AraştırmaKişisel Gelişim

Beklemek Neden Eziyet Gibi Gelir?

En kötü karar, kararsızlıktan iyidir, diyorsanız bu yazıyı okumalısınız…

Şehirlerin ara sokaklarında bir grup genç, birbirlerine bağırıp çağırıyor, el kol hareketi yapıyor. Kavga çıkması an meselesi. Olayı uzaktan izleyenler polisi arıyor. Gürültü patırtı devam ediyor. O arada genç polis memurları, yanlarında kıdemli meslektaşlarıyla gelip hadiseyi uzaktan izlemeye başlıyor. Balkonundan bu manzarayı izleyen insanlar, polisin neden müdahale etmediğini sorguluyorlar. Ancak kıdemli polisler olmasa idi, fazlasıyla hareketli ve tecrübesiz memurlar “en kötü kararsızlık” düşüncesine yenilirler ve hemen müdahale ederlerdi.

Yapılan araştırmalara göre, polislerin zamanından önce müdahale ettikleri kavga ve kargaşalar, durup beklediği hadiselere göre daha fazla yaralanmalara sebep oluyormuş. Polis duruma müdahale ettiğinde agresif sokak gençleri, sadece arkadaşları ile tartışıyorken, yeni durumda ceza alma ihtimalleri de ortaya çıkınca, riskli hareket etme olasılıkları daha da artar. Polisin uzaktan izlediği sırada, kanun baskısının onları yatıştırdığı tespit edilmiştir.

Bu misalin hayatımıza yansıması olarak, “en kötü karar, kararsızlıktan iyidir”, belirsiz durumlarda harekete geçmek için kullanılan bir düşünce hatasıdır. Daha öğrencilik yıllarında iken ebeveynler nasihat ederler; “Bilmediğin sorularda bile parmağını kaldır.” Bunun aslında bir faydası yoktur. Aktif olmak, aktif görünmek, başarı ile alakalı değildir. Hatta bu yanlış yönlendirme daha sonraki yıllarda bir hareketlilik olduğunda, durup düşünmeden, doğru soruyu bulup doğru cevaba ulaşmadan, harekete geçmeye sebep olur. Bu da “fevrilik” olarak tanımlanır.

Ucunda fevrilik de olsa insanoğlunun tabiatında, belirsiz durumlarda bir şeyler yapma hissiyatı, durup itidalli olmaya göre ağır basar. Bir işe yarasa da yaramasa da herhangi bir şey yapmak, sonrasında hiçbir şeyi düzeltmese de iyi hissettirir.
• Hareket berekettir,
• Hareket olmayınca bereket olmaz,
• Hareket çok bereket çok,
• Kuldan hareket, Mevlâ’dan bereket…

Bu atasözleri, bizleri fazlasıyla çabuk ve sık harekete geçmeye meylettirir. Kısacası, düşüncesizce hareket etmeyi, mantıklı bir beklemeye tercih eder. Zaten beklediğinizde, tam doğru kararı verip öyle harekete geçtiğinizde, kimse sizin için tören düzenlemez, madalya vermez. Ama kararlılık sergiler, hızlı harekete geçerseniz, hasbelkader durum düzelirse köy meydanında takdir edilmeniz, en azından ayın çalışanı unvanını almanız işten bile değildir.

Kötü de olsa aceleyle bir karara varmak, en eğitimli çevrelerde bile yaşanıyor. Mesela, doktor hastayı muayene ediyor. Tablo oldukça belirsiz, bir ilaç yazmalı mı, yoksa beklemeli mi? Burada da “en kötü karar” onu harekete geçmeye meylettiriyor.

Peki, ne yapmalı, nasıl davranmalı?

Belirsiz durumlarda, durum tam netleşene kadar bir şey yapmayın. Tabi bunu söylemek kolay, uygulamak zordur. Ancak kendinizi zapt etmeye çalışın. Şöyle ki:
• Aklına geleni işleme, her ağacı taşlama,
• Kış hazırlığı gör de yaz gelirse kadere,
• Anlamadan bir işe başlarsan, sonra başını taşlarsın,
• Hesapsız giden, zararlı çıkar.

Bir de kısrağın tayına nasihatine kulak verelim

Kısrak ile tayı su içmekteydi. Seyisler, diğer atları da suya çağırmak için ıslık çalmaya başladı. Islık sesini duyan tay, başını kaldırıp etrafına korkak korkak baktı. Suyu içemedi. Annesi, “Yavrucuğum, ne diye ürküyor, su içmiyorsun?’” diye sordu. Tay, “Şu adamlar ıslık çalıyorlar. Bunların hep birden ıslık çalmalarından ürküyorum.” dedi.

Kısrak, yavrusunun bu halini görünce, “Sen onlara aldırma, işine bak. Dünya kuruldu kurulalı böyle boş işlerle uğraşanlar olmuştur. Benim akıllı yavrucuğum, sen işine bak, suyunu iç.” dedi.
Sonuç olarak, aşırı hareketin tuzağına düşüp en kötü kararı verme anınızda, şu söz kulağınıza küpe olsun: “Kemâl ehli, kemâli sükûnet ile bulmuştur.”

En Yeniler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu
Kapalı