Eğitim

Çok Bilen mi Kazanır?

Sınavdan önce her şeyi unuttuğunuz hissine kapılmanız normal. Çünkü salgılanan heyecan hormonları bu hissi verebilir. Soru çözerken en çok el-kol, yüz ve ensedeki kaslar geriliyor. Bu gerginlik bir müddet sonra beyne mesaj yollayarak stres hormonlarını tetikliyor, bu da heyecanın kontrolden çıkmasına sebep oluyor.

Sınava hazırlık ve sınavdan önce yapılacaklar kadar sınav esnasındaki stratejiler de büyük ehemmiyet arz ediyor. Hatta sınav anındaki strateji yanlışlığı sene boyu sürdürülen gayretlerden verim alınamamasına sebep olabiliyor. Sınavdan sonraki mazeretlere baktığımızda; süreyi verimli kullanamama, zor sorulara takılıp kalma, motivasyon ve kondisyon eksikliği, dikkati toplayamama ve dikkatsizlikten kaçırılan sorular, heyecanı kontrol edememe, soruyu yanlış okuma veya anlayamama gibi, bilgiden daha önemli hale gelen rehberlik stratejileri ön plana çıkıyor.

Sınav stratejisi mevzu olunca aklıma ilk önce tevekkül geliyor. Maksada ulaşmak için maddi ve manevi tedbirleri alıp neticeyi Allah’a bırakmaya tevekkül denir. Öğrencilerin bir maksadı var; sınavda iyi puan alarak güzel bir okul kazanmak. Burada niyet oldukça önemli. Çünkü niyetsiz, maksat olmaz. Maksada ulaşmanın ilk şartı ise sağlam bir niyet sahibi olmak. Niyetine sağlam tutunan öğrenci, sonraki basamakları da sağlam tırmanıyor. Yıllar önce üniversite sınavlarına hazırlanırken fikirlerine değer verdiğim bir hocama; “Sınava hazırlanıyoruz. Bize hedef tespit etmekte, bu süreci en kolay şekilde atlatmakta yardımcı olur musunuz?” deyince: “Evlat her işin başı niyettir. Niyetini sağlam tut, gerisi gelir.” diyerek ömür boyu düstur edindiğim şu nasihatini yaptı: “Evlat, madde manaya hizmet ederse manalaşır, anlam kazanır. Sen ulaşmak istediğin bu hedefini Allah rızasına ulaşmaya vesile olsun diye niyetlen, o zaman gerçekten kazanırsın?”

“Çantada Keklik” sorular

Sınavlara sadece bilgi yönüyle hazırlık yapmak yeterli olmuyor. Bilgiyi nete ve başarıya dönüştürmek de maharet istiyor. işte buna strateji deniliyor. Öncelikle okuduğunuz zaman cevabı akla hemen gelen soruları yapmayıp zor sorulara takılmışsanız süreniz yetmeyecektir, motivasyonunuz da düşecektir. Bunun yerine turlama tekniği dediğimiz yapabileceğiniz sorulara öncelik vermek işinizi kolaylaştıracak ve şevkinizi de artıracaktır.

Kolay soru ve zor soru aynı puan değerine sahipse, akıllıca olan önce kolayları “çantada keklik” haline getirdikten sonra ilk turda yapmaktır. Arkasından başına işaret koyarak ikinci tura bıraktığınız zor sorulara odaklanmak bilginizi puana çevirir. En son turda da cevabını hiç bilmediğiniz daha zor sorulara vakit ayırmalısınız. Son turdaki handikap da bilinmeyen soruda gereksiz risklere girilmesinin önüne geçebilmenizi kolaylaştırır.

Her soru cevaplanacak diye bir kural yok, bilemeyeceğiniz soruları boş bırakmanız lehinize olacaktır. Bu stratejiyi uygularsanız sınavdan sonra “Tüh vakit yetseydi kalan 15 sorudan 7’sinin cevabını biliyordum, yapacaktım.” gibi basit hatalara düşmemiş olursunuz. Sınavlarda vakit tasarrufu soruları hızlı okuyarak yapılmaz, bahsettiğimiz bu teknik vakit tasarrufunu istediğinizden daha fazla yapmanızı sağlar. Hız felakettir, yanlış anlamalara, eksik okumalara sebep olur ve sizi hataya zorlar.

