Kolay Hayat

Ekonominin Tükenmeyen Enerjisi BİLGİ

Ekonominin en önemli hammaddesi “bilgi” oldu artık. Zenginlik “değerli bilgi” üretimiyle gerçekleşiyor. Eskiden zengin olmak için sermayeye, araziye, bedeni güce ve imalat yapabilecek fabrikalara ihtiyaç duyulurdu. Günümüzde ise aklını kullanıp “değerli bilgi” üreten, bu dünyanın en zengini oluyor.

Değerli bilgi üretmenin önemi aslında  sadece günümüzle alakalı bir durum değil. Çünkü zanaatkârlara nasihat ederken Peygamberimiz “Nasihatleri yerine getiren, aynı zamanda şartları ve hükümleri gözeten” meslek sahiplerinden bahsetmektedir. Burada “şartları ve hükümleri” gözetmekten maksat faaliyet gösterilen sahada bilgi sahibi olmaktır. Yeni bilgiler üretmek ve yeni atılımlarda bulunmak da şartları doğru değerlendirmek için yapılan tavsiyelerle paralellik gösterir.

Tarım toplumu döneminde kim toprağı iyi ekerse onun refah seviyesi artardı. Sanayi toplumuna gelindiğinde topraktan çok, onu mamul haline getirmek önemli hale geldi. Seri üretim ve hızlı pazarlama teknikleri gelir seviyesini arttırdı. Ticaret ise her dönemde ve ahlaklı yapıldığı her şartta getirisi nispetinde diğerlerinden daha ön planda oldu. Bunlardan başka tavsiye edilen kazanç kapısı da Peygamberimizin de üzerinde durduğu meslek sahibi olan zanaatkârlardır.

Fikir Nasıl Değerli Olur?

İster tarımla uğraşsınlar isterse sanayi ile artık müteşebbislerin refah kapısını aralamada seviyeleri eşitlendi. Farklılık ise şartları ve hükümleri iyi değerlendirenlerden yana olmaya başladı. Orijinal fikirler uygun şartlarda hazırlanan AR-GE çalışmalarıyla hükümlere bağlandığında yatırımcısına kâr getirmemesi gibi bir durum söz konusu değil.

Fikri özgün ve değerli hale getirmek bilginin gerçek gücünü kullanmakla mümkün. Değerli bilgiyi üretebilmek elbette kolay olmayabilir. Bunun için aklı kullanmak, herkesin bildiği bir şeyi farklı yorumlayıp, insanların “ortak hassas noktasını” tespit ederek, ortak problemlere evrensel çözümler geliştirmek fikrin değerini ortaya çıkarmaktadır. Yalnız burada fikirler üretilirken sadece ekonomik çıkarın gözetilmesi yanlıştır. İnsanlar bu konuda daha idealist olmalı, bulduğu fikirlerin maddi kazancın yanında manevi bir takım güzellikleri de beraberinde getirmesine öncelik vermelidir. Bir de Peygamberimizin “Zenginliği şan ve şöhret için isteyenlere” yaptığı uyarı da unutulmamalıdır.

Fikri Değerli Olanlar Kıymete Bindi

Eksiden insanlar çok güzel fikirleri olmasına rağmen bunu projeye dökebilecek bir destek bulamazdı. Günümüzde ise tam tersi, destek vermek için projeler mumla aranır hale geldi. İnsanların fikir üretmesi için sürekli teşvikler yapılıyor.  Bilgi kıymete bindi, keseler ağzına kadar açıldı.

“Rızkın onda dokuzu ticarettedir.” buyuran Peygamber Efendimiz başka bir hadesinde de tüccarın kendine güvenerek cesaretle bir işe atılmanı tavsiye etmiştir. İtidalli cesaretin rızık kapısını açacağına dair 1432 sene öncesinde söylenen bu sözler hala çok kıymetlidir.

“Ben kendime güveniyorum, çok güzel projelerim de var ama bunu hayata geçirecek param yok” diyen yenilikçi bir işadamı veya AR-GE yapma niyetinde olan bir müteşebbis için ne gibi destekler var ve bunlardan nasıl yararlanabiliriz gibi soruları cevaplamak için sahaya inmekte fayda var.

 Yeniliğe Destek Veren Kurumlar

Hemen hemen her konuda yeniliği destekleyen kurumlar var. Ortak noktaları müteşebbislere destek vermek olan bu kurumlara gitmeden önce şartları ve hükümleri yerli yerinde değerlendirmek gerek. Sadece mallar değil birçok alanda verilen yatırımların ön şartları ve kabul şartları ile geri ödeme şartları iyi analiz edilmeli. Semt pazarlarında tezgâh açan pazarcı esnaf hatta sabit bir yerde tezgâh açmayıp seyyar satış yapan esnafın bile destek alabilmesi mümkün. Böyle olunca destek almanın şartlarını iyi analiz etmenin önemi de artıyor. Daha detaylı bilgi ve geniş analizler için yatarıma destek veren kurumların internet siteleri ziyaret edilebilir.

Bizim tavsiyemiz özellikle yenilik AR-GE fikri olan müteşebbislerin;  Kosgeb, Kalkınma Ajansı ve Kooparatiflerin inovasyon destekleri başlığı altındaki kalemleri iyice incelemesidir. Hatta bu kurumları gerekiyorsa bizzat ziyaret etmesidir.

 Yeniliğin Fiyatı Yüksek

Bir yenilik projesi ile yola çıkıldığında kabul edilen masraf kalemlerinin toplam bedeli üzerinden %75 oranında destek verildiği görülmektedir.

Projenin destekleri talep etmeyi gerektirecek özellikte olmak kaydıyla bir buçuk, iki yıl içinde toplamda 450.000 TL kadar hibe destek almak mümkün. Bu kalem içinde, iki yılda ayrı ayrı 200.000 TL toplamda 400.000 TL “faizsiz!” kredi desteği var.

Kredi denilince tabiî ki teminat ve kefalet söz konusu olmaktadır. Bu kalemden kredi kullanmak için destek veren kurumlar  “ banka teminatı” talep etmektedir. Bu noktada bankalarla karşı karşıya kalmaktasınız. Kredi kefaleti denilince KGF – Kredi Garanti Fonu artık eskisine nazaran oldukça etkin hale gelmeye başlamıştır. Her türlü kredi kefaleti için %80 gibi yüksek bir orana kadar KGF kendi kriterlerine göre gerektiğinde bankalara teminat veremeyen müteşebbislere kefalet desteği verebilmektedir. Son zamanda “ her köye bir kobi” ve “mikro işletmelere mikro kredi” desteği adı altında iki tane çekici kefalet destek programı açıklanmıştır.

 

En Yeniler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu
Kapalı