AraştırmaGelenekten GeleceğeKapak

Ecdadın Tohum Pratikleri

Ecdad her şeyde olduğu gibi tohumda da derin bilgi ve tecrübe sahibidir. Tecrübe ve bilgi sahibi olmak her şeyi çözmez, gelecek nesillere aktarılması gerekir. Osmanlı çiftçisi bunun bilincindedir. Çiftçiler Derneği’nin hazırladığı “Çiftçiler Derneği Mecmuası”, bu bilincin bir neticesidir. Ahmet Tevfik Beyin hazırladığı, 11 Eylül 1917- Mayıs 1919 tarihleri arasında yirmi dokuz sayı olarak yayınlanan bu derginin içerisinde, tohumların nasıl seçileceği, nasıl olması gerektikleri, muhafaza yöntemleri ve ince detaylar yer alıyor.

Mutluluk ziraata tabidir

Hazreti Allah, insanları sefaletten ziraat sayesinde kurtarır. Saadet ziraata tabidir. İnsanların icra edecekleri sanatlar noktasında ziraat kadar şereflisi ve temizi yoktur.

Şu halde tohum demek, bir nesil doğuran bitki demektir. Bundan dolayı buğday taneleriyle, her çeşit ağaçların çekirdekleri, soğan, patates de tohum zümresine dahildirler. Bu cihetten tohumlar başlıca ikiye ayrılır: Kuru tohumlar ve yaş tohumlar.

Bunlar arasında en fazla kullanılanları kuru tohumlardır. Yeryüzünde bitkilerin çoğaltılmasında başlıca iki usul vardır.

1.Usul: Bu usulde daldırmak, aşılamak suretiyle çoğaltma yapılır. En çok bağcılık ve ağaçlı bahçelerde yapılan usuldür.

2.Usul: Bu usul ise bütün bitkilerin ve hububatın çoğaltılmasında kullanılır. Bu usul tohum vasıtasıyla yetişen nebatat, az çok aslına yani yabanileşmeye meyil eder.

Tohumluk ve tohumları muhafaza etmek, iyi ürün almayla neticelenir

Seçilecek, ayrılacak olan tohum bereketli olmakla beraber ticarette, pazarda revaç ve sürümü en çok olan çeşitlerden olmalıdır. Mesela, şeker pancarı ziraatında tohumun daima fazla şeker barındıran kısımlardan, gövdelerinden alınması lazımdır.

Tohumların çimlenmesi: Tohumlar, ekilen bitkilerin türüne ve yetiştikleri yerlere göre çimlenme kuvvetlerini bir müddet sonra kaybederler. Tohumların iyi muhafaza edilip edilmemesi bile çimlenme kuvvetinin süresini az veya çok etkiler. Alelade tohumlar, ince tabakalar halinde serilmiş, zaman zaman karıştırılmış, yani havadan mahrum kalmamış olduğu halde kurak, az havadar, ışıklı yerlerde ve havanın değişimlerinden muhafaza edilmiş olursa uzun süre çimlenme kuvvetlerini kaybetmeyebilirler.

Arpa, yulaf gibi bazı bitkilerin tohumları, çimlenme kuvvetlerini 2-3 sene muhafaza edebildikleri halde karaağaç ve kahve ağacı tohumları ancak birkaç gün muhafaza edilebilirler. Bu sebeple bunlar ağacından düşer düşmez hemen ekilmelidir.

Tohumların toprağa ekildiğinde ihtiyaç duydukları maddeler

Tohumlar toprağa ekildiğinde başlıca üç şeye ihtiyaç duyarlar. Bunların birincisi hava, ikincisi hararet, üçüncüsü ise rutubettir. Tohumu toprağa atarken her şeyden evvel bu üç şeye dikkat edilmesi gerekir.

Tohumların özellikleri ve seçilmeleri, verime doğrudan tesir eder

Toprağa ekilen tohumlardan bereketli olarak hasılat alabilmek için tohumların iyi seçilmesi gerekir. Bunun için bazı şartlar vardır. Evvela tohumların ekileceği yerlerde bulunan zararlar ve haşerelere karşı bitkinin mukavemet edebilme özelliğine sahip olması gerekir. Bunun için seçilecek olan tohumlar hastalıklı olmamalıdır. Bir tohumun içerisinde bulunan cevher mükemmel olursa bunun meydana getireceği bitki de o derece kuvvetli ve hava şartlarına dayanıklı olur.

