Din ve Hayat

Hac ile Gelen Hediyeler

Hacdan Gelen Hediyeler

Her hacca gidenin hediyelerle gelmesi adettendir. Bu adeti yerine getirmek için hacılar niyetlerine göre hediyeler getirirler. Bazı hacılarımız incik, boncuk, tesbih ve takke ile dönerler. “Hac’dan hediyelerle” gelmişlerdir. Bazıları ise bunlara itibar etmez. “Hac ile gelen hediyeler” onlara ömür boyu yeter. İncik boncuktan daha önemli olan “Hac ile gelen hediyer” nelerdir? Hacc’ın hediyeleri ile “Hac ile gelen hediyeler” arasında ne fark vardır?

Her Müslümanın hayatında bir hacca gitme planı vardır. Müslümanlar bu ibadeti gerçekleştirme arzusuyla ve heyecanla uygun zamanı kollarlar. Hayat planlarının içinde oğlunu kızını evlendirmek kadar, hacca gitmek de vardır.

Bu farz ibadeti yerine getirmekten dolayı kazanılan sevabın yerini doldurmak çok zordur. Haccın manevi mükafatının yanında çok küçük; ancak insan hayatına kattığı değer ile yaşanılan ömrün diğer kalanına isabet eden müktesebatı (kazanımları) vardır. Bunlar “hac ile gelen hediyeler” olarak bilinir. Aldığımız bir ilacın faydalı yan etkileri olarak da düşünülebilir.

Bu “faydalı yan etkiler” ya da “hac ile gelen hediyeler” kişilik yapısı, bilgi-görgü, genel kültür, umumi münasebetler gibi sahalarda kendini gösterir. Hacca panayır niyeti ile değil de hac için giden insanlar dönüşte umumiyetle daha mülayim bir kişiliğe bürünürler. Sözleri ve hareketleri daha yumuşaktır. İnsanları incitmemeye çalışırlar. Gitmeden önce kötü söz-küfür, sigara gibi kötü adetleri varsa onları bırakırlar. İbadetlerine daha düşkün olurlar. Hayır işlerine daha fazla ehemmiyet verirler. Bu değişimde haccın manevi atmosferinde yaşanılan duyguların büyük önemi vardır. Orada kendi içinde yolculuğa çıkan hacı dününü, bugününü ve yarın ne olacağını düşünür. Sade, gösterişsiz, beyaz kıyafetleri giyer; benlikten, kibirden arınır ve tevazuya bürünür.

Panayıra değil hacca hazırlanın

Haccın müktesabatından bir diğeri de Müslümanların bilgi, görgü ve kültürlerini artırmasıdır. Hac sürecinin her anı insana sürekli yeni şeyler öğretir. Hac turları düzenleyen firmalar birkaç ay öncesinden eğitimler verilir. Bu eğitimlerde hacı adaylarına hacla ilgili dini bilgiler verilir. Orada okunacak dualar, yolculuğun ve orada ikametin nasıl yapacakları anlatılır. Bu eğitimler ve yapılan dini sohbetlerle kişinin dini bilgisi de gelişir. Belki önemli bir kısmı ilk defa uçağa biner ve arza yukarıdan bakar. Hacda belki o güne kadar gördüğü en kalabalık insan topluluğuna şahit olur.
Hac bir dünya mozaiğidir. Farklı kültürlerden birçok hacı orada bir araya gelir. Arafat’ta vakfe yaparken, Kabe’yi tavaf ederken adeta mahşerin küçük bir provası gerçekleşir. Renk, ırk, zenginlik, makam farkı gözetmeksizin bütün Müslümanlar yan yana durur. İhramlı halleriyle kimin yönetici, kimin iş adamı, kimin işçi olduğu anlaşılmaz. Herkes nefsiyle ve yöneldikleri yüce yaratanla başbaşadır. Aynı zamanda bütün dünyaya birlik, beraberlik mesajı verilmiş ve Müslümanlar olarak bir güç gösterisinde bulunulmuş olur.

