk olarak lanse etmeye çalışanların gayretleri, televizyon kültür(süzlüğ)ü, taklit edilen sanal hayat tarzı, yetiştirile(meye)n neslin tüketim çılgınlığıyla, kanaatkârlıktan uzaklaşması, “şiddetli geçimsizlik” yalanlarıyla artan boşanma oranları, saldırıların ne kadar başarılı olduğunun göstergesidir.

Mazeret değil marifet üretelim
İyi Müslümanların geçmişte kaldığını söylemek marifet değil mazeret üretir. Bugün hayatın her alanında iyi Müslüman örneklerine ihtiyaç vardır. Menfaatsiz, yalansız, sözüne sadık, temsil kabiliyeti yüksek, dünyaya niçin geldiğinin farkında olan insanlara, ülkemizin hatta bütün insanlığın ihtiyacı vardır. Bunun da ilk adımını atacak olan ailedir. Sadece fizyolojik emeller için bir araya gelen değil, ancak mesuliyetinin farkında olan aileler bu tarz üstün nitelikli insan yetiştirebilir.

Aile yapısının ahengi için 7 fırsat noktası;

  • Çocuklar söylenene değil, yapılana bakarlar. Çocuklar gördüklerini yaşar ve öğrenirler. Onlara nasıl göründüğünüze dikkat edin, model olun.
  • Anne babalar eğitimci bir duruş sergilemeli, kendilerini gerek çocuk eğitimleri konusunda gerekse çocuğun manevi eğitimi konusunda yetiştirmeli, etrafındaki müesseselerden yardım almalıdır.
  • Çocuğun maddi ihtiyaçları karşılanırken, hak, adalet, dürüstlük, şahsiyet gelişimi gibi manevi ihtiyaçları da karşılanmalıdır.
  • Çocukların çocuk olduğu unutulmamalı, adam olması hedeflenmeli ama adamdan istenen davranışlar bir anda beklenmemelidir.
  • Aile bireyleri arasında sevgi ve merhamet yaşatılmalıdır.
  • Aileleri tehdit eden yaşayış, giyim-kuşam,konuşma, hal ve hareketlerdeki taklitçilik, akşamları kurulacak aile meclislerinde konuşulmalı, aile fertleri emrivaki ile değil izah edilerek ikna edilmelidir.
  • İhbari terbiye metodunun en güzel usulünden olan kitap okuma faaliyeti ailecek yapılmalı, okunan yerler yorumlanmalı, bu şekilde ailevi kültür, bilinç ve birliktelik arttırılmalıdır.

En Yeniler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu
Kapalı