Tohumların ekilme zamanını belirlemek

Bir yerde ekilecek olan tohumların ekilme zamanını belirlemek çok önemlidir. Ekilme mevsimi, iklime ve toprakların tabiatına göre değişir. Tohumlar umumiyetle ilkbahar ve sonbaharda olmak üzere iki mevsimde ekilir.

Tohumlukların ne gibi bir özelliğe, hallere sahip olması gerektiğini özetleyelim:

1-Tohumluğu belirli bir iklim ve toprakta, özelliklerini muhafaza edebilen bitkilerden seçmek gerekir.

2-Tohumlar hakkıyla yetişmiş olmalıdır ki içindeki cevheri mükemmel olsun.

3-Tohumlar yabancı, başka bitkilerle karışık olmamalıdır.

4-Tohumluklar, ekilecek veya dikilecek olan yerde ortaya çıkan hastalıklara dayanıklı olan bitkilerin tohumları olmalıdır.

5-Seçilecek olan tohumlar dolgun, ağır ve iri olmalıdır.

6-Tohumlar yara bere almamış, hastalık alametleri olmayan bitkilerden seçilmelidir.

7-Tohumlar, en fazla ürün veren bitkilerden alınmalıdır.

8-Tohumluk olarak seçilen tohumlar, çimlenme kuvvetine sahip olmalıdır. En önemli nokta budur.

Tohumların çimlenme kuvvetlerini bulma usulleri

Tohumlarda yeşillenme kuvvetinin bulunup bulunmadığını anlamak için birçok usul var ise de bunlardan şimdilik çiftçi için yapılması kolay olanlarını tarif edelim:

  • Az derin bir saksıya kum koymalı, denenecek tohumlardan 50 veya 100 tanesini ekmeli, üzerine püskürtme olarak, daha iyisi delikleri ufak süzgeçli bir kova ile azcık su serpmeli. Yirmi beş derecelik sıcak bir yere koymalı, toprağın büsbütün kurumaması için ara sıra su verilmelidir. Bu usul gayet sade ve kolaydır.
  • Bir tabak alınarak içerisine ıslak bir kumaş parçası koymalı, kumaş parçasının üzerine yeşillenme kuvvetinin derecesinin ölçüleceği tohumlardan bir miktarı birbirlerine dokundurulmadan koymalıdır. Bundan sonra tohumların üzeri tekrar ikinci ıslak bir kumaş parçası ile örtülerek 15-20 derece sıcaklıktaki odaya beş altı gün kadar bırakılmalıdır. Yalnız bu müddet zarfında kumaş parçalarının kurumaması için ara sıra hafifçe ıslatmalıdır. 5-6 gün sonra tohumlar muayene edilip bunlardan yeşillenenlerle etmeyenlerin derecesi anlaşılır. Mesela kumaş parçasının üzerine 100 tane buğday konulduğu halde 5-6 gün sonra yapılan muayenede tohumun 85 tanesinin yeşillenmiş olduğu görülüyorsa muayene edilen tohumun %85 derecesinde bir yeşillenme kuvveti olduğu meydana çıkar. Böylelikle anlaşılan bir tohumu ekmek icap ettiği takdirde yüzde kaç miktarı yeşillenmiş ise onu dikme zamanında hesap ederek tohumun miktarını o derece artırmalıdır.

Tohum ve tohumlukların ilaçlanması meselesi

İlaçlanacak olan tohumlar bir kabın içerisine alınarak ilaçlı kaba batırılır, 4-5 dakika bekledikten sonra süzülmek için bir yere konur. Şuraya dikkat etmelidir; ilaçlanan tohumdan bir tanesi bile boş yere atılmamalıdır. Çünkü tohum zehirlenmiş olduğundan bunu yiyen hayvanlar ölebilir.