Bir araya gelen dünya Müslümanları; birbirleriyle kaynaşmakta, birbirlerinin sıkıntılarından acılarından haberdar olmakta ve birbirlerinin halleriyle hallenmektedir. Aralarındaki coğrafi sınırlar, birbirlerine karşı sahip oldukları önyargılar burada yıkılmaktadır. 20’li yaşlarda İslam’la müşerref olup ABD’de ırkçılıkla ve İslam karşıtlığıyla mücadele eden Malcolm X lakaplı El Hac Malik El Şahbaz, hacca gittiğinde Müslümanların oradaki hallerinden ne kadar çok etkilendiğini hac intibalarında şu sözleriyle ifade etmektedir: “Ben renklerine bakmaksızın insanların her ırktan insana karşı samimî ve gerçek bir kardeşlik gösterdiğine hayatımda ilk defa şahit oldum. Bu sözleri benden duyduğunuzda şaşırabilirsiniz. Fakat hac yolculuğum sırasında gördüklerim ve yaşadıklarım, beni önceki düşüncelerimi gözden geçirmeye ve bazı yargılarımı terk etmeye zorladı. İslâm topraklarında şu geçen on bir gün zarfında; gözleri mavilerin en güzeli, saçları sarının en alımlısı, derileri beyazların en beyazı olan Müslümanlarla aynı tabaktan yemek yedik, aynı bardaktan su içtik, aynı yatakta (hasırda veya halıda) yattık ve aynı Allah´a dua ettik. Beyaz Müslümanların sözleri ve davranışlarında, Gana, Sudan ve Nijerya Müslümanlarında hissettiğim samimiyetin aynısını müşahede ettim.”

Hac arkadaşlığının kıymeti bilinir

Dünyanın farklı ülkelerinden gelen insanların kıyafetleri, dilleri, ibadet şekilleri, davranışları, ilişki tarzları farklıdır. Burada kültürler birbirlerini tanır. Bizim hacılarımız başka kültürleri tanıdığı gibi bizim de kültürümüzü tanıtarak kültür elçiliği yaparlar. Kutsal topraklara farklı kültürlerden insanların gelmesiyle beraber onlara hitap edecek, oldukça geniş yelpazede ürünler de oraya gelir.
Ayrıca hacda kurulan ünsiyet; asker arkadaşlığı gibi yıllarca devam edecek kadim dostluklara vesile olmaktadır. Hac arkadaşları, yurdun muhtelif yerlerinde bile olsalar görüşürler ve birbirleriyle her görüşmelerinde orada yaşadıkları manevi hazzı tekrar yaşarlar.

Hacılar daha derli toplu, kendilerine dikkat eden kişilerdir. Kendilerine güvenilir, sözlerine itibar edilir. Onların yaptığı hatalar normal bir kişinin yaptığı hatadan daha az hoşgörüyle karşılanır. Muhterem kişiler olarak görülür ve kendilerine değer verilir. Bu değer hac ibadetinin bir sıfatı olarak onların üzerinde tezahür eden hacılık ziynetinden kaynaklanır.

Haccın manevi kazançları muhakkak ki çok büyüktür, verilecek sevabın miktarı Allah(c.c.) katındadır. Yukarıda hac ibadetinin insanların her yönden tekamül etmelerine, bilgi ve kültürlerin artmasına sağladığı katkılara değinildi. Bu katkılardan faydalanma derecesi; kişinin yeniliğe ve çevreye açık olmasına, sahip olunan mevcut kültür düzeyine göre değişebilir. İbadet şuuruyla, özüne-ruhuna uygun yapılamayan bir hacda bu yan kazançların hiçbir değeri yoktur. Sevgili Peygamberimiz (s.a.v.) hadis-i şeriflerinde “kabul olunmuş bir hac” ifadesiyle buna vurgu yapmaktadır. Bu çerçevede oradan hiç nasiplenmeden gelenler sadece yol meşakkati çekmekle kalırlar.

En Yeniler

Başa dön tuşu
Kapalı