Araştırma

Büyük Kargaşaları Anlamanın Yolu Rekabet Deneyi

İnsanların sosyal ihtiyaçlarının en temeli olan aidiyet hissi, insanları gruplar kurmaya ve kurulu olan gruplara dâhil olmaya sevk etmektedir. Gruplar bir rekabete sürüklenirse kargaşanın oluşması kaçınılmaz bir hal alıyor.

[ Adem Serdaroğlu ]

İnsanlar kendilerine benzeyen insanları severler ve onlarla birlikte vakit geçirmekten hoşlanırlar. Bu yüzden de seçtikleri gruplar kendi sosyokültürel özelliklerini yansıtmak zorundadır. Herhangi bir gruba bakarak, o gruba mensup olan kişilerin karakteristik özelliklerini tahmin edebilmemiz ardındaki sebep de budur zaten. ilk defa tanıştığımız bir insana niye memleketini sorarız ki? Hangi mesleğe sahip olduğu, hangi fikri hayata sahip olduğu neden bizim için bu kadar önemlidir? Çünkü onu tanımak isteriz.

Sosyal psikologlar kendimizi bir gruba ait hissetme ihtiyacımızın temellerini araştıran birçok deney yapmışlardır. Bir grubun ferdi olduğumuzu düşündüğümüzde, hareketlerimizi o gruba göre ayarlar, grubumuzun diğer üyelerini, grup dışından olanlara karşı müdafaa ederiz. Bir insan bir çok farklı gruba dahildir; bazıları kendi tercihlerimiz iken diğerleri ise az önce bahsettiğim gibi içinde doğduğumuz gruplardır.

24 öğrenci ile deney yapıldı

Muzaffer Şerif, meşhur deneyini Oklahoma’daki Robbers Cave Milli Parkı’nın tam ortasındaki kuş uçmaz kervan geçmez bir yaz kampında gerçekleşmiştir. Genel olarak deney, bir toplumdaki dışlama ve ayrımcılık gibi problemler konusunda son derece yapıcı çözüm sunmaktadır.

24 genç öğrencinin, yaz kampında birkaç ay vakit geçirmesi planlanmış, hepsinin geçmişleri ve ilgi sahalarının benzer olmasına dikkat edilmiştir. Öğrencilerin ders notları da hemen hemen aynı seviyededir. Öğrenciler kampa iki otobüsle ve 12’şer kişilik gruplar halinde getirilmiş, her iki gruba da diğer grubun varlığından bahsedilmemiştir.

iki grubun üyeleri de kendi içlerinde bir hiyerarşi oluşturmuş ve astlar ve üstler belirlenmiştir. Astlar üstlere şartsız itaat ederken, üstler de astlara emir vermekten, hatta zaman zaman sert davranmaktan çekinmemiştir.

“Ortalama uyumlanma” adı verilen bu ilk aşamanın sonunda artık herkes karşı gruptakilerle tanışmaya hazırdır. Sonrasında “Çatışmanın doğuşu” adını taşıyan ikinci aşama başlayacaktır. Yani öğrenciler izci kamplarında olduğu gibi, çeşitli spor ve eğlence dallarında yarışacaklardır.

Şaşırtıcı olan ise, istisnasız bütün öğrencilerin öteki grubun mensuplarına karşı düşmanca davranmaya başlamasıydı. Nitekim yarışmalar sırasında da durum giderek kötüleşecektir. O kadar ileri gittiler ve tehlike sinyalleri vermeye başladılar ki, ikinci aşama iptal edildi ve son aşamaya geçilmek zorunda kalındı.

