Sağlıklı Hayat

Doğal Ayranın Adı: Dövme Ayran

“Sıcak ve bunaltıcı bir günde bakır sürahi içinde ikram edilmiş, sîneye serinlik veren, hafif ekşimsi bir ayranın hatırı acaba kaç yıldır?” diye bir soru sorulsa ne derdiniz? ^gf Çekilen meşakkate mjk    ve verilen emeğe göre bu bir bardak ayranın hatırı bir ömür olmalı…

Ömürde bir sabah bile yayık melodisiyle uyanıp, iş başa kalmasın diye uykuya devam numarası yapmamış; ancak gürültülü AVM’lerin restoran katlarında ya da okul önlerinde hamburger arası kolaya râm olanlara yayık ayranını anlatmak, serapta suyu tarif etmek gibidir.

Eskiden içecek deyince “ağaç yayıkta yapılmış, dövme ayran” anlaşılırdı. Günümüzde ise gazlı içecek, enerji, sporcu içeceği, suni meyve suları gibi bir yığın meşrubat çıkıyor karşımıza. Tadını almaktan ziyade acaba katkı maddesi var mı, onun derdine düşüyoruz. Kafası karışan bu insanlara işin hakikatini gösterme gayesiyle, taklit ve tağşişe uğramamış, asırlardan beri ağaç yayıkta yapılan “dövme ayran”ın peşine düştük.

Elektriğin olmadığı yerdeyiz

Giresun Espiye’nin Avluca Köyü’nde başlayan bu ayran sevdası bizi Akılbaba Dağı’na yakın, elektriğin olmadığı, Taşlık Yaylası’na çıkardı. 15-20 yıl öncesine kadar insanlar bu yolu elinde azığı, ayağında kara lastiğiyle devamlı yürüyerek 10 saatte katederken, vasıtamızla iki saatte geldik.

Obanın girişinde karşılaştığımız Emine Teyze’nin ilk hatır soruştan sonra ikram ettiği dövme ayranı içerken, elimizdeki bir tas ayranın sütten başlayıp, bardakta son bulan macerasını sorduk. Emine Teyze 60 yıllık bir ustanın tecrübe ve heyecanıyla başladı anlatmaya: “Oğlum bir defa şunu bil, her ayran, ayran değildir. Ben sittîn senedir (altmış yıl) şu yaylada hep aynı usulle aynı ayranı yaparım. Usulümü değiştirmediğim için ayranımın lezzeti de, içene verdiği ferahlık da hiç değişmedi.

Dövme ayranın yapılışı

Sütten önce hayvana ne yedirdiğin önemli. Hayvanı doğal besliyor, suni yem vermiyorum. Sağdığım sütü pişirip, 1-2 kaşık yoğurtla ağaç külekte mayalıyorum. Yoğurt mayalandıktan sonra küleği iple tavana astığım ağaç yayığıma boşaltıyorum. Ağaç yayığı, hep aynı şekilde bir saat sallarım. Bu iş sanıldığı kadar kolay değil. Zira yayığın sallayış ritmi önemli, doğru ritimde sallanmayan bir yayıktan ayran elde etmek 2-3 misli zaman gerektirir.

O anlatırken, yayığın sesinden içindeki yarı mamul ayranın ısı seviyesini ayarlamanın önemini anlıyorum. Isı seviyesini soğuk su ilavesiyle ayarlıyormuş. “Mütemadiyen sallayıp oldurduğum ayranımı ağaç küleğe boşaltır, üzerindeki yağı alırım. İşte bu yağ ve ayran dünyanın en kaliteli yağı ve ayranıdır. Bir ömür bu yağla beslenenler, öyle zamane hastalığı olan kolesterolü, tansiyonu hiç tanımazlar.”

Emine Teyze’ye hiç kola içtin mi diye soruyoruz. Cevabı çok ilginç: “Mis gibi dövme ayran varken öyle abur cubur şeyleri içmek akla seza/ziyandır. Andır kalsın kola, ille de ağaç yayuk ayranı.”

En iyisi kendi yoğurdunu yapmak

Emine Teyze’ye bir tavsiyeniz var mı, diye soruyoruz. Kahırlı bir yürekle, olmaz olur mu, diyor. “İnsanlar, abur cubur yeyip içiyorlar. Ambalajlı mâmüllere rağbet ediyorlar. Bu kolaylarına geliyor. Böyle ayran yapmak onlara meşakkatli gelebilir, en azından ev yoğurdunun sulandırılmışını tercih etsinler. Ayranını, meyve suyunu ev hanımları kendileri yapabilirler. Bunları çocuklarına da öğretsinler.” Emine Teyze, yılların bilgeliğiyle devam ediyor anlatmaya; “Sütün bozulması, yoğurdun ekşimesi, doğallığının işaretidir. Marketlerde satılanlar maalesef çok uzun ömürlü, halbuki yoğurdun ömrünün uzaması sizin ömrünüzün kısalması demektir.”

AB’nin içinde canlı bakteri bulunmayan UHT ayranını bize dayattığı şu günlerde, ayranın hikayesini dinledikten sonra bir kez daha soruyoruz kendi kendimize. Yemlerin içinde 14 ayrı katkı maddesi konulan hayvanların sütünden ithal mayalarla tutturulan ve raflarda sunulan ayranlar bile kola karşısında doğallığın tarafında kalıyor. Alınan gıdaların sadece vücut sağlığını etkilemediği, insanın huy ve karakterini de şekillendirdiği bilimsel bir tespit. Basit bir tedbir olarak, sütü mayalayıp Emine Teyze’nin dövme ayran gibi olmasa da herkes kendi yoğurdunu yapma imkânına sahip değil mi? Buna ne mani ki?

 

En Yeniler

Bir Yorum

  1. Okudum, beğendim ve iştahlandım. Şimdi böyle ayran yapan var mı. Marifetmiş gibi bütün yaylalara elektriik bağlayıp, LCD televizyon, buzdolabu aldılar.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Göz Atın

Kapalı
Başa dön tuşu
Kapalı