İlaçlanan tohumlar süzüldükten sonra bir yere yayılır. Sönmemiş toz kireçle iyice karıştırılır. Yüz kilo tohum için 4-5 kilo toz halde kireç gerekir. İlaçlanan tohumları aynı gün veya bir gün sonra hemen eksilmesine gayret edilmelidir. Zira tohum bozulur. Hele havanın yağmurlu olduğu günlerde buna ayrıca dikkat etmelidir. Bunun için bir insan ne kadar tohum ekecek ise akşamdan o kadar tohum ilaçlamalıdır. Yüz kilo suyu veya elli kilo suyu herhangisi olursa ona göre tohum miktarını hesap etmeli ve doğrudan doğruya suyun içerisine atmalıdır. Hazırlanan kükürt, bir bez içerisine koyup iyice bağladıktan sonra bunun ucuna bir ip bağlayarak suyun içine asmalıdır. Ekseriyetle tohumları ilaçlamak için yakın halde bulunan hububat üzerine mahul atılır ve kürekle karıştırılır. Ve hepsinin de iyice ıslandığına kanaat getirilince üzerine kireç tozu atılır. Serpme usulüyle tohumu ilaçlamak için yüz litre tohum için on kilo kireç hesap etmek gerekir.

Hastalıklar ve çareleri nelerdir?

Tarlada ortaya çıkan kömürlü başakları toplayıp yakmalıdır. Bazı kimseler hastalıklı başakları su içine atıyorlarsa da bu uygun değildir. Çünkü suyun içerisinden gider ve bir başkasının tarlasında ortaya çıkarlar. Sürmeli ve şarbonlu taneleri koyduğumuz çuval, yüzde yarım nispetinde yapılmış, içinde göz taşını (bakır sülfat) olan suya batırmak ve sonra da temiz suyla yıkamak yeterlidir.

Rastık hastalığı: Bu hastalık en çok buğday, arpa ve yulaf gibi bitkilerde görülür. Bu hastalık bulaşan başaklar vaktinden evvel sararır. Kemale erdikten sonra sağlam olan başaklar toprağa doğru eğildikleri halde bu hastalık bulaşanlar avuç içine alınarak ezilecek olursa taneler içerisinde tohum yerine siyah tozlar dolmuş olduğu görülür.

Çaresi: Kükürt ilacıyla muamele edilirse faydası görülür.

Sürme hastalığı: Bu hastalık rastık gibi en fazla buğday, yulaf, mısır gibi bitkilerde görülür. Sürme hastalığına bazı yerlerde kömür hastalığı derler. Şarbon hastalığının aynıdır.

Çaresi: Göz taşı (bakır sülfat) ilacı uygulanır. Eğer ki tarlada bu hastalık başlar ise koparıp atmak hepsinden iyidir.

Mahmuz hastalığı: Bu hastalık en çok çavdarda görülür. Bunun küçük tohumları da sürme ve rastıkda olduğu gibi rutubetli senelerde daha çok görülür. Mahmuz hastalığına yakalanan bir çavdar başağı sağlamlarından kolaylıkla ayrıt edilebilir. Çünkü mahmuz bulunan başaklarda tanelerinin bazıları fazla uzayarak az çok eğri bir hal alırlar. Mahmuzlu taneler başlangıçta sarı oldukları halde sonradan esmerleşirler. Bu mahmuzlu tanelerin terkibinde zehirli maddeler mevcut olduğundan doktor ve baytara müracaat edilmeksizin ne insana ne de hayvana verilmelidir.

Çaresi: Tohumu ilaçlamak ve sonra ekmek lazımdır.

Pas hastalığı: Buğday ve diğer bitkiler üzerinde portakal renginde lekeler ortaya çıkarır.

Pas hastalığını ortaya çıkaran mantarın tohumları, kış mevsimini toprakta geçirir. İlkbaharda tarlaların kenarında bulunan bir takım dikenli çalıların üzerinde geçirir. İlkbahar ve yaz mevsimi rutubetli olan senelerde çok fazla olur. Eğer ilkbahar ve yaz mevsimleri kurak geçerse rüzgârlarla, bitkilerin üzerine taşınan hastalık tohumları kuruyarak yok olur. Böylelikle bu hastalıktan bitki asla zarar görmez.

Çaresi: Hastalığa dayanıklı buğday çeşitleri yetiştirmekle beraber, erken biten buğdayların tohumluk olarak seçilmesine dikkat etmek lazımdır. Bir de hastalığa karşı yapılacak tedbir, tarlaların kenarında bulunan ve pas hastalığının ilerlemesine mani olan çalıları bulundurmaktır.

 

En Yeniler

Başa dön tuşu
Kapalı