EğitimKişisel GelişimKültür Sanat

En Son Ne Zaman Kitap Seyrettiniz!

“İstabul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi dekanı Ord. Prof. Hâmid Ongunsu, beni bir asistan olarak İslâm Ansiklopedisi bürosunda fişleri hazırlamaya, yazacak şahıslara götürmeye ve toplantı zabıtlarını tutmaya memur etmişti. Haftanın belli günlerinde büroya devrin büyük yazarları toplanırlar, saatlerce sohbet ederlerdi. Akşam eve gidip günün muhasebesini yapınca, elimde sabun köpüğünden başka bir şey kalmadığım görür, üzülürdüm. Bir gün Ord. Prof. Hâmid Ongunsu’ya beni bu vazifeden affetmesini, kütüphanede çalışmama izin vermesini rica ettim. Hayatını bu nevi sohbetleri dinlemekle geçirmiş dekanımız “ne” dedi, “Türkiye’nin bu kadar bilgili adamının sohbetlerinden zevk almıyor musun?” “Zevk alıyorum, fakat kitaplardan ettiğim istifade kadar istifade edemiyorum.”

Mehmet Kaplan, ‘Kitap ve Sohbet’ yazısında bahsettiği bu hatırasında, verdiği bu cevapla ‘pot kırdığını’ ifade etmiştir. Sohbet istifadesinin olabilmesi için sohbete uzun süre devam etmek gerektiğini de ilave etmiştir. (Türk Edebiyatı Dergisi, Şubat 1977) Çünkü İbnülemin Kemal, Mükrimin Halil, Yahya Kemal gibi devrin yazar ve ilim adamlarının sohbetine dâhil olmuş, hoşsohbet adam tanımış. Eskilerin sohbeti de muhabbeti de uzun sürermiş. Bu sebeple sohbet ve kitabı daima beraber zikretmesinin bir sebebi olmalı.
Sohbet yapmak için ve de sohbetin sohbet olabilmesi için bilmek, bilmek için okumak, okumak için kitap lazımdır. Kimse kitap okumuyor, diye dert yanarız ya soralım kendimize. “Etrafımda kaç kitap sohbeti yapan arkadaşım var?” Ekserisi izlediği dizileri, filmleri heyecanla kelimesi kelimesine anlatmasını bilir. Üstüne üstelük taklit yapmayı da ihmal etmez. Çünkü artık okumuyoruz, seyrediyoruz. Şöyle söylemek daha muvafık olur. “Bana arkadaşını söyle, sana kitap okuyup okumadığını söyleyeyim. Bana arkadaşını söyle, dedikodu mu yoksa hakikaten sohbet mi yaptığını söyleyeyim. Bana arkadaşını söyle, sadece seyreden biri mi okuyan biri mi olduğunu söyleyeyim.”

TV ve internet, devamlı haber pompalamakla insanı ‘çaresiz izleyici’ sınıfına yolladı. Kitap okumadığımız için insanın halini, derdini, toplumun gidişatını okuyamıyoruz. Bugün ailemle, çocuğumla arkadaşımla iki dakika sohbet edemiyoruz, diye figan ediyorsak bu okumadığımızın en büyük alametidir. Bilmeden konuşulmaz, konuşulmayınca da sohbet olmaz. Eğer konuşmaya tevessül etsek de izlenenlerin dedikodusunu yapmaktan öteye gitmiş olunamaz.

TV’den oğuşan, yorulan gözlerimiz ne zaman satırlar arasında seyrederse hakiki muhabbet hasıl olacaktır. Birlikten kuvvet doğar derler ya. Kitap okuyanlar bir araya gelirse işte o zaman hep beraber güzel bir hoşsohbet insan ve sohbet seyredeceğiz!

Etiketler

En Yeniler

Başa dön tuşu
Kapalı