İnsanKişisel GelişimKolay Hayat

Bir Soru Sordum Başıma “İş” Aldım

Adapazarı’nın en kurumsal sigorta şirketinde “kalite çalışması” yapıyoruz. Müesseseleşme yolunda mesafe almaya yönelik bu çalışmanın konu başlıklarından biri de “iş hayatında soru sorma” meselesi. Eğitim verdiğim bu sigorta acentesinin çalışanlarıyla, şirkette neleri iyileştirebiliriz sorusuna cevap aradık. Hangi hususlara temas etmemiz lazım, hangi noktalarda zayıfız? Ya da hangi birimler gelişmeye daha açık?

İş hayatında soru sorma meselesinde, kalite çalışması yaptığım sigorta şirketindeki arkadaşlara başvurdum.

Onlara “İnsan ve Hayat dergisi için bir yazı hazırlıyorum, konu da “iş hayatında soru sorup o işin sorana kalma meselesi” dedim.

Sizin de başınızdan geçen hadiseler olmuştur. Ortaya bir fikir attığınızda veya bir konuya temas ettiğinizde (kuyuya bir taş attığınızda) size geri dönüşü nasıl oluyor, ne hissediyorsunuz?

İyi düşünmüşsün, öyleyse sen yapıver

Bu yaptığımız, tecrübelerin paylaşılması ve şirket içerisinde bir öz değerlendirmeydi. Toplantıdaki arkadaşlardan ilk sözü, şirketin çalışkanlarından biri olan muhasebe sorumlusu aldı. “İş yerindeki meseleleri kendime dert ediyorum, onları çözmeden rahat edemiyorum. Eksik bir şey gördüğüm zaman susamıyorum, soruyorum teklifte bulunuyorum. Küçük-büyük bütün problemlerin çözülmesi için çalışmak, gayret etmek ve çözüm yollarına sımsıkı yapışmak bana heyecan veriyor. Çünkü işimi ve iş yerimi seviyorum. Kenarda beklemek, bir eksiği görmezden gelmek, umursamamak içime sinmiyor.” diyordu. Ancak sorduğu soruların, sunduğu çözümlerin yapılma işi genelde kendisine kalıyormuş. O da bu durumdan biraz dertli idi. Orada bulunan bir başka arkadaşımız başından geçen hadiseyi şöyle dile getirdi. “Müşterilerle ilgili şöyle bir kayıt tutalım, bu sayede ödeme problemi olan müşterilere çözüm getirmiş oluruz.” deyince, ‘İyi düşünmüşsün; sen yap.’ denilmiş ve iş soru soranın üzerine kalmış.

Bahsettiğimiz hadise, işlerin nasıl yapılacağı hakkında iyi bir iş bölümü ve işlerin nasıl yapılacağına dair kuralları olan, profesyonel bir ekibin yönettiği, kurumsal bir müessesede yaşanıyor. Üstelik müşterilerin gözünde bu şirket, “Adapazarı’nın en kurumsal sigorta acentesi.” Müşterilerin isteklerine ve işlerine profesyonel yaklaşıyorlar. Ayrıca çalıştıkları müşteriler de kurumsal firmalar. Yani, makbul seviyede müesseseleşmiş bir şirkette dahi bu tarz problemler yaşanabiliyor. Muhasebe sorumlusunun dile getirdiği mesele, bu yönüyle umuma müşahhas sayılabilecek bir misal olma özelliği taşıyor.

Anlıyoruz ki; Bir mesela hakkında fikir beyan etmek, soru sormak, farklı bir meseleyi mevzuu etmek, farklı bir teklifte bulunmak fiiliyatı müessese içinde ve çalışanlar arasında farklı farklı istikametlerde menfi veya müspet tesirlere sebep olmaktadır. Mevzu işletme yönetimi bakımından “deryadan bir katre” misali ufacık bir konu gibi görülürken, tesirleri bakımından ciddi neticeler hâsıl olduğunu hep birlikte müşahede ettik.

“Şirket içindeki bir problemi sorgulamaya başlayıp, burası niye böyle olmuş, şöyle yapsak daha güzel olur, deyince ‘Pekala, sen bu işi çöz!’ deniliyor. İş asıl yapması gerekene yönlendirilmiyor.

Bir de soru sormak, müessesenin eksiklerini görüp düzelmek her kim tarafından yapılıyorsa yapılsın takdir edilirse; iş yerindeki diğer çalışanlar da sormaya, çözüm aramaya, eksikleri düzeltmeye teşvik edilmiş olur.

