Bir Pırlanta Efsanesi

0

“Bir sene önce evlenmiş olan Hüseyin Bey, eşine ünlü bir markadan hediye aldığı pırlanta yüzüğü geri satma ihtiyacı duyar ve yüzüğü geri götürür. Fakat bozdurmak için gittiğinde, teklif edilen fiyat karşısında büyük bir şoka uğrar. Çünkü biçilen değer bir yıl önce ödemiş olduğu rakamın %80 daha altındadır.”

Pırlanta aslında bir elmastır ve elmasın belirli bir formda işlenmesi ile elde edilir. Dolayısıyla bu iki isim aynı anlamda kullanılabilir.

Kısaca; sert, parlak ve ışığı yansıtıyor oluşu elması kıymetli yapan önemli özellikleridir. Ayrıca, elmas geçmişten günümüze bir şekilde kıymetli bir maden(!) olmayı sürdürmüştür. Burada elmas hakkında bahsedilmeyen bazı gerçekleri ve değerini nasıl koruduğunu farklı bir açıdan sunacağız ve sorduğumuz sorulara bulduğumuz cevaplarla madalyonun arka yüzünde neler olduğunu keşfetmeye çalışacağız.

 Gerçekten nadir mi?

1902 yılına gelindiğinde elmas üretimini %90 oranında sektördeki en güçlü monopol olan “De Beers” firması yapıyordu. İlerleyen yıllarda Rusya ve Çin gibi ülkelerin de üretim ve ticaret anlamında piyasaya girmesi ile bu oran azaldı ve gelişen teknoloji ve yeni madenlerin bulunuşu gibi etkenlerle bir arz patlaması meydana geldi. Ancak elmas piyasası hâlâ büyük oranda De Beers şirketinin hâkimiyeti altındadır. Yani üründeki son işçiliği ve satışı farklı birçok firma yapsa da elmasın temeli aslında çok da çeşitli değildir. Konuya dair önemli bir iddiaya göre; çıkarılmış olan elmasların depolarda saklanmakta olduğu ve değerinin düşmemesi için sadece küçük bir kısmının piyasaya sürüldüğü savunulmaktadır. Dolayısı ile bu görüş ışığında elmas aslında sanıldığı kadar nadir değildir.

Nitekim 2015 yılında arz talebin çok üstünde kalmış, birçok şirket zarar etmiş ve mağaza kapatmak zorunda kalmıştır.

Tam da bu noktada “Kanlı Elmas” tabirini hatırlamak yerinde olacaktır. Elmas çıkarılması ve ticareti Afrika kıtasında birçok savaşın temel sebebidir. Özellikle yasadışı elmas ticareti insanların köle gibi elmas işçiliğinde çalıştırılmasına sebep olmaktadır ve en azından şu açıktır ki: Ana vatanı büyük ölçüde Afrika olan elmasın faydalarının neredeyse tamamının oraya ait olmadığı gibi bir de elmas bu coğrafyada zulüm ve savaşa sebep olmaktadır. Bu misal size de petrolü anımsatmadı mı? Bir tarafta kazananlar, diğer tarafta kanı dökülen ve kaybeden masumlar…

 Pırlanta neden değerlidir?

Pırlantanın güzel bir görünüme sahip olduğu gerçektir ancak; sizce insanların parlayan bir şeyi parmak ve boyunlarında taşımak için birkaç maaşını vermesi normal midir? Yoksa insanlar pazarlama ve algı yönetimi ile kandırılıyorlar mı?

Dikkatle bakıldığında herhangi bir film, dizi, TV programı ve reklamda tanınmış kişilerin üzerlerine özenle yerleştirilmiş pırlanta ürünler dikkat çekmektedir. Hatta bütün dünyada yerleştirilen çok klasik bir imaja göre bir genç adam bir kızı çok sever ve bazı gelişmelerden ve maceralardan sonra biz onu diz çökmüş elinde pırlanta bir yüzükle evlilik teklif ederken görürüz. Genç adam ne yapıp edip kaç para ise bulur ve en güzellerinden bir pırlanta yüzük alır. Yüzüğü gören kız da kabul eder bu geri çevrilemez teklifi. Hatta zaman zaman pırlanta yüzüğün kadınlar üzerindeki etkisine dair mizahi yaklaşımlar dahi görülür bu mecralarda. Tabi bir de kullanılan efektler ile pırlantanın gözümüzü kamaştırdığını görürüz aynı zamanda. Adeta sen de al beni diye haykırır… Sizler de kısaca çevrenize bakarsanız evlenmiş ve evlenecek olan insanların yüzük ve takılara ne denli paralar harcadığını görebilirsiniz.

Amerika ve dünyanın birçok ülkesinde neredeyse bütün evlilikler pahalı bir pırlanta yüzük ile başlıyor. Türkiye’de bu ülkelerden biri olma yolunda hızla ilerliyor. Peki ama yüzüğü aldıktan sonra sağlık veya eğitim gibi herhangi bir sebepten ötürü satmak istersek ne olur?

Yüzüğü satarken türlü hilelere başvurur satıcılar ve hatta karlı bir yatırım olduğu dahi söylenir pırlantanın ama işin aslında ne olduğuna dair küçük bir araştırma ile öğrenebileceğiniz bir bilgiyi paylaşalım sizinle. Birçok pırlanta firması aldığınız ürünü geri götürdüğünüzde eğer pırlanta yüzük verdikleri garanti süresi içerisinde ise %20-30, süre bittikten sonra ise %30-50 oranında düşük fiyatla geri almaktadır ki bunların iyimser rakamlar olduğunu hatırlatalım. Buna ek olarak söz konusu fiyat farkının bazı faktörlere bağlı olarak bizim örnek hikâyemizde olduğu gibi çok daha yüksek oranlara çıkması da mümkün. Bu gerçekler ışığında pırlantaya bir yatırım aracı olarak bakmak pek de mümkün görülmemektedir.

 Bu “kıssadan” bizim için hisse ne olur?

Elmas elbette tarih boyunca ilgi görmüş bir madendir. Nitekim kaşıkçı elması Osmanlı’dan günümüze gelen önemli bir mirastır. Fakat elmasın günümüzdeki ticareti ve yatırım aracı olarak kullanılmasındaki sorular ve sorunlar sebebi ile satın alırken bir kere daha düşünülmelidir. Zira insanlar evlenecekleri zaman geleneklerimizde olduğu gibi hediye olarak değer kaybının çok daha az olduğu ve hatta çoğu zaman büyük kârlar getiren altın gibi ürünlere yönelirse ilerde duyacakları ihtiyaç zamanında bunu kullanabilirler. Birçok kişinin de evlendikten bir süre sonra ev almak ya da daha farklı ihtiyaçlarında kullanmak üzere bozdurmak istediğinde duyduğu pişmanlığa siz de şahit olmuşsunuzdur. Bir atasözünü hatırlatmakta fayda var: “Ak akçe kara gün içindir”. Sadece bir görsellik ve popüler olmuş bir kültür için birkaç aylık kazancımıza mal olacak harcama her zaman makul gelmemektedir. Ayrıca strowski gibi çok benzeri ve çok daha az maliyetli seçeneklerde düşünülebilir. Unutmamalıyız ki lüks olan değil faydalı olan şey karlıdır.

(Toplam 440 kez okundu. Bugün: 1)
PAYLAŞ:

Fikrinizi Belirtin.