Araştırma

Bilgi Kirliliğinin Panzehiri

Imam-ı Azam Hazretleri, talebeleri arasında ders okutuyordu. Bu sırada vücudunu bir akrep soktu ve yere düştü. Talebeleri bu akrebi öldürmek isteyince; “Onu öldürmeyiniz, hadis-i şerifte, ‘Alimlerin kanı zehirlidir.’ buyruluyor. Bakalım o âlimlere dâhil miyim?” dedi. Az sonra akrep ölünce anlaşıldı ki İmam-ı Azam hadis-i şerifte bahsedilen alimlerdendi. Tarikatı Muhammediye şerhi “Berika” kitabında geçen bu hadise, zehire karşı panzehirin gücünü hatırlatıyor.

Bugün zihnimize, dilimize, dinimize, evimize, mahremimize her gün, hatta her an binlerce zehirli akrep giriyor. Evin başköşesindeki tv, cepte internet, sosyal medya akrep sürüsü gibi hücum ediyor. Bu zehirli akrep ilk önce şüphe bırakıyor, sonra bilgi kirliliği ve en nihayetinde de kendi zehrini tamamen yerleştirme stratejisiyle hareket ediyor. Bilirsiniz ki akrepler avlarının peşine düşmek yerine, onları pusuda bekleyerek avlar ve felç ederek öldürür. Nasıl mı? İnsan 365 gün, yani yılda her gün 2 saat haber izlese, her hafta bir dizi takip etse, haftada bir sinemava gitse, günde 2 saat sosyal medyaya takılsa ve bütün bunların akabinde bilginin doğruluğunu teyit etmeye zamanı kalır mı? Panzehir üretebilir mi? Akrepler her gün, her hafta, her ay, ağını yavaş yavaş örmüş, gerekiyorsa pusuda beklemiş, saati gelince av niyetine gördüğü takipçisini uyuşturmuş ve zehrini enjekte etme fırsatını oluşturmuştur. Peki, kitap bu anlatılanların neresinde? Tarık Buğra, Düşman Kazanmak Sanatı adlı kitabında ‘İyi Kitap Okumak’ başlığında Türkiye’de kitabın zehir ve panzehir oluşunu şöyle anlatır:

“Bana kalırsa, insanlığın en ciddî problemi oldum olası budur; toplumların üzerindeki kitap baskısıdır. Nitekim Türkiye bu baskı yüzünden çok şey kaybetmiş, bir nesil kaybetmiştir. Kıyısından döndüğümüz uçurumu kitaplar açmış, temizlenmesi daha yıllar sürecek büyük bunalımımız, birbirimize düşman kesilişimiz kitaplar vasıtasıyla olmuştur. Beyinler hamamda, çamaşır makinesinde veya teknesinde yıkanmıyor; bu iş kitaplarla yapılıyor.

Hakikati iyice kavramalıyız: Kitabın panzehiri yine kitaptır.

16 Ekim 1972 yılında Tercüman Gazetesinde yayınlanan bu yazının üzerinden 42 yıl geçmiş. Eskiden kötü kitabın panzehiri yine kitap idi. Günümüzde ise tv, sosyal medya ve çoğu defa bilgi çöplüğüne dönüşmüş internetin de panzehiri yine kitap.

Akreplerin metabolik hızları düşüktür, yani ağır hareket ederler. Onun için az yiyecekle yetinebilir, hatta iki yıl kadar açlığa dayanabilirler. İnternet vasıtasıyla yayılan sahipsiz bilgiler yerinde duruyor gibi görünür; ama onların metabolik hızları akrepten daha süratlidir. Bir insanı bilgi cihetinden özellikle itikadî noktada fasit etmekte/bozmakta akrepten daha doyumsuzdur. Teknoloji tellallarının ekran huzurunda “Artık kitap öldü” diye nârâ atmaları bundan olsa gerek. Kitabın düşmanı çoğalmış, her yer akrep olmuş. Her taşın altında bir akrep, her taşın altında bozuk bir fikir. Ne zaman fâsit/bozuk fikri kaldırmak için hareket edilse, akrepler zehrini akıtmak için hazır kıta bekliyorlar. Tabi, altında akrep çıkacak diye yoldan geçenlere zarar veren taşı kaldırmamak olmaz. Bilgi kirliliğini izale etmek için, akrebi öldüren bir alimden ve kitabından istifade etmek en tesirli yol olsa gerek. Bunun bir ileri merhalesi ise doğru bilgiyi sadece kitaba hapsetmek değil, doğru bilginin sahasını genişletmek için zehre karşı panzehir canlı kitaplar olmak.

En Yeniler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu
Kapalı