AraştırmaHikaye ve Günlükler

Bir Arıtma Tesisi: Kayın Ağacı

Sonbaharda ormanları sarı ve kızılın mükemmel renk tonlarıyla süsleyen kayın ağacı, yeşil yapraklarını dökene kadar adeta arıtma makinası gibi havayı temizliyor. Havada bulunan karbonu, yapraklarıyla alarak köklerine hapsediyor ve havadaki oksijen miktarını artırıyor.

[Doc. Dr. Sinan Güner ]

Yaşadığımız asırda, atmosferde gözle görülmese de bulutlara benzer bir gaz tabakası oluşmaya başladı. Bu tabaka, insanoğlunun petrol, kömür, odun gibi katı yakıtları yakarak atmosfere saldığı ekserisi karbondan oluşan gazlardır. Sanayileşmenin günden güne artmasıyla atmosfere salınan karbon miktarının son yıllarda kritik seviyelere ulaştığı bilinmektedir.

iklimlerin değişmekte, deniz seviyesinin günden güne yükselmekte, felaketlerin sayısının arttığı iddia edilmektedir. Bu durumun esas sebebi, atmosferdeki karbon oranının artmasıdır. Havadaki karbonu gaz halinden katı hale getiren ve havayı temizleyen yegâne canlılar da bitkilerdir. Bu bitkilerden biri de Kayın ağacıdır.

Kayın ağaçları diğer ağaçlar gibi bünyesinde önemli miktarda karbon biriktirmektedirler.

Odunun yarısı, köklerinin de yaklaşık olarak üçte biri karbondan oluşmaktadır. Yaşlanmış bir kayın ormanı bir hektarlık alanda 100-140 ton arasındaki gaz halindeki karbonu katı hale çevirerek gövdesinde barındırmaktadır.

Bir hektarlık yaşlanmış kayın ormanı bir saatte 400450 kg oksijen üretebilmektedir. Kayın ormanları, karbon bağlaması ve oksijen üretmesinin yanında havadaki diğer tozları ve parçaları da vücuduna alarak havayı temizlemekte, adeta bir arıtma tesisi gibi çalışmaktadır.

Türkiye’de Doğu Kayını ve Avrupa Kayını olmak üzere iki türü bulunan kayın ağaçları Karadeniz boyunca kuzeye bakan yamaçlarda yayılmaktadırlar. Avrupa Kayını, Marmara Bölgesi’nde ve Trakya’da bulunurken Doğu kayını ise Gürcistan sınırından Marmara Bölgesi’nin iç kısımlarına kadar yayılış göstermektedir. Yaklaşık olarak 2 milyon hektar (1.961.660 ha) alanda yayılmış olan kayın ağacı ormanları Türkiye’nin en önemli yapraklı orman sanayi kaynağıdır. Bulunduğu yerlerde denizden 700m-1400m yükseltiler arasında derin ve nemli topraklarda yetişirler. Doğu Kayınının dünyadaki en güneye doğal olarak indiği en son nokta Amanoslar’dadır. En güney yayılış alanı Anadolu da olduğu gibi en yükseğe çıktığı alanında Türkiye’de olduğu tespit edilmiştir. Artvin Yusufeli’nde orman sınırının çok çok yukarılarında 2850 m yükseltide çalı şeklinde toplulukları bulunmaktadır.
Halk arasında Kayın ağacı; kızılağaç, bengüzek, akgürgen, haş ağacı, düzük gibi isimler verilmiştir. Doğu Karadeniz’de ise gürgen olarak adlandırılmaktadır.

Kayın ağaçları aynı zamanda yapraklarının mevsimlere göre aldığı farklı renkler ile görselliği açısından da dikkat çekmektedir. Kışın yaprağını döken kayınlar, ilkbahar başlarında açık yeşil, yaz ortalarında koyu yeşil, sonbaharın başlarında sarı, ortalarında kızıl, sonlarında ise açık kahverengidir. Her mevsim bulunduğu ormanlarda farklı renklerle beraber eşsiz manzaralar oluşturur. Ladin ve göknar gibi koyu renkli iğne yapraklı ormanlara ayrı bir güzellik katar. Fotoğrafçılar kayın ağacındaki renklenmelerle beraber doğa resimlerini çekebilmek için sonbahar ayını sabırsızlıkla beklerler.

Kayın ağaçları orman ağaçları içerisinde en babacan olanıdır. Koruyucudur. Yetişme alanında boşluğa yer bırakmaz. Yaşlıları tepesini genişleterek altında bulunan yavrularını aşırı sıcak ve soğuktan korurlar.

Bu ağacın odunu, mobilya ve parke sektöründe kullanılmaktadır. Kayın ağaçları serbest büyüdükleri zaman kalın dallı geniş tepeli olurlar ki bu da orman sanayisi için istenen bir durum değildir. Kaliteli kereste elde edilmesi için genç yaşlarından itibaren sıkışık halde yetiştirilmelidir.

Kayın tomrukları kesimden sonra hemen ardaklanma eğilimindedirler. Kesildikten sonra odununa arız olan mantarlar odunun hücrelerini çürütmekte liflerin yapısını bozmakta odunun ekonomik değerini azaltmaktadır. Bu duruma terminolojide ardaklanma denmektedir. Ardaklanmanın önlenmesi için orman depolarında su havuzları tesis edilmektedir.

Son zamanlarda kayın odunlarının kullanılmasıyla gündeme gelen kayın kütük mantar yetiştiriciliği önemli bir sektör olmaya aday görülmektedir.

Hafif acımsı olan tohumu taze iken veya kurutulup dövülerek bala karıştırılmak suretiyle fındık gibi yenebilmektedir. Tohumlarından elde edilen yağ, yemek yağı olarak margarin endüstrisinde kullanılır. Kayının ısınma esnasında çıkan katranından antiseptik olarak kullanılan kreozot adı verilen deri ve romatizma hastalıklarında kullanılan bir tür merhem elde edilmektedir. Yapraklarının böbrek ve idrar yolları iltihabı ve kumuna iyi geldiği bilinmektedir.

Etiketler

En Yeniler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Göz Atın

Kapalı
Başa dön tuşu
Kapalı