Kültür - SanatSeyahat

Gitmeseniz de Görmedik Demeyin

İlk müze çalışmaları Mısır ve Mezepotamya’da görülmüştür. Savaşlarda galip gelen hükümdarlar elde ettikleri ganimetleri kuvvet ve kudret göstergesi olarak sergilerlerdi. Yakın dönemde zenginlerin topladıkları eserleri sergilemeleri işleri hızlandırsa da bir maksat için kurulan müzeler insanları gerçekten etkileyen yerlerdir.

Gülhane Parkı içerisinde yer alan İslam Bilim ve Teknoloji Tarihi Müzesi 24 Mayıs 2008 tarihinde açılmıştır. Müzede, Prof. Dr. Fuat Sezgin ve Frankfurt Üniversitesi Arap İslam Bilimleri Tarihi Enstitüsü’nün ağırlığı hissedilir. İslam kültür çevresinin 9 ile 16. yüzyıllar arasında yapmış olduğu çalışmaların aynısı ya da birebir yapılan kopyası sergilenmektedir.

Türkiye’de ilk, dünyada ikinci örnek olma özelliği bulunan müze, 3500 m2’lik bir sergi alanına sahip olup, iki kattan oluşmaktadır. Birinci katta matematik, geometri, şehircilik ve mimari, optik, kimya, madenler ve coğrafya ile ilgili harita ve çizimler; ikinci katta ise astronomi, saat teknolojisi, denizcilik, savaş teknolojileri, tıp bölümü ve müze ile ilgili çeşitli görsellerin izlenebildiği Sinevizyon Salonu yer almaktadır.

Her “Zaman” değerlidir

Bu gördüğümüz ve belki de pek bir şeye benzetemediğimiz alet aslında bir saat. Müzedeki maket için 1200’lü yıllarda kaleme alınan El-Cezerî’nin kitabından yararlanılmış. Filin karnına depolanan suyla çalışan mekanizma her yarım saatte bir fil sürücüsünün kollarını ve tepedeki kuşları harekete geçiriyor. Kuşların ağızlarından yılanların ağzına düşen metal bilyeler yılanların başlarının aşağıya doğru yavaşça inmesiyle kaselere ve oradan da aşağıya düşüyor, sürücü davulu vuruyor.

Bilgi, fikir, emek ve küresel usturlap

İslam’ın şartlarından biri namaz, namazın şartlarından biri ise vakit… Bu sebeple de zamanı takip ve tayin etmek Müslümanlar için hep mühim olmuştur. Yerel saat ve namaz vakitleri usturlap sayesinde belirleniyordu. Resimdeki maket, Müslümanlar tarafından, 1480 senesinde Musa isimli bir usta tarafından üretilmiş, alışık olduğumuz usturlaplara benzemeyen bilgi, fikir ve yoğun emeğin ürünü Küresel Usturlap. Eserin orijinali Oxford Museum of the History of Science’te bulunmaktadır.

Tankın prototipi bu olsa gerek

Kalın duvarlar, yüksek burçlar… Orta Çağ’ın vazgeçilmezi başbelası kaleler. Bu gördüğünüz ilkel tank modeli tam da bunun, yani kale kapılarını kırmak için tasarlanmış, üzeri ise metal ile kaplanmış ki burçlardan atılan yanıcı ve yakıcı maddelerden hasar görmesin. Müzede sergilenen eser 14. yüzyıla ait bir yazmadan istifade edilerek imal edilmiştir.

16.yy’da döner kesme makinesi

Milli yemeklerimizden biri olan “döner”in tarihini oldukça eskilere, 1550’li senelere götüren icat. Bu aletin sağ tarafında asılı ağırlık ve döneri pişirmek için kullanılan ateşten çıkan sıcak havanın basıncı ile çalışan bir otomatik döner pişirme makinesi. Eser Takiyüddin tarafından 1553 senesinde icad edilmiştir.

Ekmek için çekilen emek

Buğday, mısır yahut darı öğütmek için kullanılan bir değirmenin, yel değirmeninin maketi. Yel değirmeni denince rüzgarı kucaklayacak ve dönecek pervaneleri arıyor gözler, lakin bu farklı bir model. Rüzgar alttaki pencereye benzer boşluktan içeri giriyor ve içerideki pervaneleri harekete geçiriyor. Böylece mekanizma devreye giriyor. Maket 13. asırda yaşamış ed-Dimaşki’nin coğrafya kitabında geçen şekil ve tariflere göre yapılmıştır.

Yıldızlarla iz sürmek

Yıldızların, ayın ve güneşin hareketlerini takip ederek ay yahut güneş yılına göre takvim oluşturmak mümkündür. Örneğin bayramların, kandillerin veya Ramazan ayının tespiti hep bu yolla olmuştur. Başta yıldızlar olmak üzere ayın ve güneşin izlenmesi için kurulan yapılara ise “rasathane” denir. Onlardan biri de Rey’deki yani eski Tahran’daki Buveyhi prensi Fahrüddevle devrinde kurulan rasathane… Rasathanenin özelliği ise burada uzun süre yapılan gözlemler neticesinde dünya ekliptik eğiliminin zamanla azaldığı sonucuna varılması.

Daha Fazla Göster

En Yeniler

Başa dön tuşu
Kapalı