Belirtmekte fayda var; uzun soru zor soru değildir. Soru hazırlayanlar cesur insanların önünü açmak, onlara da sınav kazandırmak isterler. Bunu da uzun sorularla yapar, cesareti böyle ölçerler. Aslında uzun soru en kolay soru grubundandır. Soruyu önce okuyup ve anlayıp bu gözlükle paragrafa ve şekle göz atınca cevap kendiliğinden beliriverir, tabii korkmayana.

Altı çizili yerlere dikkat!

Bilgiyi puana çevirmenin bir diğer yolu da dikkati arttırmadır. Sınav sonu analizlerinde sık duyduğumuz sözlerden birisi de “Altı çizili kelimeyi yanlış okumuşum, cevabını da “A” şıkkına koymuşlar, yanıldım.” dır. Bu taktik, soru hazırlayıcılarının bilerek yaptıkları, ‘dikkatsizleri kazandırmayalım’ düşüncesinin tezahürüdür. Dikkatsizliğin ilacı rahat olmak ve anlık
konsantrasyondur. Kitapçıklar dağıtıldığında sınav henüz başlamadan kitapçığın başına “Bu sınavda dikkatsizlikten soru kaçırmayacağım ve Allah’ın izni ile başarılı olacağım.” yazmanın dikkati artırdığı tecrübe ile sabittir. Bu mevzuda, namazını huşu içinde, dikkatini yoğunlaştırarak kılmaya çalışan talebelerin uzun süredir dikkat egzersizi yaptığı için, daha kârlı olacağını söylemek isterim. Yine de dikkatiniz dağıldı, anlayamayıp tekrar tekrar okuduğunuz bir soru varsa “takılmayın”. Başına bir işaret koyup geçin, değişiklikte fayda vardır.

Kontrolsüz güç, güç değildir

Sınavlarda çok bilmenin ötesine geçen hatalardan birisi de heyecanı kontrol edememektir. Sınav heyecanı normaldir. Hedefi olan ve az çok çalışan her insanda olması beklenir. insanı harekete geçiren de budur, olmaması anormaldir, incelenmelidir. Heyecanlanmada asıl problem, heyecanın kontrol edilememesidir.

Sınav öncesinde ve anında heyecanınızın kontrolden çıkmaya başladığını hissederseniz çaresi, kendinizle konuşarak bu hissi bastırmaktır. “Ya yine başaramazsan, bak sorular da zor gibi, sınav bitse de çıksam.” gibi akla gelen ve heyecanı yükselten iç sese “vesveseye”, hayır diyebilmelisiniz. “Allah’ın izni ile bu defa başaracağım, Zor sorular kadar kolayları ve çözebileceğim zorlukta sorular da var, arayıp bulacak ve çözeceğim.” diyerek vesveseyi bastırmak kaygınızı azaltacaktır.

Sınavdan önce her şeyi unuttuğunuz hissine kapılmanız da normal. Çünkü salgılanan heyecan hormonları bu hissi verebilir. Soru çözerken en çok el-kol, yüz ve ensedeki kaslar geriliyor. Bu gerginlik bir müddet sonra beyne mesaj yollayarak stres hormonlarını tetikliyor, bu da heyecanın kontrolden çıkmasına sebep oluyor. Soru grubu geçişlerinde, mesela edebiyat bitince matematiğe geçmeden, ellerinizi sıkıp bırakmak, kollarınızı aşağıya sarkıtarak sallamak ve rahatlatmak, avucunuza biraz su dökerek ensenizi ve oradan beyne geçen sinirleri sakinleştirmek, parmaklarınızla yüzünüze masaj yapmak stresinizi azaltacaktır. Daha ayrıntılı bilgilere ulaşmak isteyenler, http://insanvehayat.com/sinav-saati-icin-imtihan-olmak adresine girerek geçmiş sayılardaki bu mevzu ile alakalı yazımıza da göz atabilirler.

En Yeniler

Bir Yorum

  1. “Evlat her işin başı niyettir. Niyetini sağlam tut, gerisi gelir.” diyerek ömür boyu düstur edindiğim şu nasihatini yaptı: “Evlat, madde manaya hizmet ederse manalaşır, anlam kazanır. Sen ulaşmak istediğin bu hedefini Allah rızasına ulaşmaya vesile olsun diye niyetlen, o zaman gerçekten kazanırsın?”

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu
Kapalı