Aile

Doğuma 20 yıl öncesinden hazırlanmalı

Çocuk yetiştirmek toplumda nasıl algılanmalıdır üzerine İstanbul Üniversitesi’nden Gül Şendil ile görüştük.

S. Anne çocuk ilişkisinin ilk dönemi için ne söylenilebilir?

C.Bilimsel verilere baktığımız zaman çocuk anne karnında iken dış ortamdan etkilenmeye başlar. Ama bir Çin atasözünün dediği gibi “çocuk eğitimi doğumdan yirmi yıl önce başlar”. Yirmi yıl önce halkalardan biri koparsa bu günümüze yansır. Annenin ruhen, bedenen, madden ve manen doğuma hazır olmalı. Bunun yanında, anne ile baba arasında ahenkli bir birliktelikte olmalı. Doğum hadisesi sadece anne ve çocuk için değil baba ve toplumun geneli için de son derece önemlidir.

S. Bu ilk dönem sonraki yaşlara nasıl yansır?

C. İlk dönem içerisinde ilk üç ayın ayrı bir önemi vardır. Bu aylarda çocuk annesini yada bakım veren kişisini tanır. Bu günlerde başlayan ilişkinin kaynağı yetişkinlik dönemine kadar devam edecek sürecin başlangıcıdır. Mesela bu üç aylık zaman içerisinde eğer her şey yolunda giderse çocuk anneye güvenli bağlandı deriz. Aksine ise kaygılı bağlanma deriz. Bu zaman içerisindeki güven ya da güvensizlik yetişkinlik döneminde de devam eder. Değişmesi zordu.

S. Her şeyin yolunda gitmesini nasıl açıklayabiliriz.

C. Her şeyden kastımız çocuklar toplumun meyvesidir. Anne babanın kendi çocukluk döneminden başlayarak oluşturdukları özelliklerini çocuğa aktarmaya başladıkları dönemdir. Aile terbiyesinin alındığı dönemdir. Suça meyilli, şiddete yönelebilen,  stres içerisinde olan, ahlak kavramının anlaşıldığı,  kendini rahat ifade edebilen, zihni açık çocukların bu özelliklerini ebeveynin ilk dönemle alakalı tutumları ile açıklıyoruz.

S. Babanın-çocuk ilişkisi için ne söylenebilir?

C.Daha önce çocuk sadece anneye bağlanır deniliyordu. Ama yapılan araştırmalarda babaların da aile içerisinde son derece önemli olduğu görüldü. Türkiye de bir dönem babalar çok geri planda kaldı. Anne çocuğun yetişmesinde tek sorumlu gibi anlatıldı. Babalar işin içine girince çocuk yetiştirmeye yönelik işler daha iyi gitmeye başladı. Çocuk iki taraftan da alması gerekenleri almalı.

S. Çevreden gelen istenmeyen çirkin şeylerden çocuğu uzak tutmak mümkün mü?

C. İnsanlar hep beraber iyisi ile kötüsü ile bir arada yaşıyor. Çocuğumuzu maddi manevi tehlikenin olmadığı bir ortamda büyütmek Türkiye şartlarına göre zor. Bunu başarabilmemiz için onlara ipek böceğinin kelebek olup uçmasına kadar içinde her türlü tehlikeye karşı barındığı “koza” denen yerler yapmamız gerekir. Çünkü aile yanında bu mümkün değildir. Tüm olumsuzluklardan uzak bir çocukluk ve gençlik dönemi yaşatmak şu gün için mümkün değildir.

S. Peki mümkün olanın en iyisi için neler tavsiye edilebilir?

C. Çocuk yetiştirme ile üretim karıştırılmamalıdır. Çocuk yetiştirme emek ister, netice de insan ortaya çıkar. Çocuğun bedeni kadar hatta daha önemli bir ruhunun olduğunu kabul etmeliler. Sonra ona kendini korumayı öğretmeliler. Çocuk kendi bedenine ve ruhuna sahip olmayı öğrenmelidir. Zehirle mücadeleye karşı panzehiri üretebilecek kişiliği onda oluşturmaya çalışacağız. Ama daha öncesinde anne babanın da bu eğitimi alması gerekebilir.

Notlar:

  • Çocuk olaylara karşı birçok yetişkinden daha duyarlı, duygulu ve algılama yönünden daha zekidirler. Çocuklarının dış görünüşünden çok onların iç dünyalarıyla ilgilenmelidirler.
  • Aileler adına takip ettiğimiz doğru bir politikamız yok. Medyayı çocuk gözü ile takip eden RTÜK’TE bir uzman olmalı.
  • Emeğin değerine saygılı olunmalı. Devlet adamları çocuklara emeğinin karşılığını alacakları bir dünyanın olduğunu kendileri model olarak göstermeliler.
  • İsnat duygusu kaybediliyor. Toplumun genelinde de çarpıklıklar ve bozukluklar olursa çocuk zihnindeki çirkinliklerden kurtulup güzele ulaşamaz.
  • Çocuğun manevi gelişimi için tarafsız çalışma grupları kendi üzerlerine düşenleri yapmak zorundadırlar. Anne baba bir arada çocuklarını yetiştiren ailelere ihtiyaç var.

Daha Fazla Göster

En Yeniler

Başa dön tuşu
Kapalı