Soru sormak çözüm aramaktır

“Bir kere soru sormayı, çözüm üretmeyi göze alıyorsanız, bazı fedakârlıklarda bulunmayı da göze almalısınız.” diyor şirketin satış temsilcisi Metin Bey. İş hayatında soru sormanın başkalarının arkasını toplamak manasına geldiğini belirten Metin Bey, bu durumla birlikte verilen işlerin de doğal olarak artacağını söyledi.

Aldığınız işlerde ne kadar başarılı olursanız, sorumluluklarınız ve sizden beklentiler de aynı oranda artıyor diyen şirket müdürü Ali Bey ise, “Şirket içindeki bir problemi sorgulamaya başlayıp, burası niye böyle olmuş, şöyle yapsak daha güzel olur, deyince ‘Pekâlâ, sen bu işi çöz!’ deniliyor. İş asıl yapması gerekene yönlendirilmiyor. Böyle olunca bir süre sonra soru soran, meseleyi ortaya atan kişi başkalarının işini de vazifesi olmadığı halde üstlenmek zorunda kalıyor. Bu durumda iyi niyetinin suiistimal edildiğini hissediyor ve bir dahaki sefere acaba sussam mı diye düşünüyor.” diyor. Buna rağmen Ali Bey, soru sormaktan ve çözüm aramaktan asla vazgeçilmemesi gerektiğini belirtiyor. “İşimizi geliştirmek için soru soranı, teklifte bulunanı, yeni çözüm yolları arayanları teşvik ve takdir etmeye verdiğimiz ehemmiyet ile içim rahat.” diyor.

Maksadın varsa kaliten artar

Vizyon sahibi şirketlerin kalite arayışı, hem çalışanlara hem de kuruma değer katar. Bahsi geçen sigorta acentesi, toplantı neticesinde bu durumun önüne geçecek bazı kararlara çoktan imza attı bile ve kendini daha da geliştirecek. Vizyon sahibi, maksadı olan bir müessese, iş yerindeki problemleri tespit edip çözüm arayanlara destek verir. Sorulan soruların boşlukta kalmadığını, konunun işinde samimi kişiler tarafından araştırıldığını ve o hususta bir fiiliyatın hayata geçirileceğini açıkça ifade eder.

Hatta böyle müesseselerin yöneticileri, “Hepimizin üstüne ek iş çıkabiliyor. Ek iş maliyetli olabilir; ama kuruma değer katacak.”diyerek müessesesine değer katan çalışanları yalnız bırakmaz, yanlarında olurlar.

Bir de soru sormak, müessesenin eksiklerini görüp düzelmek her kim tarafından yapılıyorsa yapılsın takdir edilirse; iş yerindeki diğer çalışanlar da sormaya, çözüm aramaya, eksikleri düzeltmeye teşvik edilmiş olur. Hem müesseseler hem de çalışanlar bakış açılarını bu noktada yeniden değerlendirmeliler. Kurum içerisinde çalışanlar, işlerini en güzel şekliyle yapmaya özen gösterirlerse herkes ortaya çıkan neticeden memnun kalacaktır. Rasülüllah Efendimiz bu hususta “Allah, sizden biriniz bir iş yaptığında onu en güzel şekilde yapmasından muhakkak hoşnut olur.” buyurmuşlardır.

Vizyon sahibi müesseselerin 5 soru anlayışı

  1. Bir çalışan soru sorduğunda onu dinler ve takdir eder. İşi sorana değil, ilgili kişiye yönlendirir.
  2. Sorulan sorunun çözüm yollarının ilgili kişiler tarafından samimiyetle araştırılması sağlanır. Konunun ciddiyetle değerlendirileceği yönetici tarafından herkese genel bir prensip şeklinde bildirilir.
  3. Soru soran, çözüm üreten çalışanların bu davranışı takdir edilerek, mesai arkadaşlarının da sormaya, fikir üretmeye yönlendirilmesi temin edilir.
  4. İyi bir çözüm kim tarafından teklif edilirse edilsin, takdir edilen bir husus olduğu belirtilir ve böyle kişilere küçükte olsa mükâfat verilir.
  5. Sorulan, teklif edilen, üretilen fikirler kenara atılmaz, maliyetli bir iş olsa dahi müesseseye değer katacaksa, titizlikle hayata geçirilmeye çalışır.

En Yeniler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu
Kapalı