AraştırmaKültür Sanat

Bu Yol Çıkmaz Sokak

Osmanlı şehir kültüründe önemli bir yere sahip olan çıkmaz sokakları günümüz şartlarında incelemek; ortaya çıkan manzarayı paylaşmak adına bir keşfe çıktık. Hasköy’deki Nöbetçi Çıkmazı; Fatih, Debbağ Yunus Çıkmazı; Kadıköy, Bağdat Çıkmazı inceleme yaptığımız çıkmazlardan bazıları.

Osmanlı toplum yapısı açısından önemli bir yere sahip olan çıkmazlar, günümüzde bambaşka bir manada kullanılmakta. Çıkmazlar, film karelerinde kötü karakterlerin yanlış işlerini yapıp saklandıkları yerler olarak gösteriliyor. İmar çalışmalarında unutulmuşluğu ve suistimali hatırlatan bu yerler, şimdilerde tarihi mirastan ayrı düşmüş yerler. Oysa bu sokaklar, geçmiş sosyal hayatı aydınlatan bir hayli malumat ihtiva etmektedirler.

Çıkmaz sokak kavramı, kültürel açıdan incelendiğinde aile hayatı hakkında bilgi vermektedir. Bu sokaklar, Osmanlı şehir hayatının nabzını tutmuş, insanların dayanışma içerisinde hayatlarını idame ettirdikleri alanlar olmuştur. Birbirlerine karşı sorumlu olan insanların, sosyal bir dayanışma içinde bulundukları fiziki bir mekandır sokaklar. En kısa tarifle; aynı mescitte ibadet edenlerin aileleri ile birlikte ikamet ettikleri yerlerdir.

Mahremiyete riayet önemli rol oynar bu çıkmaz sokakların oluşumunda. Çıkmaz sokaklarda genel anlamıyla kamu tarzı mekân prensibi söz konusu değildir. Bu sokaklar ortak yaşayanların mülkiyetidir. Bu sokakta tek prensip vardır; o da başkalarını rahatsız etmemek.

Aile hayatını koruyan duvarlar

Osmanlı şehirlerinde yerleşim, belli merkezlerin etrafında yapılmaktaydı. Bu merkezlerden en önemlisi de camiler ve mescitlerdi. Çarşılar, caminin hemen yanında yer alırdı. Sokaklar, camilerden sarmallar halinde şehrin uç noktalarına kadar ulaşırdı. İnsanlar şehrin merkezinde buluşur, konuşur, ibadetlerini yapar, sosyal ilişkilerde bulunurlardı. Ancak aile yapısı söz konusu olduğunda, gözlerden uzaklık söz konusuydu. Yani aile hayatını barındıran evler kesinlikle göz önünde değildi. Mahremiyetin ön planda olduğu bu hayat şekli, çıkmaz sokaklarla beraber aile hayatını koruyan duvarlar halini almıştır.

Güvenlik

Sokakların bağlı bulunduğu mahalleler de oldukça önemliydi. Mahallelerin kontrolü için büyük kapılar mevcuttu. Bu kapılar akşam belli bir saatten sonra kapanırdı. Mahallenin güvenliği bu şekilde sağlanırdı. Güvenliği Paspan denilen ücretli bekçiler sağlardı. Güvenlik sadece kontrolün sağlanabilmesi adına kapılar konulması ve bekçinin tutulması esasına dayalı değildi. Tanımadıkları bir ailenin sokağa taşınması da sokağın ortak kararına bağlıydı.

