Fotoğraflıyorum

Bin kelime Bir KARE

Eski günlere etkili adımlar.Bir albüm sayfasındaki eski bir siyah beyaz fotoğrafın anlattıklarını, hatırlattıklarını kaç kelime ile ifade edebilirsiniz? O fotoğrafla eski günlere gider, hatıralarınızı bir kez daha yaşarsınız. O görme anında hissettiklerinizi kelimeler tarif etmede aciz kalır.

Albümün her sayfası ayrı bir zaman, ayrı bir mekân, ayrı bir duygu demektir. O albüm sayfalarında kâh duygulanır, kâh neşelenirsiniz. Eğer fotoğraftakiler rahmetli ise derin bir iç çeker, “Allah rahmet eylesin” deriz.  Hayatta ise, “selametlik” der, başlarsınız eski günleri anlatmaya. Değerli okurlar, işte fotoğraf böyle bir şeydir.

Öyle demiş Sultan İkinci Abdülhamid Han: “Binlerce kelimenin ihtiva ettiği anlamı fotoğraf tek karede gösterir.” Aslında her şey Cabir İbn-i Hayyam’ın Gümüş Nitrat’ın güneş ışığı etkisiyle karardığını bulması ile başladı. Leonardo da Vinci’nin karanlık odada mevcut ufak bir deliğin dış dünyadaki görünümlerini aksettirmesi fotoğrafçılığın başlangıcı kabul edilebilir. Sonraki gelişmelerle fotoğraf  hayatımıza girdi.

Artık günümüzde cep telefonlarında bile bulunan bir özellik olarak hayatımızın ayrılmaz bir parçası olmuş durumda. Eskiden fotoğrafı çekmek ayrı bir dert, bastırmak ayrı bir dertti. Çünkü poz almak, sonra yakmadan fotoğrafı çekmek, en son olarak da bastırmak gerekiyordu. Hem zahmetli, hem de maliyetli bir işti fotoğrafçılık. Artık günümüzde dijital fotoğraf makinelerinin çıkması ile fotoğrafçılık herkesin (amatör olarak) yapabileceği bir hale dönüştü. Tek yapmanız gereken uygun bir dijital fotoğraf makinesi almak ve düğmeye basmak. Ne poz masrafı, ne de baskı ücretleri. Her şey bir tıkla mümkün.

En Yeniler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu
Kapalı