Ortak hedefler rekabeti sildi

Bu aşama, Muzaffer Şerifin planlarına göre sakinleşme ve barışın sağlanması aşaması olacaktı. Zira 24 kişilik insan topluluğunu sadece iki gruba ayırmak bile aralarında düşmanlığa yol açtıysa, bunu düzeltmenin ve insanları aynı noktada buluşturmanın da bir yolu olmalıydı. Şerif bu maksatla iki grubun çıkarlarını da ilgilendiren ortak hedefler belirledi. Rekabet ortamı oluşturulmadan, öğrencilerin durumuna göre birtakım görevler veriliyordu. Bir grup için başarı olan şey, diğer grup için başarısızlık halini almadığı sürece huzur nihayet sağlanacaktı. Şerif ve yanında görev yapanlar kampın yegâne su kaynağını kullanılmaz hale getirdiler. Bu, iki tarafın da problemiydi. Öğrenciler bu problemi kafa kafaya vererek bir süre sonra çözmeyi başaracaklardı. Hatta işler o derece yoluna girecekti ki, dönüş yolunda aynı otobüse binmekte bile ısrar edeceklerdi.

Herkes kavga edenleri izlediği için birinin kazanmasını beklerler

Malum rekabetin altın kuralıdır; kavgadan kaçınan kaybeder. Herkes kavga edenleri izlediği için birinin kazanmasını beklerler.

Aynı durum futbol için de geçerlidir. Bir futbol takımının taraftarları incelendiğinde, bu taraftarların birbirlerinden etkilenerek hareket ettikleri ve davranışlarına yön verdiklerini görürsünüz. Bu kişiler artık bir şahıs olmaktan çıkmış, grup olmuştur. Grup içerisinde, kötü niyetli ve saldırgan insanlar ne kadar çok ise, grubun da onlarla beraber hareket etme olasılığı o kadar fazladır. 1967 yılında oynanan Kayseri-Sivas maçından sonra çıkan olaylarda, 40 kişinin ölmesi ve 600’den fazla insanın yaralanması bunun canlı örneğidir.

Toplum psikolojisinin en tartışılan meselelerinden biri olan ayrımcılık ve dışlamanın bir toplumda ne kadar kolayca tetiklenebileceğini, farklı gruplar arasında düşmanlığın nasıl büyük bir hızla büyütülüp savaşa dönüştürülebileceğini ortaya koyduğu için Muzaffer Şerifin bu deneyi bilim tarihinde de çok önemli bir yere sahiptir.

Her ne kadar deneyde 11 yaşındaki çocuklar halat çekme yarışları ve yüzme havuzunda yer kapma gibi hedefler için yarışmış olsalar da, bu deney bizlere Ortadoğu’nun şu an içinde bulunduğu içler acısı hali hatırlatmaktan da geri durmuyor. Maalesef bugün Ortadoğu’da yüz binlerce insan, organize edilen gruplar arasındaki rekabetten dolayı evinden ve canından olmaktadır.

Bütün bu yaşananlara uzaktan bakıldığında bizlere I Muzaffer Şerif ve arkadaşlarının Robbers Cave Milli Parkı’nda yapmış oldukları deneyi hatırlatmaktadır. Tek farkı, yer Oklahama değil, bütün Ortadoğu’dur. | Bu sefer de Muzaffer Şerif ve arkadaşlarının yerini uzaktan kumandayla yönetilen gruplar almıştır. Deneyin sonuçları gayet açıktır:

“Küçük bir grubun vermiş olduğu sosyolojik tepki, büyük kitlelerde de aynı sonucu vermektedir.”

Dikkat Çeken Sonuç

  1. İstisnasız bütün öğrencilerin öteki grubun mensuplarına karsı düşmanca davranmaya başlamasıydı. Nitekim yarışmalar sırasında da durum giderek kötüleşecektir. O kadar ileri gittiler ve tehlike sinyalleri vermeye başladılar ki, ikinci aşama iptal edildi ve son aşamaya geçilmek zorunda kalındı.
  2. Bir grubun ferdi olduğumuzu düşündüğümüzde, hareketlerimizi o gruba göre ayarlar, grubumuzun diğer üyelerini, grup dışından olanlara karşı müdafaa ederiz. Bir insan bir çok farklı gruba dahildir; bazıları kendi tercihlerimiz iken diğerleri ise az önce bahsettiğim gibi içinde doğduğumuz gruplardır.

En Yeniler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu
Kapalı