Dünyanın Fabrikası Çin Çöküyor mu?

0

BM’nin 2010 raporuna göre böyle giderse Çin nüfusu, 2026 yılında 1,4 milyara ulaştıktan sonra giderek azalmaya başlayacaktı. Bu yüzyılın sonuna gelindiğinde nüfusun 500 milyon civarına inme ihtimali söz konusu. Aynı dönemde 1,5 milyar nüfusa ulaşması beklenen Hindistan’ın nüfusu Çin’in üç katı olacak. 100 yılda Çin nüfusunun yarıdan fazla azalması, ülkenin sosyoekonomik kalkınmasını olumsuz etkileyecek.

Günümüzde Çin’in nüfusu 1 milyar 340 milyona ulaşmış olsa da 30 yıldır uygulanan tek çocuk politikası bugünlerde sorgulanmaya başladı. 1950’li yıllarda Çinli yöneticileri düşündüren şey, dünyanın en kalabalık nüfusuyla kalkınma hamlesinin nasıl yapılacağıydı. Bu yıllar bir ailenin ortala 4-5 çocuk sahibi olduğu dönemlerdi. Buna dur demek isteyen Çin “Bir çocuk az değil, iki çocuk ideal, üç çocuk çok fazla!” sloganıyla nüfus kontrol politikası uygulamaya başladı.

İpin ucu fazla kaçırılmış olacak ki tek çocuk meselesi toplum içinde de birçok problem meydana getirdi. Cinsiyetler arası dengenin değişmesine, hızlı yaşlanmaya, işgücünün daralmasına, aile yapısının istikrarsızlaşması gibi meseleleri tetikledi.

Köylüysen 0,5 çocuk kârdasın

Her ne kadar 70’lerde uygulanan nüfus politikası ile doğurganlık oranı 2-3 çocuğa düşürülse de bu durum Çinli yöneticileri tatmin etmeye yetmedi. 80’lerin ortalarında yeni bir uygulama devreye sokuldu: “Şehirli için tek, köylüler için bir buçuk çocuk.” Yani köylüler eğer ilk çocukları kız ise bir çocuk daha yapma hakkı kazanmış oluyorlardı.

İkinci çocuğa para cezası

Çin’de birinci çocuktan sonrakiler için ailelere para cezası uygulanıyordu ve bu cezalar bölgelerin ekonomik durumuna göre belirleniyor. Kırsal kesimde çocuk başına yaklaşık 3 bin yüen (850 TL) para cezası uygulanıyor. Başkent Pekin ve Şanghay gibi büyük şehirlerde bu cezalar 30 bin yüene kadar çıkabiliyor. Aileler tek çocuk uygulamasını ihlal ettiklerinde resmi ve gayri resmi yaptırımlara maruz kaldıkları için birinci çocuktan sonrakileri ya nüfusa kaydettirmiyor ya da nüfuslarını başkasının üzerine kaydettiriyorlar.

Kız çocuğuna kürtaj

Çin’de 30 yıldır uygulanan tek çocuk politikası cinsiyetler arası dengeyi de zorlamaya başlamış durumda. 2002 yılında her 100 kadına karşılık 102 erkek nüfus vardı. Bu rakam 2014 yılında 100’e 105 olarak değişti. Cinsiyetler arası dengesizliğin bir diğer sebebi de kürtajdı. Erkek çocuğun yetişme, istihdam ve statü açısından daha avantajlı olduğunu düşünen aileler, bebek kız olacaksa kürtaja başvuruyorlardı. Bu sebeple Çin hükümeti doğumdan önce cinsiyet tespitine yasak getirdi. Fakat kürtaj hâlâ yasal olarak yapılabiliyor. Çin’in değişen sosyal yapısı ve hayat tarzı, aileleri birden fazla çocuk yapmaktan alıkoymada para cezaları kadar tesirli olmaya başladı. Eğer çocuk sahibi olunacaksa bütçeyi ve zamanı tek çocuğa ayırmak onlara daha mantıklı geliyor.

2030’da 360 milyon yaşlı nüfus

Çin’de her geçen gün ölüm ve doğum oranları azalmaya başlamış durumda. 7 yıl içerisinde her beş Çinliden birinin 60 yaşın üzerinde olması bekleniyor. 2030’da ise her üç kişiden birisi işgücünün dışında kalacak, yani yaşlanacak. Batı’da doğurganlık oranının düşmesi 75 yılı aldı. Fakat Çin’deki katı politika bu seviyeye 25 yılda ulaştırdı.

Genç nüfusun giderek azalması, tüketen sınıfında azalmasına sebep oldu. 15-29 yaş arasındaki nüfusun 2012 yılında 3,5 milyona indiğini söylerken Çin İstatistik Kurumu’nun Başkanı MaCientang’ın endişesi sözlerine de yansımıştı. Ma, ifadesinde “Bu sorun için endişelendiğimi inkâr edemem.” diyordu.

İşgücü maliyetleri yatırımları engelliyor

İşgücü teminindeki problemlerin ve maliyetlerin artması sanayinin rekabet gücüne darbe vuracak gibi gözüküyor. Bu yüzden yatırımların çevre ülkelere kaydırılması teşvik edileceğe benziyor. Nitekim bugün Vietnam ve Hindistan’da işgücü maliyetleri Çin’in 3 katına ulaştı. Ayrıca Çin’de son 10 yıl içerisinde işçi ücretlerinin %180 artmış olması “dünyanın fabrikası” Çin”in yatırımcılar gözündeki cazibesini de gölgeliyor.

100 milyon yaşlı nüfus ve emekli yükü

Çin, dünyada 60 yaş ve üzeri nüfusu 100 milyonu aşmış olan tek ülkedir. Çalışan nüfusun azalması, yaşlı nüfusun ve emekli sayısının artması Çin’i ekonomik yükümlülük altında bırakıyor. Bu da Çin’in yatırımlara ayırdığı bütçenin emeklilik tazminatı ve sağlık sigortasına aktarmasına sebep oluyor. Böyle giderse hazine harcamalarının yarısının sosyal güvenlik masraflarına ayrılacağa ve giderlerin çalışanlar üzerindeki vergilerin arttırılması ile karşılanmaya çalışılacağa benziyor.

(Toplam 331 kez okundu. Bugün: 1)
PAYLAŞ:

Fikrinizi Belirtin.