AraştırmaKapakKişisel Gelişim

Ergenlik ve Beslenme

Uzm. Dyt. Elif Karacanoğlu (hisar hospıtal ıntercontınental)

Diyetisyenlerin hastalık dönemlerinde hatırlandığını gözlemliyoruz. Hâlbuki ergenlik dönemi için de diyetisyenden alınacak ve uygulanacak tavsiyeler var; hem de daha güçlü, sağlıklı bedenler için ehemmiyet arz eden bu konuda konuşmak istedik.

Bu minvalde, hatalı beslenme alışkanlıkları, gençleri obeziteye götüren ve hayat kalitesini bozan sebeplerden biri olarak görülüyor. Gençlik, bilhassa ergenlik döneminde, vücutta meydana gelen hormonal değişimler, yeme-içme alışkanlıklarını etkiliyor.

Bu dönemde yanlış yeme hataları hakkında neler söylenebilir?

Aileler, bizlere çocuklarını ancak çok kilolu ise veya diyabet tanısı konduysa getiriyorlar. Onun dışında, ergenlik döneminde çocuklarının nasıl beslenmesi gerektiğini sorgulamıyorlar.

Peki, ergenlik döneminde neler oluyor gençlerin vücudunda?

Kas ve kemik dokuları belirgin olarak değişiyor. Hızlı boy uzaması, kasların belirginleşmesi, artan hormonal düzey ile birlikte sivilcelerin artması, özellikle belirgin bir yağlanmayla vücutları farklılaşıyor.

Psikolojik durumları da değişiyor. Yani artık çocukluktan çıkıp yetişkinliğe adım atıyorlar. Böylelikle de bireyselleşme eğilimi ortaya çıkıyor. Nihayette ailelerin şikâyet ettiği konular -ev dışında yemek yeme, arkadaşla vakit geçirme- artıyor.

Bu durumda bir diyet programı uygulamalı mıdır?

Düşük kalorili ve besin değerleri bakımından da zayıf diyetlerden kaçınılmalıdır. Yapılan çalışmalar, ergenlik döneminde gençlerin daha çok fast food tüketmesi, ev yemeklerinden uzaklaşması sebebiyle, genel olarak A, Ca, Mg, Fe, Zn gibi birçok vitamin ve mineralden zayıf besinler tükettiğini göstermiştir.

Bu dönemlerde gençlerimizin kazanması gereken sağlıklı beslenme alışkanlıkları çok önemlidir. Çünkü bundan sonra artık gençler birer yetişkin olarak hayatlarına devam edeceklerdir. Böylece her kazandığı alışkanlık iyi veya kötü, uzun süre devam edecektir. Bu sebeple iyi alışkanlıkları özendirmeliyiz.

Bir gencin, sağlıklı beslenme alışkanlığı kazanması için neler tavsiye edebiliriz?

Sağlıklı beslenme alışkanlıklarını şöyle sıralayabiliriz;

  • Güne kahvaltıyla başlamak. Bu, gün içerisinde şeker ihtiyacımızı azaltacaktır.
  • Katkı maddeleri içeren, şekerli, asitli hazır meşrubatların her türlüsünden olabildiğince kaçınmak,
  • Her şartta ve durumda su içmek ve bunu alışkanlık haline getirmek,
  • Yemeği çok hızlı yememek ve mümkün mertebe iyi çiğnemek,
  • Ekrana bakarak yemek, tokluk hissi oluşmasını engelleyeceğinden; televizyon ya da bilgisayar karşısında yememek,
  • Süt, yoğurt, ayran, sütlü tatlılar, artan kalsiyum ihtiyacını karşılamak için çok önemlidir. Öğünlerde şekerli içecekler yerine tercih edilebilir.
  • Öğün atlamamalı, her gün aynı saatlerde yemek yemeye dikkat edilmelidir. Günlük tüketilen besinlerin 3 ana, 2 ara öğünde alınması en uygun olanıdır.

Bir de malum, gençler daha hızlı yaşıyorlar. Bu hız esnasında yemeğe çok vakit ayırmadan hızlıca tüketip işe, okula devam etme derdindeler. Haliyle sokaktan beslenme durumları ortaya çıkıyor. Bu mevzuda ne diyebiliriz?

