Futbol Çocuğa Sığındı

1

Futbol sektörü kendini temizlemek için saf, temiz izleyicilere ihtiyaç duymaktadır.

Futbol Federasyonu yeni bir uygulama başlatıyor. Uygulamanın adı “Kadınların ve 16 yaş altı çocukların müsabakalara ücretsiz girme” projesi. Bunu nedeni ise şiddet ve futboldaki çirkinliklerin önüne geçmek.
Yapılan açıklamanın ilk kısmında “Futbolun içinde bulunduğu süreçte; onun geleceğine katkıda bulunmak ve oyuna olan ilgiyi artırma” vurgulanırken ikinci kısım daha dikkat çekicidir. İkinci kısımda “şiddet ve düzensizliği önlemek, çirkin ve kötü tezahürata engel olmak ve ailelerin rahatlıkla izleyebileceği müsabaka ortamı oluşturmak”tan bahsedilmektedir. Buradan “şimdiki kötü durumun temizlenmesi için çocuklar ücretsiz temizleyici /izleyiciler olarak davet ediliyor” gibi bir mana çıkmaktadır. Şüphelerimizin doğruluğunu tasdik mahiyetindeki, “Eğer gelirseniz futbola çok önemli katkılarınız olacağına inanmaktayız.” vurgusu iddiamızı haklı çıkartmaktadır.
Bu açıklamalar gösteriyor ki futbol sektörü kendini temizlemek için saf, temiz izleyicilere ihtiyaç duymaktadır. Ancak burada akla gelen soru şudur; “Futbol temizlenmeye çalışırken çocukların kirletilmesi ihtimali de yok mu?” Bu sorunun cevabı eğitimle alakalı olduğundan cevabımızı bu alanda arayalım.
“Eğitim, toplum içinde değerli olan şeylerin, yetenek, tutum, davranış biçimlerinde öğretilme süreçlerinin tamamıdır.” Yani toplum içindeki değerli olduğunu gördüklerini, yetiştirmek istediği yeni nesillerine öğretir. Eğitim hakkında onlarca tarif vardır. Bu da gösteriyor ki eğitime giden yollar çok ve çeşitlidir. Bu tarifi seçmemizin sebebi ise, burada toplum içerisinde değerli görülenlerle, davranış arasındaki irtibatı dikkat çekmesidir.
Çocukların sahalara seyirci olarak davet edilmesi, bu tarife göre toplum içerisinde değerli olana davet şeklinde anlaşılır. Davet eden değerine güveniyorsa elbette problem yok. Ama “şiddet ve düzensizliği önlemek, çirkin ve kötü tezahürata engel olmak” şeklinde yapılan davette, bundan söz etmek pek de mümkün değildir.

(Toplam 88 kez okundu. Bugün: 1)
PAYLAŞ:

1 Yorum

  1. Yazınızı okudum ve beğendim.

    Güzel bir toplumsal konuyu ele almışsınız. Bu vesile ile ben de görüşlerimi paylaşmak isterim. Belki burada yazacaklarım bazı insanların hoşuna gitmeyecek.

    Ancak doğru bildiklerimizi söylemezsek, başkalarının doğrularını kabul etmiş sayılırız.

    Futbol bir endüstri. Birilerinin yönettiği, birilerinin oynadığı, birilerinin seyrettiği, birilerinin politikalarının aracı, v.d.

    Birey olarak ben nerdeyim. Benim Çocuğum nerede, Kullanılan mıyım? Yada bu tarafgirliğin bana, aileme, ülkeme faydası ne?

    Televizyonlarda en çok tartışma programı yapılan futbol bunu hak ediyor mu?
    İnsanın en değerli şeyi olan zamanın kaçta kaçını hak ediyor.

    TV, TV yorum yapanlar bu işi ne için yapıyor. “O topa bir saniye önce hamle yapsaydı gol olurdu” kelimesi ne anlama geliyor.

    Futbol; “Geçen zaman bir daha geri gelmez. Bugünlerin değerini bilelim. Yarını,sonsuzu kazanalım.Ahiretimizi imar edelim.” yaşam anlayışının neresinde yer alıyor.

    Yoksa birilerinin allayıp, pullayıp önümüze sunduğu bu reçetenin bize bir faydası varda biz mi göremiyoruz?

    Özellikle küçük çocuklara sırf onlarla iletişim kurabilmek için “Hangi takımı tutuyorsun bakiim?” diye sorduğımuzda bilemeden mu endüstriye bizde mi katkıda bulunuyoruz.

    Derby maçlar öncesi TV,leri gazeteleri ateşlemeleri olmasa, Spor programları bir süre sussa..
    Bu sektör kan kaybeder mi?

    Bu sene ligler geç başlayınca neden spor programları yeni arayışlara yöneldiler, son on yılın en iyi golleri, hakem hataları, kaleci hataları… gibi… Sektör ayakta kalma çabasına mı girdi?

    Yukarıda sorular şeklinde verilenler, aslında doğruyu arama amacına yönelikti.

    Doğru nedir?

    Akıl sahibi olarak aklımıza soralım…

Fikrinizi Belirtin.