Hasbahçeden İnciler – 11

0

Üç Nasihat Tohumu

Avcının biri, bir kuşu tuzağa düşürdü. Kuş ona dedi ki:

– Ey avcı! Sen nice koyunlar, öküzler yemiş, kurban için onlarca deve kesmiş birisin. Yeri gelmiş onlarla bile doymamışken bu ben zavallının eti sana ne yapsın? Eğer beni serbest bırakırsan sana üç nasihat veririm, senin için etimden daha faydalı olacaktır.

Avcı, kuşun bu sözlerine kanaat getirdi. Serbest bırakma işinin adım adım olmasında anlaştılar.

Kuş, avcının elindeyken şu nasihati verdi:

– Kim söylerse söylesin, olmayacak söze inanma.

Avcı birinci nasihati alınca kuşu serbest bıraktı. Kuş hemen uçup bir duvarın üstüne kondu. İkinci nasihat olarak da:

– Geçmiş için gam yeme, dedi.

Sonra dedi ki:

– İçimde on kilo ağırlığında büyük ve benzersiz bir inci vardı. Hem sana hem de çocuklarına ömür boyu yeterdi. Gel gör ki kaçırdın, nasibin değilmiş demek. Bunu duyan avcı üzüntüsünden çırpınmaya, kederinden ağlayıp inlemeye başladı. Kuş dedi ki:

– Efendi! Ben sana geçmiş için gam yeme demedim mi? Geçen geçti. Geçmişi düşünüp ne diye hüzünleniyorsun? Demek ki verdiğim nasihati anlamadın.

Ayrıca “Olmayacak söze inanma” diye verdiğim ilk nasihati ne çabuk unuttun. Benim ağırlığım üç kilo bile gelmezken içimde on kiloluk inci nasıl olsun? Bunun üzerine avcı kendine geldi, üzüntüsü kederi hafifledi.

– O halde, üçüncü nasihatini söyle hadi, dedi.
Kuş:

– Sanki diğer ikisini çok iyi dinleyip yaptın da üçüncüsünü istiyorsun, deyip uçarak oradan uzaklaştı.

Bilgisize söz dinlemeyene nasihat vermek, çorak araziye tohum ekmek gibidir. Hikmet tohumunu boş yere saçmamak gerekir.

(Mesnevi’den Seçmeler – Mevlana Celaleddin Rumî Hazırlayan: Doç. Dr. Ozan Yılmaz)

Bir Şeyden İstifade Etmek İçin

Şeyh Ebu’l-Abbâs el-Harrâr anlattı: Dervişlerden bir toplulukla birlikte Şeyh Ebû Ahmed el-Endülûsî’nin ziyaretine gidip huzuruna girdik. Etrafında büyük bir halka, halkada nakîbler ve onların riyaseti altında birçok gruplar vardı. Şeyh bize baktı ve sonra şöyle dedi:

“Bir talebe hocaya geldiğinde eğer defteri boş ise hocası onun defterine yazar. Eğer talebe geldiğinde defteri dolu ise hoca nereye yazsın?” Sonra dedi ki:

“İşte böyle kimse nasıl geldiyse öyle gider, bir istifadesi olmaz.” Sonra bize tekrar baktı ve dedi ki:

“Kim birbirinden farklı sulardan içerse mizacı bozulur, hasta olur. Kim de sadece bir sudan içerse mizacı hastalıktan sâlim olur.”

(imam Yafiî – Salihlerin Hikayeleri Tercüme: İbrahim Coşkun)

(Toplam 298 kez okundu. Bugün: 1)
PAYLAŞ:

Fikrinizi Belirtin.