Demlik ile Poşet Çayın Muhabbeti

0

Demlik ile Poşet Çayın Muhabbeti

Sadık Canlar

İlk insanlar yazıyı taşlara, ağaçlara kaydediyordu. Ve yazı tarihin başlangıcı olarak kabul edildi. Günümüzde ise gençliğin duvarlara yazı yazması ile tarihin ilk devirleri arasında alaka kuruluyor.

Biraz mizah, biraz da şiir konulan sözler ‘yoksa tarih tekerrür mü ediyor’ teşhisini beraberinde getiriyor. Bu sözlerden biri de: “Poşet çaylara karşı, bu savaşta demliklerin safındayım.” Sosyolojik bir vaka gibi görünse de şiddete dayalı bu dilin muhabbetten kesildiğini söylemek mümkün. Ancak bir muharririn dediği gibi “O kadar yüksek sesle bağırıyoruz ki içimizden, ruhumuzdan, derinliklerden gelen sesleri duyamıyoruz.” ‘İç ses’ olarak ifade edilen halimizi, dış sesimiz ile bastırmaya çalışıyoruz. Altın olan sükûtu, gümüş olan söze tahvil ediyoruz. Muhabbetimiz, mükalememiz, sohbetimiz çok yavan, soğuk ve kuru kalıyor; sıcak muhabbeti çayda arıyoruz.

Demlik çayı savunanların sınırlarını çizmek çok zor aslında. Tam bir teferruat ile çayın ateşinden bardağına kadar her noktasında adeta birer kaide gizlidir. Onların damak tadı, doğal gaz ve elektrik ile pişirilen çayı bile ayırabilir. Buna çay keyfi demek yerine muhabbetin daha demlendirilmesi demek muvafık olur. Etraf sakin, manzara geniş, hava serin, gölge koyu, dikkatler bir noktada toplanır. Odun ateşi öyle isli sisli olmaz, yanacak kül ile köz ayrılacak. Demlik közüstüne konulur, ağır ağır, acele etmeden, fokur fokur ses duyulur, bir diğer tabirle ‘bir taşım’ kaynar.

Çayın tavşan kanı olup olmadığının görülmesi için şekilli bir cam bardak seçilir. Çayı tutan el, sıcaklığı hissetmek ister. Toz şeker kullanılır. Çoğu da çayın asıl tadının şekersiz içilince ortaya çıktığını üstüne basa basa anlatır. Muhabbete herkes çağrılmaz, özel bir gün tayin edilir. Yanlışım varsa düzelt, denilir. Muhabbet faslında dünyalıktan ziyade maziden, âtiden, hatıradan, büyüklerin hikâyelerinden konuşulur. Çocukların arka fonda hep beraber sesleri duyulur. Bunun bir ilerisinde ise semaver çayı var ki, bardak hesabı yapılmaz, semaver bitene kadar muhabbet uzar. Belki de muhabbet, kalbi yumuşatıp ruhu ferahlattığından semaver çayı bitmeye mecbur kalır. Muhabbet faslı bittiğinde bardaklar yıkanır, çayın posası dökülür, çay takımları yerine konulur. Her zaman ama her çay faslında çayın közde ve semaverde daha güzel olduğu mutlaka söylenir.

Sallama, poşet çay taraftarları ise pratik olmanın heyecanı ile bakar çaya. Gel sana bir çay ısmarlayayım, sözünden sonra devreye girer.Suyu sıcak olsun yeterlidir. Elektrikli su ısıtıcıları bunlar sayesinde meşhurdur ve iş yerlerinde el üstünde tutulur, baş köşededir. Genellikle hep kaynama telaşı ile fişleri prizde tutulur. Plastik, karton bardaklar, tahta veya plastik kaşıklar, tekli kaplı küp şekerler vazgeçilmezidir. Ayaküstü içilir, acelecidir. Çoğu zaman bir iş yerinin penceresi veya koridor köşesi mekânıdır.

Yoğunluk zamanında bir elde cep telefonu diğer elde plastik bardak ile dışarıdan ‘acaba bardağın içinde ne var?’ bakışı ile merak edilir. Koşuşturmalar dünyasında olduğu için mesai saatlerine yakın zamanlarda masada yarım bırakılmaya, ertesi gün çöpe atılmaya mahkûmdur. Çöp kovalarının kenarı ve lavabolar, dökülen çayın izi ve kokusu ile çevrilidir. Temizlikçiler de bu durumu her zaman yüksek bir şekilde şikâyet ile dile getirirler. Kullan at, mantığı ile üretilen plastik bardaklar, geri dönüşüme uygun alınarak çevreci olduğu hissine girilir. Diğer taraftan ‘tüketim kültürü’ şiddetle tenkit edilir. Hiçbir şeyin eskisi gibi tadının kalmadığı, cümlesi mükerrer bir söz haline gelir.

Biraz daha tefekkür edersek çay için poşet çay, sallama, demlik ve semaverin tarafını tutmaya gerek yok. Çayın muhabbet tarafını öne çıkarmak gerekiyor. Belki doktora gittiğimizde diğer şifalı bitkiler gibi şu bitkiyi iç hastalığına iyi gelir denilmeyecek; ancak çayın şifasını muhabbette aramak lazımdır. Poşet çay ile demlik savaşında taraf tutmak gerekiyorsa, muhabbetin safında bir bardak sıcak çay ile bekliyoruz.

 

(Toplam 375 kez okundu. Bugün: 1)
PAYLAŞ:

Fikrinizi Belirtin.