Araştırma

Halkın Hava Tahmin Raporu

Mart ayı öyle bir aydır ki bazen soğuk bazen de sıcaktır. O yüzden atalarımızın “Mart kapıdan baktırır, kazma kürek yatırır.” dedikleri şu günlerde havada meydana gelen ya da gelme ihtimali olan değişiklikler bizleri daha çok alakadar ediyor. Bu konuda imdadımıza meteoroloji yetişiyor. Peki, teknolojinin bu kadar ileri olmadığı zamanlarda insanlar ne yapıyordu?

Günümüzden farklı olarak insanoğlu tabiatla daha çok iç içe yaşıyor ve tabiatta meydana gelen olaylara daha açık oluyordu. Bu durum onlara tedbir almaya sevk ediyordu. İnancımız gereği biliyoruz ki tabiatta meydana gelen her şeyin yegâne takdir edicisi Cenâb-ı Hakk’tır. Ancak bizleri akıl sahibi olarak yarattığı için  ‘kavmün yetefekkerûn’ (düşünen bir kavim) olmamızı ve tefekkürle inceleyip araştırmamızı istemiştir.

Bütün bunlardan dolayıdır ki atalarımız kâhinliğe soyunmadan yalnızca tedbir amaçlı tahminler yapmışlar, tahminlerini uzun yıllar tecrübe etmişler ve ortaya bir hava tahmin raporu çıkmıştır. Bu tahminle bağlantılı olarak düşünce dünyamıza, sözlü kültürümüze önemli bir miras da kalmıştır.

Tahmin yüklü atasözleri

Hava tahminlerinin nasıl yapıldığına gelecek olursak, ayın hareketleri, bulutların hareketleri, rüzgârın esiş yönü, hayvanların davranışları tahmin yapılırken kullanılan önemli araçlardır. Tahminler günlük olduğu gibi aylık ve yıllık da olabilmektedir. Günlük hava tahminlerinde bulutların hareketleri daha çok önem arz ederken aylık tahminlerde ayın durumu da devreye girmektedir.

Tahminlerden çıkan tecrübelerle önemli miktarda deyim ve atasözü de edebiyat dünyamıza girmiştir. Aşağıda hava tahminlerini aktarırken bunlardan da istifade ederek konuyu zenginleştirmeye gayret edeceğiz. Anlatacak olduğumuz tahminler Batı Akdeniz’de dar bir bölgeyi konu edecek olup, bölgeden bölgeye, yöreden yöreye coğrafi şartlara bağlı olarak değişiklik gösterecektir.

Günlük hava tahminlerinde bilhassa kış mevsiminde bulutlar ön plana çıktığından, bulutların hareketlerine, alçakta-yüksekte olup olmadıklarına bakılarak tahminler yapılmaktadır. Mesela eskiler “Bulutlar gider Dalaman’a tımar edin pala dama.” diyerek, Dalaman yönündeki bulut hareketinden yola çıkarak yağmura karşı tedbirli olunmasını isterlermiş. Eğer yağış ihtimali yoksa ve bulutlarda Aydın yönüne doğru hareket halindeyse “Bulutlar gider Aydın’a herkes gitsin işine kaydına.” Diyerek, insanların rahat olmalarını söylerlermiş.

 Hava tahmini yapan hayvanlar

Kuşların uçuş durumları da havanın sıcaklık ve soğukluğunu anlamak için önemlidir. Çünkü kuşlar soğuk havalarda daha alçaktan uçarlar. Keçilerin kuyruklarını kısmaları da havanın soğuk olacağına işarettir.

Ağaçlarda bu konuda önemli bir araçtır. Meşelerin pelitleri çok olursa yağış bol olur. Kavak ağaçları yapraklarını tepesinden dökerse kışın soğuk, alttan yukarı dökerse de kışın ılık geçeceğine yorulur. Ayrıca ayva ve kestane bol olursa kar çok olur der eskiler. Tahminlerle beraber durumu ifade eden sözlere de rastlamak mümkün. Mesela kış gününde havalar normalinden sıcaksa, beklenmeyen bu durum karşısında şöyle bir ifade kullanılır. “Sıcak da tam köpeği gölgeye yatırmalık.”

İki haftada yılın tamamının tahmini saklı

Aylık tahminlerde ise ayın durumu çok önemlidir. Bilhassa hilalin görüldüğü ilk günlerde hilalin alt kısmı yukarıya doğru meyilli ve bakıldığında bir çanak şeklinde ise “Bu ay, ayın çanağı dolu, yağış var.” derler. Eğer hilalde bu şekil oluşmamışsa yağış ihtimali yoktur.

Yıllık tahmine gelecek olursak, eskilerin tabiriyle Alaturka ağustos birde, kullandığımız takvimde ise kimileri 14 ağustostan itibaren kimileri de üç gün atlatıp 17 ağustostan itibaren başlatarak bir tahmin yaparlar. Sabah namazı vaktinde bulutların ilk görüldüğü tarafa bakılır, ocak ayından aralık ayına kadar tahmin yapılmaya çalışılır. Böylece ağustosun sonuna kadar her günü bir aya hasretmek kaydıyla on iki ayın genel bir değerlendirmesi çıkarılmış olunur. Değerlendirme yapılırken bulutların ilk göründüğü yer esas alınır. Bulutlar doğudan ve kuzeyden kabarırsa ay soğuk ve fırtına, batıdan ve güneyden kabarırsa ılık ve yağışlı olur derler. Yıllık tahminleri de genellikle göçebe hayatını devam ettiren yörükler yapar.

Kuş dalın neresine konmuş?

Bu tahminler eskilerin hayatını yönlendirmede o kadar etkili olmuştur ki anlatacak olduğumuz hikâye bunu izah etmeye yetecektir. Toroslar’da Akdağlar’ın arasında Rahat Ovası diye bilinen yaylada havalar soğumaya başlamış ama daha göç başlamamıştır. Pekte göç etmeye niyet yok gibidir ancak bir kişi hariç. Şu an ismini bilemediğimiz bir amca ağaçta bir kuş sesi duyar ve kızını çağırır.

  • Kızım bak bakalım, kuş ağacın altında mı ötüyor yoksa üstünde mi?

Kızı gider bakar ve kuşun ağacın altında öttüğünü görür, babasına söyler. Bunun üzerine babası:

  • Hava soğuyor kar gelecek hemen göç hazırlığına başlayalım, der.

Kendisine orada yaşayanlara haber verir. Ama onun dediğine pek kulak asan olmaz.

Amcanın hazırlıkları tamamlanmış, eşyalar develere yüklenmiştir. Kar bastırmadan yola çıkarlar. Onlar gittikten sonra beklenen kar gelir ama amcanın sözüne kulak tıkayanlar hazırlanmaya bile fırsat bulamazlar ve soğukta çok zarar görürler.

Son olarak, bu tahminler günümüzde teknolojik usullere göre hiç yapılmıyor zannedilebilir. Ancak özellikle taşrada durum zannedildiği gibi değil. İnsanlar meteorolojik tahminleri ajanslardan takip ediyorlar ama bazen bu tahminler ondan daha çok önem arz ettiği oluyor. Tahminler, yılların verdiği birikim hâlâ birçok insanın hayatına, işlerine yön vermeye bir boşluğu doldurmaya devam ediyor.

Daha Fazla Göster

En Yeniler

Başa dön tuşu
Kapalı