Osmanlı şehirlerinde, aynı sokaklarda yaşayanlar, sosyal hayatın güvenliği ve korunması bakımından birbirlerine zincirleme kefil de olurlardı. Mesela kişiler, istedikleri zaman bulundukları sokağı değiştiremezlerdi. Sokak değiştirme işi, tayin, görev vb. gibi zorunlu hallerde gerçekleşirdi. Asıl mühim olan şey, sokağa taşınacak ailenin, sokak sakinlerinden birinin kefaletine bağlı olmasaydı. Bir kefil bulamayanlar, doğal olarak sokağa da taşınamazlardı. Diğer yandan, bir sokağa yeni gelenler, hemen o sokakta yaşayan biri olarak da tescil edilmezdi. Kişinin sosyal dokuya uyum sağlaması için İstanbul’da beş, diğer şehirlerde ise dört yıl yaşaması gerekirdi. Bu sürenin sonunda ancak kişi o sokağa ait olarak tescil ediliyordu. İşte sokaklarda kurulmuş olan bu zincirleme kefalet sistemi, aynı zamanda şehrin asayişinin sağlanmasında da önemli rol oynuyordu.

Mahremiyet

Çıkmaz sokaklar, kamuya açık alan ile evlerin mahremiyeti arasında bir geçiş oluşturuyordu. Sokakta oturacak kişilerin seçiminde kan ve akrabalık bağı değil de dini ve kültürel aidiyeti dikkate alınırdı. Komşuluk ilişkilerinin en üst seviyede yaşandığı bu sokaklar; kadınlara karşı hürmetin olduğu yerlerdi. Hayatın diğer alanlarında olduğu gibi çıkmaz sokaklarda da kadın ve erkek arasında mutlak surette bir mesafe söz konusuydu. Sokakta karşılaşılan kadına dik dik bakılmaz, derhal başlar öne inerdi. Kadınların sokakta rahat yürüyebilmeleri için erkekler kenara çekilir, halk arasında geçen yabancılara küstahça bakış şöyle dursun, fazla bir meraka bile fazla tesadüf edilmezdi. Sokaklardan kahkaha sesleri yükselmez, sokakta kavga eden ayak takımı da enderdi. Komşumu rahatsız ederim, ona eza ederim, kul hakkına girmeyelim düşüncesiyle sokaklara çöp atılmaz, yerlere katiyetle tükürülmezdi.

Sokağı yeni keşfedenler

Osmanlı mahalle mimarisinde mühim bir yer edinen çıkmaz sokaklar zamanla başka kültürlerin dikkatini çekmekte de gecikmedi. İngiltere’de yapılan araştırmada, en mutlu insanların çıkmaz sokak sakinleri olduğu ortaya çıktı. O kadar ki, ev alacakların çıkmaz sokakta bulunan ev için yüzde 20 fazla ücret ödemeyi bile göze aldıkları belirlendi. Çıkmaz sokakta komşuluğun üst seviyede olması, insanların birbirlerini isimleriyle tanıması, birlikte bir fincan kahve içebilme ve ihtiyaç olunan malzemelerin ödünç alınması, çıkmaz sokağı tercih etmelerinde en büyük tesirler. Streetclub ve B&Q kuruluşları tarafından yapılan araştırmada ise, insanların yüzde 88’i çıkmaz sokakta ev sahibi olmanın keyifli olacağını ifade etti. Çıkmaz sokağa olan bu yöneliş sebebiyle İngiltere’de yeni siteler buna göre dizayn ediliyor.

Günümüzün çıkmaz sokağı

Günümüzde çıkmaz sokak uygulaması apartmanlara da uygulanmakta. Mimari teknolojinin gelişmesiyle apartman hayatının ortaya çıkması çıkmaz sokakları da etkiledi. Şu an için var olan çıkmaz sokaklar, yüzyıllar öncesindeki formatından ayrılarak bambaşka bir hal almış durumda. İnsanlar çıkmaz sokakları arabalarını güvenle park edecekleri mahal olarak kullanırlarken; çocuklar içinse arabaların olmadığı iş saatlerinde oyun parkı halini almaktadır. Osmanlı şehir kültürü’nün önemli bir unsuru olan çıkmaz sokaklar, günümüz mimarisine ilham olmuştur; fakat sadece şekil olarak.

En Yeniler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu
Kapalı