Bir defa parazit kapma olasılığı dışarıda yemek yerken daha yüksektir. Bu da büyümeyi, gelişmeyi durduran, vitamin, mineral eksikliklerine yol açan en önemli nedenlerdendir. Açıkta satılan besinler yeterince güvenilir ve temiz değildir. Ayrıca, uygun şartlarda muhafaza edilmedikleri için çabuk bozulma riski taşırlar. Bu nedenle açıkta satılan besinler satın alınmamalıdır.

Dışarıda yemek konusunda oldukça duyarlı davranılmalı. İlla yemek gerekiyorsa da çiğ sebze ve salatalardan kaçınılmalı, güvenilir yerler değilse pişmiş yiyecekler tercih edilmelidir.

Gençler mutlak bir diyet programı uygulamalı mıdır yoksa ne yerlerse gençtir, bünyeleri eritir mi?

Gençler diyet programı takip etmek yerine sağlıklı beslenme alışkanlıkları kazanmalıdır. Ne yerlerse eritmez, aksine hormonların çok arttığı dönemde oldukları için vücutları daha kolay yağlanacaktır. Yine damar tıkanıklıkları, şeker hastalığı, özellikle “Tip 1 Diyabet” bu dönemde daha çok görülmektedir. Gençlerin iyi alışkanlıklar içinde olmaları büyük önem arz ediyor.

Anne babalar, ergenlere çocukluk döneminde olduğu gibi tavsiye edilen yemekleri ısrar ederek yedirmeli mi? Şekerli içecekler çok lezzetli, cipslerin kıvamı bağımlılık yapıcı lakin C vitaminine, süt ürünlerine ihtiyaç var. Bu konuda tavsiyeleriniz var mı?

Sağlıklı beslenme konusunda yasakçı bir zihniyette olmak veya sağlıklı besin için aşırı ısrarcı olmamız, özellikle de bahsettiğimiz kişiler ergenlik dönemindeyse, her zaman ters etki yapacaktır. Ancak ailenin iyi örnek olması, gencin “fark etmeden” iyi beslenme alışkanlıkları kazanmasını sağlayacaktır. Bu nedenle de üstüne basa basa “cips yasak”  cümlesi kurmak yerine, evde mısır patlatıp yeriz, gazlı içecek tüketme alışkanlığı yerine, ihtiyaç varsa evde yaptığımız kompostoları özendiririz.

Özetle; “yasak yok, ölçülü tüketim var”, bu sloganla aile, çocuklarıyla çatışmadan sağlıklı beslenme alışkanlığını yerleştirebilir.

Burada ortaya şöyle bir tablo çıkıyor hocam: Aile, genç ve yemek üçgeni. Genç, gençlik enerjisiyle dengeli-dengesiz olduğuna bakmaksızın yeme derdinde. Aile ise burada kilit bir rol üstleniyor. Bu girift bilmece nasıl çözülmeli?

Bu yaş grubunda enerji ihtiyacı da artıyor. Ortalama 1600-2200 kalori arasında değişen enerji ihtiyacı mevcuttur. Bu konuda aileye düşen görev büyük. Gencin artan iştahıyla birlikte ona sağlıklı seçenekler sunmuyorsak abur cubura yönelmelerini engelleyemeyiz. Evde mutlaka sağlıklı karbonhidratlar bulundurulmalıdır. Örneğin ev yapımı kek, kurabiye yanında sütle birlikte tüketilebilir veya ev yapımı börek ve ayran, ara öğünlerde olabilir.

Karbonhidrat dediniz hocam, oradan proteinlere geçmek istiyorum. Gençlerin proteinle imtihanları son günlerde göze çarpıyor. Protein tüketiminde nasıl bir ölçü olmalı?

İyi protein kaynakları, gençlerin demir ihtiyacını karşılar ve kaslarının gelişmesini sağlar. Bunları et, tavuk, balık, hindi olarak sıralayabiliriz. Protein konusunda dikkat etmemiz gereken bir husus da miktarlarıdır.

Yeni nesil gençlerde görülen aşırı protein tüketimi, ciddi sorun teşkil ediyor. Yemek seçen çocuklarda aileler, her öğün köfte, et servis etmekte ve böylece çocuk, sebzeden uzak, protein yüklü beslenme alışkanlığı geliştirmektedir.

Hâlbuki protein ihtiyacını genellikle bir öğün tüketilen 1 porsiyon köfte veya tavuk sağlayabilir. Fazlası ise fayda değil zarar verir. Örneğin, kemik erimesi ve boy kısalığına yol açabilir. Çünkü diyetle alınan fazla protein, kemikten kalsiyum çıkışına yol açar.

En Yeniler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu
Kapalı