Kelimelerin Hikayesi

Çıt Adam

Eşyanın isimlerini, Hazreti Allah, Adem Aleyhisselam’a talim etti. Terziliği Idris Aleyhisselam, demirden zırh yapmayı Davud Alehisselam insanlığa öğretmişti. Tekerlek icat edilmişti. Ateş bulunmuştu. Etler ve yemekler pişirilerek yeniyordu. Lakin yemeğin pişirilmesi için kap lazımdı. Demir ve bakır madenleri işlendi.

Kaplar yapıldı, ateşin üzerine konuldu. Yemekler rahatlıkla pişirildi. Bu kadar kısa anlatıldı; ama ne kadar zaman geçti orasını Allah bilir. Bir taraftan ise nüfus durmadan artıyordu. Daha çok ekmek için taş fırınlar yapılmıştı. Fırın için odun lazımdı. Baltalar bu işi görüyordu.

Ashab-ı Kehf in Dakyanus zülmunden, imanlarını muhafaza etmek için mağaraya girdiği zamanlardı. Akdeniz havzasında ağaçlar yeni keşfediliyordu. Her bir ağaca isim verilecekti. Lakin odunlar geç tutuşuyordu.

Odun için Coğrafya dersinde öğretilecek maki bitki örtüsünden meşe seçilmişti. Zeytin ağacı, meyvesi ve yağı ile faydalı bir gıda olduğundan yakılmıyordu. Meşe palamudu zeytin ağacına benzediği ve meyve verdiği halde ehlileştirmemişti. insanoğlu meşe ağacının dayanıklılığını gördü. Meşe ağacı çok uzun süre yandığı için odun olarak kullanılacaktı. Meyvesi pelit ise hayvanların yemiydi. Lakin bir problem vardı; meşe odunları yaş olduğundan çok geç tutuşuyordu.

Soğuk bir havada dağda kalan adam ateş yakmak için kabukları ovuşturdu. Ve çakmağı çaktı. Odun parçalarını ateşe attı. Ateş kısa zamanda harlavıyerdi. Meşe odununu daha hızlı tutuşturan yardımcı bir ağaç keşfedildi; Çıt ağacı. Kabuğu ateşi yakmaya yararken, odunu da meşenin harlamasını sağlıyordu. Ve yüksek ısı daha çabuk ortaya çıkıyordu. işte bu esnada çıt odunu keşfeden adam, civardaki bütün çıt ağaçlarını tek tek kesti ve istifledi. Çıt ağacı yok denecek kadar azaldı. Ve sonra insanlara meşe odunlarının çıt sayesinde daha hızlı yanacağını anlattı, reklam etti.

Çıt ağacının ismi, yanma esnasında belirli aralıklar çıkardığı ‘çıt’ sesinden geliyordu. Çıt, çıt diye yanıyordu. Meşe gibi iri ve canlı közü olmuyor, yandıktan sonra küle karışıyordu.

Daha çok yakıldığında, sobanın ve ocak külle doluveriyordu. Onun için sadece ateşin harlama esnasında kullanılıyordu. Çıt ağacının sahası, Akdeniz ikliminde karasal iklime geçiş noktalarıydı. Her yıl yeşil kalabiliyordu. iğne yapraklıydı. Andız ağacından tek farkı meyvesiydi. Meyvesi, ardıç ağacının tohumu gibi küçük ve yuvarlaktı. Gövdesi dosdoğru ve hafif olduğundan evlerin çatılarında kullanılıyordu.

Etrafta çıt ağacı kalmadığından yeni evlenenler için ev yapacak daha hafif malzeme kalmamıştı. Kimseden çıt çıkmıyordu. Bütün çıtlar, çıt adamın elindeydi. Bir yıl bekletip kurutacaktı. Sonra peyderpey satacaktı. Diğer ağaçlar kalın ve ağır olduğundan hem taşınamıyor hem de çatıda kullanılamıyordu. Çık sektörü bir elde toplanmıştı. Ya aileler göç edecekti ya da herkes mecburen çıtı o adamdan satın alacaktı.

Çıt Adam’ın namı coğrafyada aldı yürüdü. Kimsenin beklemediği bir şey oldu. Çıtlar kuruyunca hafiflemişti. Çıt Adam, bütün çıtları toplamayı akletmişti. Ancak çıtları koyacağı yeri iyi seçememişti. Sel yatağında dağlar kadar yığılmıştı. Bahara doğru kar erimeleriyle beraber nehirde yol aldı. Nehir boyundaki evler, bu çıt selinden nasibinin almıştı.

Çıt Adam’ın çıtı çıkmıyordu. Baharın gelmesiyle beraber daha yükseklere çobanlar sürülerini götürdüler. O yükseklikte yakacak meşe bulamadılar, çırayı keşfettiler. Ve çıra çıtın yerini almıştı. Odunlar, artık daha çok harlıyordu. Çıt Adam’ın itibarı çıt ağacı gibi küle dönmüştü.

Çıt ağacının bir adı da kilik idi. Kilikya ile bu ağacın aynı coğrafyada yer alması bir benzerlik miydi? Yoksa Kilikyalılar’dan sonra mı bu ağaca kilik denmiştir. Tarihte bir meçhul ve benzerlik olarak kaldı.

Çıt, lügatlerde hafif ve anlık çatlama veya kırılma sesi şeklinde tarif edildi. ince ruhlu, her söze kırılanlara “çıtkırıldım” tabiri ile hitap edildi. Çekirdek çıtlatmak da bir odunun yandığında, çıkardığı ses vardı.

Çıtçıt, çıtırdamak, çıtırtı, çıtlamak, çıtlatmak kelimeleri çıttan iştikak etmişti. Çıtı çıkmadı, çıt çıkarmamak deyimi ise “çıtın ateşte yanma halinden” çıktı, ateşten dile düştü.

Daha Fazla Göster

En Yeniler

Göz Atın

Kapalı
Başa dön tuşu
Kapalı