AraştırmaSağlıklı Hayat

D Vitamini: Güneşten Vitamin Damlaları

D vitamini  güneş ışığından alınır, eksikliğinden kaynaklanan rahatsızlıklarla çalıştığım bölgede pek sık karşılaşır oldum. Bu konuda Karadeniz’de kişi başı hastaneye başvurma oranı, diğer bölgelere bakarak 2 kat fazla. Bunun birçok sebebi olabilir; benim kanaatim, insanların güneşten yeterince faydalanmaması.

İnsan güneşten yeterince istifade etmezse, hem psikolojisi hem de sağlığı menfi yönde etkileniyor. Herkesin az da olsa güneşte kalmaya ihtiyacı var. Çünkü insan cildi gün boyunca irili ufaklı darbelere, mikroplara ve sıcaklık değişimlerine maruz kalıyor. Günlük hayatta cildi besleyen unsurlardan biri de güneş ışınlarıdır. Güçlü kemik yapısı ve sağlam bir bünye için güneş ışınları önemli bir D vitamini kaynağıdır. Bu vitamini almak için güneşte çok kısa süreli kalmak yeterli oluyor.

Haftada iki kez 30’ar dakika kadar güneşe çıkılması, beden için gerekli D vitamininin depolanmasını sağlar. Bunun yanında bünyenin ihtiyaç duyduğu D vitamini, çeşitli besinlerden de alınabilir. Süt ve diğer günlük ürünlerde, yağlı balıkta, yumurtanın sarısında bolca vardır. Ancak  %10 gibi küçük bir oranı beslenme ile alınabilir. Geri kalan % 90’ı güneş ışığından alınır.

Güneş ışığından vitamin

Güneşten yayılan mor ötesi ışınlar, yani ultra viole (UV) ışınlarının dalga boylarına göre UV-A, UV-B ve UV-C olmak üzere 3 tipi vardır. Bunlardan bizim İnsan için önemli olan ultra viyole A ve B ışınlarıdır. Bu ışınlardan UV-B ışını, D vitamini yapımında etkili olan ışındır. Faydalı UV-B ışını öğle saatlerinde dik gelen güneş ışınlarında fazlaca bulunur. Ultra viyole A ışınları ise daha ziyade yatay gelen güneş ışığında mevcuttur; sabah erken saatlerde ve akşamüstü bu ışınlar yoğundur.

Bir de cilt için son derece zararlı olan ultra viyole C ışınları vardır. Bu ışınlar atmosferin dış tabakası tarafından emildiği için yeryüzüne ulaşmaz. UV-B ışınlarının büyük kısmı atmosferin ozon tabakası tarafından emilir, ancak UV-A ışınlarının tamamı yeryüzüne ulaşır. Faydalı olan UV-A ve UV-B ışınlarına uzun süre maruz kalmak cildin yanmasına, ciltte kırışıklıklara ve cilt kanserine yol açıp, vücuda faydadan çok zarar verir.

Cilt kanserinden koruyucu olsun diye kullanılan güneş yağları UV-B ışığını kırarak D vitamini oluşumu engeller. Güneşlendikten sonra cildin yüzeyindeki yağ tabakasında oluşan D vitamini, 48 saat içinde yavaş yavaş emilerek kana karışacağı için, güneşlendikten hemen sonra sıcak su ve sabun ile duş alınmamalıdır. Böyle yapılırsa oluşan D vitamini özelliğini kaybeder. Bazı mide koruyucu ilaçlar, epilepsi ilaçları ve kolesterol ilaçları D vitamini oluşumunu bozar. Bu tür ilaçları uzun müddet kullananlara takviye gerekebilir.

D vitamini

Zatürreye yakalanmış çocukların % 80’inde

Daha önceleri D vitaminin sadece vücuttaki kalsiyum dengesini sağlayarak kemik erimesine karşı koruyucu bir faktör olduğu bilinirdi. Şimdi ise bağışıklık sisteminde, kalp rahatsızlıklarında, kanser, depresyon, şeker hastalığı ve kilo verememe gibi problemlerde de  eksikliğinin ön planda olduğu araştırmalarla ispatlandı. Ayrıca araştırmalarda  yetersizliğinin göğüs, prostat, bağırsak (kolon), deri ve pankreas kanserleri başta olmak üzere 17 kanser türünü tetiklediği görüldü. Yine bir araştırmada da zatürreye yakalanmış çocukların % 80’inde D vitamini eksikliği tespit edildi.

Anne veya bebekteki D vitamini düşüklüğü ilerde otizm, şizofreni ve öğrenme güçlüğünü arttırabiliyor. Otoimmun hastalıklar denen lupus hastalığı, tipi diyabet, hepatit, crohn, multiple skleroz, guatr, astım bazı alerjik ve romatizmal hastalıklar, astımda da eksikliğinin bir göstergesi. Ayrıca kemiklerin doğru gelişiminde de olmazsa olmaz bir ihtiyaç.

Vücudunun her yerinde devamlı eklem ağrıları hisseden, bir sebep olmadığı halde iç huzursuzluğu olan, grip, nezle gibi ateşli hastalıklara sıkça yakalanan kişilerde ve panik atak, depresyon gibi hastalıkların artması da D vitamini eksikliğinden kaynaklanıyor. Doğu Karadeniz’de stres ilaçlarının fazlaca kullanılmasının sebebi bu olsa gerek.

4 Maddede D Vitamini Depolama

  1. İhtiva eden gıdalara ağırlık verilmeli, bunun için başta yağlı balık, yumurta sarısı, süt ve süt ürünleri yenilmelidir.
  2. Güneşin zirvede olduğu öğlen saatlerinde 10-15 dakikada olsa açık alanlarda bulunulmalıdır. Bilinmelidir ki günlük 10-15 dakikayla 2-3 haftalık güneşlenme vücut için 5-6 ay yeterlidir.
  3. Güneşlenme pencere ardından olmamalı, güneş yağı kullanılmamalı, güneşlenme sonrası hemen sabun ile yıkanmamalıdır.
  4. Her 0-1 yaş arası bebeklere tetkik yapılmaksızın koruyucu damla tedavisi veriliyor. Yetişkinlere de genellikle kış aylarında, yılda bir defa D vitamini tedavisi uygulanabilir.

En Yeniler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu
Kapalı