Hasbahçeden İnciler – 3

0

Bedevinin Devesi

Bir bedevi devesini kaybetti. Eğer bulursa bir altın karşılığında satacağına yemin etti. Hasbelkader devesini bulunca ettiği yemine pişman oldu. Devenin boynuna bir kedi astı ve:

“Deveyi bir akçeye kediyi de yüz akçeye satıyorum. Ayrı ayrı satılmazlar, birini alan diğerini de almak zorundadır.” diye bağırmaya başladı.

O sırada adamın biri oradan geçiyordu. Bedevinin sözlerini duyunca dedi ki:

“Deve ucuz, ama şu gerdanlık devenin boynunda olmasaydı.” Soyu bozuk alçak kimse sana bir deve ihsanda bulunmak isterse sakın alma! Çünkü alçağın ihsanı cömertlikten fersah fersah uzaktır.

Seyren sana bir deve verip seni minnettar bırakarak o devenin boynuna öyle bir gerdanlık bağlar ki bin deve yükünden daha da ağırdır.

Yani alçak kimse, yaptığı ihsanın üzerine öylesine minnetler koyar ki o minnetin yükünü bin deve çekemez.

(Baharistan’dan Seçmeler- Molla Câmî, Hasbahçe Kitaplığı, Haz. Doç. Dr. Ozan Yılmaz)

Tuzu Bedavaya Alma

Bir gün adaletiyle tanınan Nuşirevan için bir av yerinde kebap yapıyorlardı. O esnada yanlarında tuz bulunmuyordu. Getirmesi için genç birisini köye gönderdiler. Nuşirevan tuza gönderilen gence şöyle dedi:

“Tuzu bedava alma, bedeliyle al; böylece bundan sonra padişah ve beylerin av yerinde kebap ya da yemek pişirmesi gerektiğinde tuzu bedavaya almaları âdet ve kanun hâline gelmesin, o köy de yıkılıp gitmesin.”

Nuşirevan’ın yanında hazır olanlar:

“Bu kadarcık âdetten ne zarar çıkacak ve buncacık şey, bir köyün yıkılmasına nasıl sebep olacak?” diye sordular.
Nuşirevan şöyle cevap verdi:

“Önceden zulüm binası dünyada çok alçaktı. Her padişah veya bey o binanın üzerine biraz daha koydu, böylece bu seviyeye ulaşıp dünya zulümle doldu.”

Eğer padişah, köylünün bağ ve bahçesinden zorla bir elma yemeyi uygun görürse köleleri ve hizmetindekiler o elmanın ağacını kökünden çıkarırlar yani o bahçeyi yıkarlar.

Padişah, beş yumurtaya zulmü uygun görürse yani beş yumurtayı açgözlülük edip zorla alırsa, askerleri bin tavuğu şişe çekip kebap yaparlar. Yani padişahın o kadarlık zulmü, asker için tamamen zulme izin olur.

Zamanında hep kötülük yapan zalim, bir gün dünyadan geçip gider, elbette ki kalıcı olmaz. Lâkin onun üzerindeki lanet sürekli ve kalıcıdır. Çirkin vasıflarını işiten herkes ona nefret edip beddua okur.

(Gülistandan Seçmeler – Sadî-i Şirazî, Hasbahçe Kitaplığı, Haz. Doç. Dr. Ozan Yılmaz)

(Toplam 260 kez okundu. Bugün: 1)
PAYLAŞ:

Fikrinizi Belirtin.