AraştırmaFoto Galeri

Hapishaneler

Adadan kaçış yok, Alcatraz Hapishanesi

Cezaevi, hapishane deyince ilk akla gelen yerlerden birisi ABD’de bulunan Alcatraz Hapishanesi’dir. Ülkenin ilk maksimum güvenlikli hapishanesi ve tutuklulara en az ayrıcalık gösterilen yer olarak bilinen hapishane, San Francisco körfezinde bulunan bir adanın üzerine kurulmuş. Bugüne kadar 36 kez kaçma girişiminde bulunulmuş ve hepsi de başarısızlıkla sonuçlanmış. Bunun sebebi olarak, üst düzey güvenlik sistemleri, ada etrafındaki kuvvetli akıntılar ve denizde bekleyen köpekbalıkları olarak gösteriliyor. Cezaevinin şartları o kadar ağırmış ki, cezaevi kitaplığından yararlanmak için bir mahkûmun en az 5 yıl herhangi bir problem çıkarmaması gerekiyormuş. Bugün, müze haline getirilen hapishanede artık mahkûmlar değil, ziyaretçiler dolaşıyor.

Şehir kadar büyük, Qincheng Hapishanesi

Bugün Çin’in yaklaşık 1 buçuk milyarlık bir nüfusu var. İnsan sayısı fazla olunca ve dünyevî kanunlar da insanları durdurmaya yetmeyince haliyle hapishaneler doluyor, taşıyor. Çin’in Qincheng Hapishanesi, ülkenin en yüksek güvenlikli hapishanesi olması dışında dünyanın en yüksek gözlem kulelerine sahip olan hapishanesi olma özelliğini de taşıyor. Güvenlikten sorumlu 5 bin memur, tutukluların hapishanede kilitli kaldıklarından emin olmak için burada çalışıyor. 5 bin memur varsa, mahkûm sayısını siz düşünün. Her memura 10 mahkûm bile düşse, sayı 50 binleri buluyor. Adeta bir şehir büyüklüğünde ve hacminde bir hapishane.

Kale gibi sağlam, Arthur Road Hapishanesi

Mumbai’de bulunan Arthur Road Hapishanesi, çıkış kapısı olmayan hapishane olarak ifade ediliyor. Hapishanenin sağlamlığı o kadar meşhur ki tankla, topla, tüfekle dahi yıkılamayacağı söyleniyor. Haliyle bugüne kadar buradan kaçana veya kaçmaya yeltenene rastlanmamış. Bu kadar sağlam bir yerde sanki hazine saklanıyor. İnsan ancak çok değer verdiği bir şey için bu kadar sağlam bir yapı inşa edebilir. İnsan tam ve kâmil bir manada yetiştirilse hazineye dönüşürken, nefsinin eline bırakıldığına, insanlar için eziyete dönüşebilir.

Dönüşü olmayan yer, Elmina Kalesi

Elmina Kalesi, uygar geçinen Batının en acımasız ve utanılacak abidelerinden biri olarak hâlâ ayakta duruyor. Bu kale 1492 yılında Gana’da Avrupalılar tarafından inşa edilmiş. 300 yıldan fazla bir süre, Yeni Dünya’ya gönderilecek olan zencilerden, köle olarak satılmayı reddeden, kaçmak isteyen ve köle tüccarlarına karşı gelenler burada hapsedilmişler. 18. yüzyıla kadar, her sene 30 binin üzerinde esir buraya getirilmiş ve “dönüşü olmayan kapı” denilen ana kapıdan içeri alınarak esarete mahkûm edilmiş. Adaletle hüküm verilmemiş insanların olduğu hapishaneler de aslında buradan farklı değiller. Adaletsizce hapsedilmek, her yerde ve her zamanda esarettir.

Otel gibi, Sollentuna Hapishanesi

Hapishane deyince şüphesiz insanın aklına demir parmaklıklar, hücreler, kötü yemekler vs. gelir. Ama İsveç’te hapishane kelimesinin anlamı bambaşka bir şeyi ifade ediyor. Sollentuna Hapishanesi mahkûmlara, her köşesi güvenlik kameralarıyla izlenen farklı bir ortam sunuyor. Her hücrede özel bir banyo ve tuvalet bulunuyor. Spor salonunda ter atan mahkûmlar, hücrelerine gelip duş alma imkânına da sahipler. Buna kendi evinde gibi pişirdikleri yemekler de ekleniyor. Hapishane yönetimi doğruları manipüle etmiyor ise yansıyan manzara bu şekilde.

En Yeniler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu
Kapalı