Sağlıklı Hayat

Gıdada Posa Oranına Dikkat

Pratik hayatta her ailenin dikkat etmesi gereken mühim şeylerden biri de posalı gıdalar mevzusudur. Posa, gıdaların kabuk ve lifli kısımlarıdır. Besleyici özelliği düşük olmasına rağmen sağlığımız için yenilmesinde çok büyük faydalar vardır. Kepekli tahıl ürünleri başta olmak üzere baklagiller, sebze ve meyveler (özellikle portakal, mandalina) posalı gıdalar grubuna girer.

Posalı ve kepekli gıdaları yemek oldukça faydalıdır. Posa oranı yüksek gıdalar, doğala çok yakın olduğundan midede hazmı yavaştır, bu sebeple tokluk hissi verip kolay kolay acıktırmaz. Bunun yanında bağırsaklara geçen gıdaların emilimini yavaşlatıp karaciğere ve pankreasa birden yüklenmeyi önler. Bu sayede organların daha randımanlı çalışmalarına yardımcı olur. Şeker hastaları için

şekerin birden yükselmesini önleyip ilaçların etkinliğini arttırır. Safra yağı ile birleşen posa; yağın emilimini azaltıp kolesterolün düşmesini sağlar, böylece kalp krizi ve felç riskini azaltmış olur. Özellikle ev yapımı yoğurtla beraber alınan kepekli gıdalar, faydalı mikropların sayısını artırırken, bağırsakları zararlı mikroplardan ve toksinlerden korurlar. Bağırsakta kanserojen maddeleri adeta bir süpürge gibi süpürerek bağırsak kanserlerini azaltan posalı gıdalar, kabızlık problemi yaşayanlara da faydalıdır. Posa oranı yüksek gıdalar ne kadar çok sağlıklı olsa bile gaz ve şişkinlik problemini artırabilirler. Böyle durumlarda yağlı gıdalardan uzak durmak, sakız ve şeker kullanmamak, süt içmeyi azaltmak, tıka basa yememek, hareketi arttırmak gerekir.

Posalı gıdalar nasıl yenilir?

Gıdaların gereken miktarda ve oranlarda uygun pişirme koşullarında hazırlanıp yenilmesi iyi beslenmenin püf noktasını oluşturur. Sağlıklı bir hayat yaşayabilmek için karbonhidrat, protein, yağ, mineral, vitamin ve suyun yeterli ve dengeli miktarda düzenli olarak tüketilmesi gerekir. Posalı ve lifli gıdalarda vücut için gerekli vitaminler bol miktarda bulunur. Vitaminler, sağlıklı beslenme için küçük miktarlarda alınmaları zorunlu olan ve eksikliği durumunda vücudun çalışmasında bozukluğa yol açan, Latince yaşam manasına gelen “vita” kelimesinden türemiş moleküllerdir.

Yeşil sebzeler, meyveler, domates, acısız kırmızıbiber ve turunçgiller, hem C vitamini
açısından hem de posa oranı yüksek olduğundan bolca yenilmesi gereken besinlerdir. Elma, armut gibi meyvelerin kabukları ve portakalın kabuğunun tatsız olan beyaz kısmı da posa oranı yüksek olduğundan yenilmesi gerekir. Kayısı ve hurma ise oldukça lifli meyvelerdendir. Güçlü bir hücre koruyucu (antioksidan) olan E vitamini, posa oranı yüksek yeşil yapraklı sebzelerde ve tahıllarda bolca bulunur. Yemeklerin yanında yenilen salata gibi yeşil sebzelerden uzak kalmamak ve kabuğu soyulmamış buğday unundan yapılan ekmek türleri bu sebeple tavsiye edilir.

Devamlı aynı lifli gıdaların yenilmesi ilerde bazı vitamin eksikliklerine sebep olabildiği için sağlıklı da olsa devamlı aynı gıdalar yenilmemelidir.

Mesela hep tam buğday ekmeği yiyen birisi, bazen de çavdar, yulaf veya arpa ekmeklerinin tadına bakmalıdır. Bir de ekmek hazırlanırken hazır maya kullanılmaması gerekir. Bunun yerine doğal ekşi maya tercih edilmelidir.

Beslenme alışkanlığı tehlike sinyali veriyor

Doğru beslenebilmek için yenilen gıdalara çok dikkat etmek gerekir. Maalesef Türkiye’de yapılan araştırmalar insanların (tıp okuyanlar dahil) çok az bir kısmının sağlıklı beslenme alışkanlığına sahip olduğunu gösteriyor. 700’e yakın öğrencinin beslenme alışkanlıklarını inceleyen bir çalışmada, gençlerin çoğunun sağlıksız beslendiği görüldü. Bu çalışmaya göre gençler özellikle hamburger, patates kızartması, pizza gibi hazır gıdaları çok fazla yiyorlar. Günde ortalama 3 fincan hazır kahve içiyorlar ve öğünleri çoğu zaman atlatıyorlar. Üstelik diğer yağlı ve şekerli yiyeceklere, hazır et ürünlerine ve kola gibi riskli içeceklere karşı yeterli farkındalığa sahip değiller. Ayrıca yeterince sebze ve meyve de yemiyorlar. Geleceğimizin teminatı gençlerimiz için bu durum kabul edilebilecek bir şey olamaz.

Öğünlere dikkat!

Doğru beslenebilmek için öğün atlamadan sık ancak yeterli miktarda yemek yenilmesi gerekiyor. Özellikle kahvaltı düzenli olarak her gün yapılmalı. Öğünlerde yeterli miktarda posalı gıda alınmalı, bunun için sebze ve meyve artırılmalıdır. Bol su içilmeli, yürüyüş gibi hareketler devamlı yapılmalıdır. Gıdaların saklanma ve pişirme yöntemlerine özen gösterilmeli, hazır gıdalardan, şekerden ve tuzdan mümkün mertebe uzak durulmalıdır. Yemekler iyice çiğnenip yutulmak ve misvak kullanılmalıdır. Sağlıklı bir hayat sürmek isteyenlere, sık acıkanlara, kilo verememe problemi olanlara ve diyet yapanlara arada bir yoğurda, yulaf kepeği veya herhangi bir kepeği kanştırıp yemelerini tavsiye ediyorum.

 

En Yeniler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu